Akranları tatilde onlar tarlaya gidiyor

Akranları tatilde onlar tarlaya gidiyor

Türkiye’de  İLO’nun çocuk işçiliğinin en kötü biçimi olarak kabul ettiği 15 alandan 3’ü yoğun bir şekilde yaşanıyor. Bunlar, mevsimlik tarım işçiliği, küçük ve orta boy sanayi işletmeleri ve sokakta çalışan çocuklar.Eğitim öğretim yılının tamamlanmasının ardından

Eğitim öğretim yılının tamamlanmasının ardından tarlalara koşan mevsimlik işçilerin çocukları, bir an önce okulların açılmasını bekliyor. Okulların yaz tatiline girmesiyle tarlalarda çalışan işçi kız çocuklarının sayısı da arttı. Çukurova’da soğan, karpuz, domates ve pamuk tarlalarında çalışarak aile bütçelerine katkıda bulunan çocuklar, günde 25-30 lira kazandıkları para ile aile bütçelerine katkı sağlamanın yanı sıra önümüzdeki eğitim ve öğretim dönemi için okul masraflarını biriktiriyorlar.

Tatilini tarlalarda çalışarak geçiren binlerce öğrenciden biri de Adana Fatih Terim Lisesine giden Fatma Orta. Lise ikinci sınıfa geçen Orta, okullar kapanmadan tarlaya geldiğini belirterek, karnesini daha almaya gidemediğini söylüyor. Çalışmak ve aile bütçesine katkıda bulunmak zorunda olduğunu kaydeden Orta, 10 kardeş olduklarını ifade ederek, kardeşlerinin de kendisi gibi çalıştığını söylüyor. Çok zor şartlarda okumak durumunda kaldığını buna rağmen sınıfı zayıfsız olarak geçmeyi başardığını aktaran Orta, “Bizim gibi birçok arkadaşlarımız deniz kenarında tatil yaparken, biz burada mecbur çalışıyoruz. Çünkü maddi durumumuz iyi değil. Kazandığımız para ile hem aile bütçemize katkı sağlıyoruz hem de okul masraflarımızı temin etmeye çalışıyoruz. Bizim tatil yapma lüksümüz yok. Çalışmak zorundayız.” diyor.

İMKANIMIZ OLSA TATİLİN KEYFİNİ ÇIKARIRIZ

Bu yıl lise birinci sınıfa geçen Elif Akçelik de okulların açılmasını dört gözle beklediklerini belirterek, “Yani okullar tatil oldu diye sevinemiyoruz. Okullar tatile girer girmez, bizler de tarlalarda çalışmaya başlıyoruz. İhtiyacımız olmasa biz de yaşıtlarımız gibi tatilin keyfini çıkarırız. Yaklaşık iki aydır tarlalarda çalışıyoruz. Okulun ilk zamanlarında ve son haftalarında derslere giremiyoruz. Onun yerine tarlaya geliyoruz.” şeklinde konuşuyor.

Okula gidemeyen Gülsüm Tartıcı, ailesinin kendisini okul yerine tarlaya gönderdiğini ifade ederek şunları söylüyor, “Okumak istiyordum ama olmadı. Günde 25 lira yevmiye ile güneşin altında çalışıyoruz. Güneş doğar doğmaz tarlalara gelip, akşam hava kararıncaya kadar çalışıyoruz. Aslında bu iş bizim bedenimize ağır geliyor ama yapacak başka bir şeyimiz yok. Mecburen tarlalara gelip çalışıyoruz” (ADANA)

www.evrensel.net