Kazaymış!

Kazaymış!

Bu katliamın bir son olması gerekiyor. Böyle acıların bir daha yaşanmaması için özelleştirme ve taşeronlaştırmanın son verilmesi, maden ocaklarının kamu eliyle yürütülmesi gerekiyor...

Merhabalar Ekmek ve Gül okurları, ben Gebze Plastik Organize Sanayi Bölgesi’nde ilaç fabrikasında çalışıyorum. Fabrikada laboratuar bölümündeyim. Soma faciasının yaşandığı akşam işten eve geldim. Annem en sevdiğim yemeği hazırlamış ailecek yemek yiyecektik. Televizyonu açtık ve gözlerime inanamadım. Soma’da büyük bir patlama olmuş, bağrışmalar, çığlıklar, feryatlar, siren sesleri birbirine karışmış. Ne ben ne de annem yemek yiyebildik… Nasıl olabilir böyle bir ihmalkarlık, insan hayatı bu kadar ucuz olabilir miydi? Sürekli haber kanallarına baktım. Hiç bilmiyordum madende çalışan işçilerin öğle yemeklerinin 3 TL olduğunu, nerelerde giyindiklerini, ne yiyip ne içtiklerini. Bunları facia olunca mı anlayacaktım?
Bu facianın neden olduğunu, bir türlü açıklamıyorlardı. Yetkililer yoklardı zaten ortada. Hükümet kanadı da sessizliğini koruyordu. Kaç işçi var içeride, kaç yaralı, kaç ölü kim bilir? Sinirimden yattım. Sanki uyanınca bunların hepsi geçecekmiş gibi düşündüm… Sabah servise binmeden önce haberlere bakayım dedim saat 05:00 sularında ve içim kan ağladı. İnanamadım, ölü sayısının 200’ü geçtiğini söylüyorlardı. Diğer kanalları çevirdim belki yalan haberdir diye; değilmiş. İşe gitmek zorundaydım ama hiç çalışmak istemiyordum. Aklım fikrim, yüreğim Soma’daydı. Böyle bir günde nasıl çalışılırdı ki...
Zaten çalışamadım da. Gözlerim sürekli gelişmelerde. Sonra firma yetkilileri içerdeki kişilerin sayılarından emin olmadığını söylüyorlardı. Bu nasıl teknolojiyi yoğun bir şekilde kullanan şirket ki daha ocakta kaç kişinin olduğunu sayamıyor. Bu nasıl şirket ki ocaktaki gaz oranını izleyemiyor, bu nasıl bir şirket ki olayın üzerinden bilmem kaç saat geçmiş olmasına karşın iletişim sistemi kurmadığı için ocaklarda mahsur kalan işçilerin akıbeti konusunda bilgi sahibi olamıyor ya da kamuoyundan gizliyor! Hiç utanmadan sonra da çıkıp basın toplantısı yapmıyorlar mı? İhmal yokmuş, öyle diyorlar, firma sahipleri gereken her şeyi yapmışlar… Peki onlar yapmışlar da bu insanlar pisi pisine mi öldü?
Soma’da ki facianın ilk gününde şöyle denildi; ‘’Maden şirketi çok ciddi bir kuruluş… Şirket denetimlerden geçmiş… Bir ihmal yok…”
İkinci gün ise şirkete toz kondurmamaya devam... Bu  arada başbakandan ise ilk açıklama “Kazalar madenciliğin fıtratında var… Dünyanın her yerinde oluyor böyle şeyler… Mesela  1876 İngiltere…”
Üçüncü gün ise savcı diyor ki “maden kazasında yetkililer öldüğü için kimseyi gözaltına alamadık“…
Halk sokaklara çıkıp Soma’daki halkın yanında oldukları gösterince yetkili ağızlarda da değişiklik meydana geldi. Sorumlu kimse yargılayacağız denildi ama bu yeterli değil ki. Oraları denetleyen kendi adamları değil mi? Yasaları çıkartan kendileri değil mi? Şimdi ne olacak 2-3 mühendisin üstüne atarak mı çıkacaklar bu işin içinden. Bu katliamın bir son olması gerekiyor. Böyle acıların bir daha yaşanmaması için özelleştirme ve taşeronlaştırmanın son verilmesi, maden ocaklarının kamu eliyle yürütülmesi gerekiyor.                          
Gebze Organize Sanayi’den bir kadın işçi / Kartal-İSTANBUL
 

www.evrensel.net