31 Mayıs 2014 15:07

1 Mayıs deyince

Benim aklıma 1 Mayıs deyince gün geçtikçe bilinçlenen bir halk geliyor. Çünkü bilince varan insanın alanlara çıkıp, taleplerini haykırmaması için hiçbir sebep yok

Paylaş

Merve İlhan
İstanbul/Kartal


Bundan tam 128 yıl önce, ‘Günlük çalışma süresi 8 saatle sınırlandırılsın.’ diyen Amerikalı işçiler katledildi. İşçilerin anısına 1 Mayıs, her yıl tüm dünyadaki işçi sınıfının ve emekçilerin ‘Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’ olarak kutlanıyor.
Bizler de Kartal Bilim ve Düşünce Atölyesi olarak taleplerimizi, sorunlarımızı konuşmak; liselerimizde ve üniversitele-rimizde kulüp, topluluk, öğrenci temsilcilikleri çalışmalarımızın bunun en önemli araçları olduğunu ve bu araçları kendi taleplerimiz etrafında nasıl eğriltebileceğimizi konuşup tartışabilmek adına mini bir forum düzenledik.

EŞİT, ÖZGÜR VE MUTLU  BİR GELECEK

Bizleri çocuk yaşta çalışmaya zorlayan, sınavlarda yarış atı gibi koşturan sistemi konuştuk. Parası olanın okuduğu, olmayanın bilimsellikten yoksun bir şe-kilde eğitim aldığı bir sistemde üstelik diplomanız olsa bile bizi bekleyen sürp-rizin ‘işsizlik’ olduğu gerçeğinden maalesef ki kaçamayız. İşsizlik demişken, biz gençlerin sistem tarafından ucuz iş gücü olarak görülmesi kaçınılmaz olacaktır. Ee madem bizim istediğimiz eşit, özgür ve mutlu bir gelecek; diğer tarafa baktığımızda işçi ve emekçilerin taleplerinin de aynı olduğunu gördük. Anladık ki bizler ancak işçi sınıfının mücadelesinde var olabilir ve ancak bu mücadele içerisinde taleplerimizi en güçlü şekilde haykırabiliriz.
Forumumuza katılan arkadaşlara bir soru yönelttik. Belki de amacımızı en net şekilde ortaya koyan bir soruydu bu.
1 Mayıs deyince aklınıza ne geliyor ve niçin 1 Mayıs’ta olmalısınız? Aldığımız cevaplar aşağıda.

İŞÇİ EMEKÇİLERE BORÇLUYUZ

Onur Ekin Tural: Berkin geliyor. Gezi direnişinde hayatını kaybeden insanlar geliyor. Okulumu düşündüğümde bizlerden kuruşundan milyonuna toplanan paralar geliyor. Arkasından bizlerin buna ilk zamanlarda karşı çıkamazken, günümüze baktığımızda bir tepki gösterebiliyor olmamız geliyor. Bunun da birlik, mücadele ve örgütlenmeye bağlı olduğunu düşünüyorum.
Furkan Ataş: 77’de Taksim’de katledilen işçiler, emekçiler geliyor. Benim babam da işçi. Ben babamı gördüğümde tüm işçilere ve emekçilere borçlu olduğumu hissediyorum ve bu yüzden 1 Mayıs’ta alanlarda olmak istiyorum
Havva Yardak: Benim aklıma 1 Mayıs deyince gün geçtikçe bilinçlenen bir halk geliyor. Çünkü bilince varan insanın alanlara çıkıp, taleplerini haykırmaması için hiçbir sebep yok.
Yargı Çetinkaya: İşçilerin ezilmesi, sömürülmesi geliyor. Ve bu sömürü düzenine karşı 1 Mayıs’ta alanlara çıkıp ‘İş, ekmek özgürlük’ diye haykırmak geliyor. Haykıracağım da.

BU ÇİÇEKTE TOHUM BİTMEZ

Şiarını en usta bir şekilde siyasetin her alanında biz gençlerin üzerinde yıkıcı bir politika malzemesi olarak kullanan iktidarın farkında olan gençler! Bizler Kartal Bilim ve Düşünce Atölyesi olarak bu forumumuzun sonunda bir karar aldık. Okullardaki zorunlu din dersi uygulamasını, her şeyin başı sağlıkken sağlık hizmetlerinden alınan paraları, bilimden uzak üniversite derslerini protesto etmek için 1 Mayıs’ta alanlarda olacağız. Parasız, sınavsız, bilimsel ve demokratik eğitim’ taleplerimizi haykırmak için 1 Mayıs’ta alanlarda olacağız ve sömürüye, bozuk düzene karşı işçiler ve emekçiler ile en ön saflarda yerimizi alacağız.
Bizim şiarımız ise 128 yıl önce katledilen o işçilere, emekçilere:
Ölüm toplasa da çiçekleri, bu çiçekte tohum bitmez!

ÖNCEKİ HABER

Geyikli Gece -Denizli’nin Gezi’si-

SONRAKİ HABER

Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmirlileri Kültür Park sürecine dahil etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa