'27 yıldır hukukçuyum böyle şey görmedim'

RES’e karşı direnen Çine İbrahim Kavağı köylülerinden ikisi tutuklandı. Köylülerin avukatı savcının gözaltı süresinin aşılmasına göz yumduğu gibi, ifade dahi almadan tutuklama talep ettiğini söyledi. Avukat Kasım Demirtaş’a “27 yıldır hukukçuyum, böyle bir şey görmedim” dedirten olay ise

Özer Akdemir

Aydın Çine’de topraklarına rüzgar santraline izin vermemek için mücadele eden İbrahim Kavağı köylülerine jandarma müdahalesi sonrası gözaltına alınan köylülerden ikisi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Köylülerin Avukatı Kasım Demirtaş kararı “27 yıllık hukukçuyum, böyle bir şey görmedim” diye yorumlarken, gözaltı ve tutuklama sürecinde birçok aykırılıklar olduğunu söyledi.

İbrahim Kavağı köylüleri yayla evlerinin ve meralarının bulunduğu araziye rüzgar enerji santrali kurulmasına karşı aylardır direniyorlar. Rüzgar santrallerinin ormanları, ve köyün geçim kaynağı olan meyveciliği bitireceği endişesi yaşayan köylüler, santral kuracak şirkete bölgedeki 8 bin dönümlük arazinin ağacı, suyu, havasıyla verilmesine karşı çıkıyorlar. Şirket yetkililerinin ve iş makinelerinin bölgede çalışmasına izin vermeyen köylüler, dönem dönen bu yüzden jandarma ve şirket çalışanları ile de karşı karşıya geliyorlar.

Geçtiğimiz günlerde 80 kadar jandarma ve 60 şirket çalışanının santral bölgesine gitmek istemesine karşı yolun üzerinde biriken köylüler, buna izin vermeyeceklerini belirttiler. Köylülerin direnişine biber gazı, coplarla müdahale eden jandarma çok sayıda köylüyü dayaktan geçirirken, 9 köylüyü de gözaltına aldı. Jandarma saatlerce abluka altına tuttuğu köylülerin evlerine bile gitmelerine izin vermedi.

ÖYLE KORKUNÇ BİR OLAY Kİ!

Gözaltına alınan köylülerden 7’si herhangi bir işlem yapılmadan ertesi gün salıverilirken, Alaattin Eser adlı köy birinci azası ve Köy Muhtarı Süleyman Emeksiz’in Gelini Gülşen Emeksiz ise ifadesi alınmak üzere gözaltında tutuldu.

Gözaltı ve sonrasında yaşananlarla ilgili görüştüğümüz köylülerin Avukatı Kasım Demirtaş, iki köylünün tutuklanma nedenleri olarak, görevi yaptırmamak için direnmek, kuvvetli suç şüphesi, delillerin tam toplanmaması gibi nedenlerin yanı sıra olayın Çine ilçesinde toplumsal infial yaratmasının da gösterildiğini söyledi. Demirtaş, “Öyle korkunç bir olay ki 27 yıllık meslek hayatımda böyle bir şey görmedim. Bu iki köylü mü Çine’de toplumsal infial yarattı. Bu insanların gözaltına alınması olayların olduğu 13.00-13.40 arasında gerçekleşti. CMK 91. madde derki; “Gözaltı süresi yakalanmayla başlar.” Bu alınmalarla birlikte gözaltı süresi başlamışken ben dün saat 13.00’te hâlâ dilekçe veriyor, dosyayı görmeye çalışıyordum. Bunun yanında savcı hanım bu dokuz kişiden birisinin bile ifadesini almadan doğrudan tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk ediyor. Üstelik bir de dosyayla ilgili mahkemeden gizlilik kararı istemiş. Sanki örgüt davası! Mahkeme reddetmiş gerçi bu talebi ama bunun istenmesi bile akıl alır değil” diye konuştu.

Ortada köylülere verilmek istenen bir gözdağı olduğunu söyleyen Demirtaş, “Görüntüleri izledim. Tutuklanan muhtarın gelininin jandarmaya karşı geldiğini gösterir bir şey yok. Aksine köylüler jandarmanın insanları yerde sürüklenmesine, “Ne yapıyorsunuz, alacaksanız alın bizi, açın kapıları girelim. Neden insanları sürüklüyorsunuz” diyorlar. Demirtaş, tutuklanan köylülerden Gülşen Emeksiz’in Aydın E Tipine, Alaattin Eser’in ise Çine Cezaevine gönderildiğini söyledi. (İzmir/EVRENSEL)


DİRENCİMİZİ ARTTIRDI

Tutuklanmalarla ilgili görüştüğümüz İbrahim Kavağı Köyü Muhtarı Süleyman Emeksiz, gelininin köyde olmasına rağmen olay günü yayladaki babasına ziyarete gittiğini söyledi. Emeksiz “Avukatımız ve diğer köylüler olaylar sırasında orada olsaydım benim de gözaltına alınacağım görüşündeler. Hatta gelinimin de bu nedenle gözaltına alınmış olabileceği bile söyleniyor. Her ne olursa olsun köy üzerinde baskı kurmak istiyorlar. Ama köylülerimizin morali çok yüksek. Olaylar insanlara güç verdi, direnci arttırdı Bundan sonra benzer bir girişim olursa çok daha kötü şeylerin olmasından korkuyoruz” dedi.

www.evrensel.net