07 Haziran 2014 18:27

Bilindik aklın mucizesi: Torba Yasayla sorun büyütmek

Bu memlekette yıllardır varlığı bilinen bir şey kadına ve çocuğa dönük şiddet ise, bir diğeri de tüm bunların cezasız bırakıldığıdır kuşkusuz. Yüzyıldır bilinen tecavüz, istismar, cinayet, ensestten oluşan gerçekler yumağı memleketin dört bir yanında ancak çocukların boğazına dolanınca harekete geçti efendiler sonunda...

Paylaş

Gülşah İMREK

Bu memlekette yıllardır varlığı bilinen bir şey kadına ve çocuğa dönük şiddet ise, bir diğeri de tüm bunların cezasız bırakıldığıdır kuşkusuz. Yüzyıldır bilinen tecavüz, istismar, cinayet, ensestten oluşan gerçekler yumağı memleketin dört bir yanında ancak çocukların boğazına dolanınca harekete geçti efendiler sonunda. Kars’ta Mert’in, Adana’da Gizem’in insanlık dışı biçimde ölümünün ardından meseleye tepkili olduklarını en ifade edebilecekleri nokta idamı tartıştırmak olacaktı ki, onu da yaptılar zaten. Önce Başbakan ardından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ‘Gönlümüz idamdan yana!’ demeçleri vererek vatandaşın algısını yönetti. Sorunu toplumsal boyutundan ayırıp ‘pedofili mi, değil mi?’ tartışmasıyla tek başına fiili gerçekleştirenin sırtına yükleyip sonra da o kişiyi cezalandırınca sorunu kökten çözeceğini düşünmek sorunu çözmemek için yapılabilecek en iyi şeydi herhal! Onların aymazlıkları bir kenarda dursun, artık kapıya dayandığı için zorla çıkarttıkları bu yumurtadan acayip bir yasa doğdu.

DEVLETİN DEĞİL BİZİM GÖZÜMÜZDEN BİR ÇÖZÜM
Bu yasa sadece sanığın nasıl cezalandırılacağına ilişkin düzenlemeler içeriyor. Tecavüze uğrayan kadının ya da çocuğun ruh sağlığı bozulduğunda ancak yargılama sürecinin başlayacak olması bilindik bir aklın ürünü değil mi? Tecavüze uğrayan kadının psikolojisi bozulmak zorunda mı? Dirence tutunup, hayatına kaldığı yerden devam eden kadın mı sorunlu, tersine kendisini şartlayan devlet mi? Şimdi biz soralım. Her ilçede hatta her mahallede açılacak, içerisinde psikoloğu, jinekoloğu, güvenlik önlemlerinin kadını koruyan yerde durduğu ve asla ŞÖNİM gibi işlevsiz olamayacak Cinsel Şiddet Kriz Merkezleri neden istemeyelim? Uygulanabilir, işlevli bir yasayı neden birlikte var etmeyelim? Cevabı sorunun içinde saklı. Pek çoğumuzun kafasındaki bu soruya karşılık gelecek ve nasıl bir yasa olması gerektiğinin de cevabı olacak bu formülü birlikte üreteceğiz. Dayanışmanın formülünü en iyi bilen bizleriz ne de olsa!

ŞİMDİ TECAVÜZCÜLERE NE OLACAK YANİ?
Koca bir torba yasanın içinde bir değişiklik olarak ele alınan Türk Ceza Kanunu’nda yapılması planlanan Cinsel Suçlara Dair yasa değişikliği medya tarafından allanıp pullanıp önümüze sunuluyor yine. 8 Mart’ta çıkarılan şiddet yasasının servis edilme biçimi de böyleydi hatırlasanız…  Sunuluş biçimi aynı olsa da içerik farklı bu kez. Çünkü bu kez hiçbir kadın örgütü dahil edilmeden yapılıyor. Tasarının tek başına ‘cinsel suçları’ içermesi bile başlı başına bir problemken, cinsel saldırı, cinsel istismar, cinsel taciz, reşit olmayanla cinsel ilişkiyi düzenleyen kısımları da oldukça yetersiz. Cinsel taciz fiilinin çocuğa karşı işlenmesi halinde 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Bu ifade cezada arttırım gibi gözükse de varolan yasamızda da çocuğa karşı cinsel suçların tümü zaten 8 ila 15 yıl arası cezalandırılıyordu. Yani ‘taciz’ ayrımı getirilerek aslında ceza düşüyor bile denilebilir. Oysa ki, çocuğa karşı işlenen hiçbir cinsel içerikli fiilde ayrıma gidilmemesi gerekir. Ayrıca sanık, cinsel istismar ancak ölümle sonuçlanırsa ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor.

MUĞLAK İFADELERLE BELLİ-BELİRSİZ YARGILAMA!
Tasarıda bulunan muğlak ifadelerse evlere şenlik. ‘Sırnaşma, okşama, ani hareketle taciz etme’ gibi tanımlar cezaların derecesini belirliyor. Üzgünüm kadınlar, tacizine uğradığımız kişinin ‘sırnaşık’ olup olmamasına kaldı akıbetimiz. E-posta ile tacizin ağırlaştırıcı unsur olarak yer alacak olması da konuşulanlar arasında. Hafifletici unsurları ortadak kaldıran en ufak bir şey ise yok. Yani takım elbise ile duruşmaya gelen kocalar, efendi efendi hakimi dinleyen istismarcılar hala iyi hal indiriminden faydalanabilecek! Denetimli serbestlik ile bırakılan kişiler ise, istismarda bulunduğu çocuğun yaşadığı yerden uzaklaştırılıp başka bir yerde ikamet edebilecek. Yani ‘Çocuklarınızı şahsın bulunduğu yerden uzak tutun’ diyor yasa bir tek.. Bunlar yetmezmiş gibi çocuk yaşta evlendirilen kız çocuklarına dair bir düzenleme yok. Sosyal Hizmetler, Çocuk Esirgeme Kurumu, Çocuk Koruma gibi kanunlar eskimesin diye midir, nedir olduğu gibi duruyor.

CEZA YÖNTEMİ BİLE CEZALIK!
Tartışmayı en uç noktadan başlatıp sıtmaya razı etmekse, malumunuz artık bir devlet politikası! Kastrasyon (fiili işleyenin cinsel organının kesilmesi) yapılacağı söylentisi burjuva medyanın odak noktasıydı uzun süre. Hadım bir alt aşaması. Bütün bunların insan haklarının esastan ihlali olması bir yana, uygulama ‘zorunlu olarak tıbbi tedaviye tabi tutma’ ile sınırlı kalacağa benziyor. Devlet yetkililerine göre ne de olsa çocuk istismarının tek nedeni pedofili..!

BU YASA RESMEN KADINI GÖRMÜYOR!
Çocuk ölümleri ve istismarından yola çıkan yasa kadınların yıllardır talep ettiklerine ise cevap olmayı zaten hedefine koymuyor. ‘Kabataş yalanı’nın ortaya çıktığı dönemde Başbakan’ın ağzından düşürmediği ‘Kadının beyanı esastır’ ilkesi bugüne kadar hiçbir tecavüz davasında uygulanmadığı gibi, beyanını zaten kabul ettiremeyen kadının Adli Tıp raporu almak için yaşadığı binbir zorluğu ortadan kaldıracak tek bir düzenleme yok. Her gün en az 5 kadının öldürüldüğü memleketimizde, yasada kadın cinayetlerine yönelik hiçbir düzenleme yok. Sokak ortasında bıçaklanan yüzlerce kadın varken, yaralamalara ilişkin infaz kanununda tek bir tıkırtı yok.
 

ÖNCEKİ HABER

Çığlık atasım var!

SONRAKİ HABER

Belediye İş İzmir Şubeleri #izmirküllerindendoğacak kampanyası için çağrı yaptı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa