MT Reklam’da yaşanan gerçekler

MT Reklam’da yaşanan gerçekler

Bizler sendikaya üye olduğumuz işveren ve temsilcileri tarafından Düzce ve Gebze’de kurulu olan fabrikalardan işten çıkarılan işçileriz. Sendikal haklarımızın tanınması ve işe geri alınmak için M&T Reklam işçileri olarak direnişte olduğumuz fabrika önünden bu mektubu yazıyoruz.

M&T Reklam işçileri

Merhabalar,
Bizler sendikaya üye olduğumuz işveren ve temsilcileri tarafından Düzce ve Gebze’de kurulu olan fabrikalardan işten çıkarılan işçileriz. Sendikal haklarımızın tanınması ve işe geri alınmak için M&T Reklam işçileri olarak direnişte olduğumuz fabrika önünden bu mektubu yazıyoruz. Bizler yıllardır bu firmanın büyümesi için asgari ücretle veya onun az üstünde bir ücretle çalışmak zorunda bırakıldık. Gün geldi sabahlara kadar çalıştık, gün geldi gece yarılarına kadar çalışıp eve geç vakitte gittik. Çoğu zaman evdeki çocuklarımızın bile yüzünü göremeden sabah erken saatlerde işimizin başına koşarak geldik. Ancak bunca emeğimizin karşılığı olarak patronumuz Tufan Kalkan Beyefendi “Sendikayı fabrikaya getirerek fabrikayı kapattırmaya çalışıyorsunuz” diyerek bizleri itham etti. Bu tamamen asılsız bir iddiadır. Kim yıllardır çalıştığı, ekmek yediği kapıya yüzünü döner? Yine böyle bir durum olsa neden işe geri alınmak için günlerdir fabrika kapısı önünde bekliyoruz ve bekleyeceğiz? Tufan Bey, her iki fabrikada yaptığı konuşmalarda sendika gelmesi durumunda bunu maddi olarak idare edecek gücünün olmadığını ve iş yerlerini kapatacağını belirtti. Burada kızılması gereken birileri varsa bunlar bizler miyiz? Buradan şunu hatırlatmak isteriz ne bizlerin ne de sizlerin bu iş yerinde ne bir hissesi var ne de bu iş yerinden pay alıyoruz. Bu iş yerinin sahipleri, hissedarları bellidir ve kapatıp kapatmama kararı onlarındır.  Yalnız işverenimiz şunu unutuyor ki; yıllardır çalışıp kendisini bulunduğu mevkiye getiren, bindiği arabayı, oturduğu evi almasına vesile olan bizleriz ve bugün kendisi geçmişi hiç düşünmeden bizlere kapıyı göstermiştir. Bizler neden mi sendika diyoruz? Çalışma sürelerinin kölelikten farklı olması ve sosyal haklara sahip olmak için. Eşit işe eşit ücret ve insanca yaşanacak bir ücret için. İşçilerin birliği için, kimsenin ama kimsenin iki dudağı arasından çıkacak sözün kaderimiz olmaması için. Servis güzergâhlarımızın birilerinin keyfine bırakılmaması ve yöneticilerin yaptığı hatalar nedeniyle işten çıkarılmamak için. Dağıtılmayan iş ayakkabıları yüzünden çalışanlara “Neden giymiyorsunuz?” diyerek tutanak tutulması için. Ve tüm bunların karşılığında birilerinin de çıkıp bize  “Benim haberim yok” dememesi için ille de sendika diyoruz.
Bu saatten sonra işçilerle ilgili her konuda patronun muhatabı sendikamız Birleşik Metal-İş’tir. Bizler gereken çoğunluğu sağlayarak sendikamıza bu yetkiyi vermiş bulunmaktayız… Bu mücadele de sizlerin de desteklerinizi bekliyoruz.

www.evrensel.net