Laf çok, çözüm yok

Laf çok, çözüm yok

Diyarbakır’da AKP ARGE Başkanlığı tarafından düzenlenen Yeni Türkiye’nin Açılan Kilidi: Çözüm Süreci Çalıştayı’nda, konuşan bakanlar, çözüm için yine somut adımlardan söz etmedi. Bakanlar, günlerdir karakol ve kalekol inşaatları ile askeri hareketliliğe karşı kalıcı barış talebiyle eylem yapan halkı çözüm sürecini sabote etmekle suçladı. Yol kapatma eylemleri için, ‘uyuşturucu bölgelerinde yol kapatıyorlar’ ifadelerini kullandı.

Diyarbakır’da AKP ARGE Başkanlığı tarafından düzenlenen Yeni Türkiye’nin Açılan Kilidi: Çözüm Süreci Çalıştayı’nda, konuşan bakanlar, çözüm için yine somut adımlardan söz etmedi. Bakanlar, günlerdir karakol ve kalekol inşaatları ile askeri hareketliliğe karşı kalıcı barış talebiyle eylem yapan halkı çözüm sürecini sabote etmekle suçladı. Yol kapatma eylemleri için, ‘uyuşturucu bölgelerinde yol kapatıyorlar’ ifadelerini kullandı.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, İçişleri Bakanı Efkan Ala ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem ile gazeteci, akademisyen, yazar ve bazı akil insanlar heyeti üyelerinin katıldığı çalıştayda, hükümet yetkilileri Başbakanın ağzından düşürmediği argümanları yineledi.

ALA’YA GÖRE; AKP HARİKA!

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan İçişleri Bakanı Efkan Ala, Türkiye’de AKP iktidarıyla birlikte yeni bir süreç başladığını ve demokratikleşme için çok önemli adımlar atıldığını öne sürdü. Çalıştayın isminin dahi AKP’nin meseleyi samimi olarak çözmek istediğine en önemli kanıt olduğunu öne süren Ala, çözümü sürecinde atılması düşünülen adımlardan hiç söz etmedi. Türkiye’nin 1980’den 2002’ye kadarki sürecini ‘eski Türkiye’ olarak niteleyen ve bu süreçte herkesin mağdur olduğunu dile getiren Ala, 2002’den sonra AKP hükümetleri döneminde, sistemi dönüştüren reformlar gerçekleştiğini, Türkiye’de sorunların çözülmesi yönünde hatırı sayılı mesafe katedildiğini söyledi.

 ‘TERÖR SORUNU’ DEDİ

‘Terör sorunu’ ifadesini kullanan Ala, “Türkiye, terör sorununu çözmeye, nihayetlendirmeye karar verdi. Türkiye görüşmelerini değerlendirmelerini yine yapıyordu. Ama eski Türkiye’de başkaları aracılığı ile yapıyordu. Türkiye Ak Parti hükümetleri döneminde bunu devreden çıkardı” dedi.

‘SOMUT ADIM ATMAYA NİYETİMİZ YOK’ İTİRAFI

Daha sonra söz alan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ise Kürt tarafını suçlayan ifadelerle dolu konuşmasında, “Dağdakiler de insinler ovada siyaset yapsın diyoruz. Ama bütün bu ortamda 15 yaşındaki kız çocuklarını ya kandırmak ya da zorlamak suretiyle dağa kaçırmak süreci maalesef zehirleme sürecidir” dedi. Hükümetin hiçbir somut adım atmamakla eleştirilmesine atıf yapan Eker de halkın atılmasını talep ettiği adımlara karşılık vermek yerine, “Yüzyıllık sorunların çözümleri geniş bir yelpazeye dayanmaktadır. Onun için hemen ortaya çıkabilen bir anahtarı, bir çözümü yok bunun” dedi. “Kürt sorununu çözerken Türkiye’de bir de Türk sorunu çıkmamasına özen gösteriyoruz” diyen Eker, Kürtlerin kimlik taleplerini karşılamaya niyetli olmadıklarını ortaya koyan ifadeler kullandı. Eker, “Eğer biz Kürt sorununun çözümünde Kürt kimliğinin etrafında çalışmalar yapıyorsak, Kürt kimliği meselesini bir soy bağına indirgersek yanlış yaparız” dedi.

HALKIN EYLEMİNİ UYUŞTURUCUYA BAĞLADI!


Çözüm sürecinin hükümet dışındaki muhataplarını suçlayan bir dil kullanan Eker’in, Başbakanın  sık sık kullandığı cümlelerle konuşması dikkat çekti. “Şiddeti yöntem olarak besleyen ve bunu bir hak arama aracı olarak meşru gören bir takım anlayışlar barış sürecini de zaman zaman zehirleme girişiminde bulundu” diyen Eker, birçok yerde karakol ve kalekol inşaatlarına karşı yapılan eylemler için, “Bakın yollar kesiliyor. Hangi bölgede, uyuşturucu olan bölgede” dedi.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY TEHDİT ETTİ!

Çalıştay’da söz alan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ise halkın çözüm süreci için somut adım atılması ve karakol inşaatlarına son verilmesi talepleriyle haftalardır sürdürdüğü eylemler için, “Bunları anlamakta zorlanıyoruz” dedi. Çok sabırlı davrandıklarını belirten Atalay, “Bu sabrın istismar edilmemesi gerekir” dedi. AKP iktidarı dönemini ‘tam bir demokrasi mücadelesi’ olarak tanımlayan Atalay, çoğulcu, tam demokratik bir toplum, farklılıkları kucaklayan zengin bir ülke için nice demokratikleşme paketleri çıkardıklarını söyledi. Konuşmasının devamında Başbakan Erdoğan’ın 2005’teki konuşmasından tutup, diyalog sürecinin ilanına kadar uzanan süreci değerlendiren Atalay, hükümetin hiçbir somut adım atmamasını görmezden gelerek, “Sabote edici, provoke edici gelişmeler var. Büyük bir öz güven ve cesaretle süreci yürüttük, yürütüyoruz. Yeni bir yol haritası üzerindeyiz. Seçimden sonra yoğunlaşmamız arttı. Tabii ki diyaloglarımız sürüyor. Siyaset kesimini daha önde tutmak için çabalarımız var. Nihai hedefimiz ülkenin bütün dertleri siyaset içinde tartışılsın. Pozitif katkı verici destekler istiyoruz. Bölgedeki vatandaşlarımızın desteğine çok ihtiyacımız var” dedi.

‘SABRIMIZI İSTİSMAR ETMEYİN’ DEDİ

Sabırlı ve dikkatli olduklarını söyleyen Atalay, birçok kentte süren eylemler için “Yeni adımlar atılacak, yol haritası üzerinde çalışılıyor denildiğinde bölgede hareketlilik başladı. Yol kesmeler.  Bunları açıklamakta ve anlamakta zorlanıyoruz. Bu sabrın istismar edilmemesi gerekir” ifadelerini kullandı.

‘YOL HARİTASI’ VAADİ

Yine sürece ilişkin vaatlerde bulunan Atalay, “Yeni yol haritası sonuca götürecek. Eğer gerekiyorsa yasal düzenleme de yapılacak” dedi. ‘PKK çocuklarımızı kaçırdı’ iddiasıyla eylem yapan ailelere değinerek BDP ve HDP’yi hedef alan Atalay, “Anneler olayı ile ilgili BDP ve HDP çok rahatsız oldu. Annelerin ‘çocuklarımıza sahip çıkacağız’ demesi bir bence bir devrimdir. Gecikmiş bir feryattır” şeklinde konuştu.  (DİYARBAKIR)

www.evrensel.net