25 Ocak’tan bu yana ne değişti?

25 Ocak’tan bu yana ne değişti?

Mısır devrimci gençliği kendi kaderine terk edilerek hapis cezaları dahil çeşitli zorluklarla yüz yüze bırakılmış durumda. Genç Mısırlıların İnternet ortamında başlattıkları 25 Ocak Devrimi, Kahire meydanlarında akıttıkları kanlarıyla gerçeğe dönüştü. Fakat aynı devrim bugün onlara karşı döndü ve devrim adına hapislere atılıyorlar.

Rania Rabih al-Abd
Kahire


Mısır devrimci gençliği kendi kaderine terk edilerek hapis cezaları dahil çeşitli zorluklarla yüz yüze bırakılmış durumda.
Genç Mısırlıların İnternet ortamında başlattıkları 25 Ocak Devrimi, Kahire meydanlarında akıttıkları kanlarıyla gerçeğe dönüştü. Fakat aynı devrim bugün onlara karşı döndü ve devrim adına hapislere atılıyorlar.

En son İskenderiye’deki bir mahkeme protesto kanununa muhalefet suçlamasıyla Mahinur El Masri için iki yıl hapis ve 50 bin Mısır Pound ( yaklaşık 7.000 Dolar) para cezası verdi.
Mahinur, aralık 2013’teki Halid Said* davasında devlet karşıtı bir protesto örgütlemek ve polise saldırmak iddiasıyla suçlanıyordu. O gün duruşmaya katılanlar antimilitarist sloganlar attıkları gerekçesiyle, güvenlik güçleri mahkeme salonunu zor kullanarak boşaltmıştı.

Mahinur, 20 yaşlarında ve ‘devrim propagandacısı’ olarak etrafında biliniyor. Tutuklu devrimcilerle dayanışmak, işçi haklarını savunmak veya polis şiddetine karşı konuşmak için Mısır’ın bir bölgesinden diğerine gitti geldi. Sonunda kendisi de tutuklandı. Mısır Yüksek Askeri Konseyi yönetimi altında, ardından devrik Cumhurbaşkanı Mursi döneminde ve bugün de hala genç eylemciler tutuklanmaya devam ediyor.

Duruşmaya katılan bir aktivistin belirttiği gibi sorunun kaynağı olan kanun, mevcut anayasadan önce yürürlüğe girdiği için artık geçersiz olmalı. Aynı kişi, bu yıl halk tarafından onaylanan yeni anayasaya ile uyumlu bir şekilde kanunun yenilenmesi gerektiğini de söylüyor.

6 Nisan Hareketi Sözcüsü Şerif el Rubi anayasanın 92. maddesine atıf yaparak, “Bireysel hak ve özgürlükler ertelenemez veya kısıtlanamaz. Hiçbir yasa hak ve özgürlüklerin kullanımını kısıtlayan şekilde düzenlenemez” dediğini aktarıyor.

Mahinur bu yasadan etkilenen ilk örnek değil. Şubat 2014 tarihinde de başka bir İskenderiye mahkemesi yine Halid Said duruşmasında protesto kanununa muhalefet suçlamasıyla 6 aktivist hakkında ceza vermişti.

Bunlar; eylemcileri tutuklayarak devrimi istismar eden Müslüman Kardeşlere karşı gelişen 30 Temmuz’un sonuçlarını ve 25 Ocak Devriminin sloganlarını – ekmek, özgürlük, sosyal adalet-tehdit eden örnekler oluyor.

Aktivistler; Mübarek’in ardından ülkeyi yöneten Yüksek Askeri Konseyi, ilk önce bazı politik güçleri gençlere karşı birleştirmek ardından da gücünü korumak için aynı güçleri bölmeyi denemekle suçluyor.

Son durumu anlatan eylemciler, “Şu an cezaevleri devrime katılmış tüm örgütlerden aktivistlerle dolup taşıyor. Başlangıçta devrim için birlikte hareket etmiş, ardından cezaevine girmiş ancak şimdi her biri farklı suçlamalarla itham ediliyor. Müslüman Kardeşler üyeleri terörizmden, devrimin önemli ve tanınan isimleri protesto kanununa muhalefetten ve kimileri de kamu mülküne zarar vermekten suçlanıyor” diyor.

6 Nisan Hareketinin yasa dışı ilan edilmesinin ardından “Devrim ve gençlik, Mısır halkının özgürlüğüne ve onuruna inanmayan her rejim altında ezilmiştir” diyen Rubi, hareketin kurucuları tutuklanmasına rağmen hâlâ dimdik ayakta olduklarının altını çiziyor. “Devrimciler sivil bir hükümet ve sivil bir cumhurbaşkanı için seçim yapılmasını istiyor” diyen Rubi, Sisi ile anlaşma yapıldığı yönündeki iddiaları “Müslüman Kardeşler döneminde de güç sahibi olan Sisi ile” örgütü arasında hiçbir anlaşmanın olmadığını söyleyerek yalanlıyor.
Rubi, ister polis devletinin çeşitleri, ister Selefiler, ordu veya Müslüman Kardeşler öncülüğünde olmuş olsun, Mübarek devletine doğru dönüş girişimlerinin her türlüsüne karşı devrim mücadelesinin süreceğini ısrarla belirtiyor.

“Mahinur’un tutuklanması eski rejimin etkili olduğunu gösteriyor” diyen Rubi, sonraki adımların gelişmelere bağlı olacağını belirtiyor ve “Sonrasında tüm ekonomik ve toplumsal düzeylerde insanlarla temas etmek için gerekli metotlarla tekrar ortaya çıkacaklarını” söylüyor.
Çeviren: İlyas Coşkun






 

www.evrensel.net