28 Mayıs 2014 20:21

'Nasıl bir cumhurbaşkanı değil, nasıl bir cumhuriyet?'

HDP heyeti Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili sendika ve kitle örgütleriyle temaslarına devam ediyor. Bugün DİSK'i ziyaret eden HDP heyeti işyeri temsilcilerinden gelen önerileri değerlendirdi. Burada konuşan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, “ırkçı, mezhepçi bir cumhurbaşkanı istemiyoruz” dedi.

Paylaş

HDP heyeti Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili sendika ve kitle örgütleriyle temaslarına devam ediyor. Bugün DİSK'i ziyaret eden HDP heyeti işyeri temsilcilerinden gelen önerileri değerlendirdi. Burada konuşan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, “ırkçı, mezhepçi bir cumhurbaşkanı istemiyoruz” dedi.

İçlerinde İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Şırnak Milletvekili Selma Irmak ve Hasip Kaplan'ın bulunduğu heyet seçim süreci için DİSK Genel Başkanı Kani Beko'yu ziyaret etti. Genel-İş Sendikası Genel Merkezi'nde gerçekleşen ziyarete, sendikaya üye işyeri temsilcileri de katıldı. HDP üyeleri, işçilerin sorularını yanıtladı.

Ziyarette konuşan Kani Beko, AKP hükümetinin ırkçı, mezhepçi, toplumsal bütünlüğü tehdit eden, saflaştırıcı ve çatışmacı söylemler kullandığını ifade etti. Bu tür politikaları yürütenlerin Cumhurbaşkanlığını istemediklerini dile getiren Beko, “Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olmaktan çok Başkan olmak istiyor. Yasama, yürütme ve yargıyı tek elde toplayıp bunu başkanlık ile taçlandırmak istiyor” diye konuştu. Beko, “Nasıl bir cumhurbaşkanı istediğimizi değil, nasıl bir cumhuriyet istediğimizi tartışmalıyız” dedi. Soma'da yaşanan katliama da değinen Beko, madenlerin işçi güvenliği sağlanana kadar kapatılması, bu süre içerisinde işçilerin maaşlarının İşsizlik Fonu'ndan karşılanması taleplerini yineledi.

TÜZEL: SINIFIN BİRLİĞE İHTİYACI VAR

HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel de seçim sürecini birlik, mücadele ve örgütlenme süreci olarak ele aldıklarını belirtti. Türkiye'nin kutuplaştırma ve nefret söylemlerinden uzak, emekçiler ve ezilen halklar için barış, özgürlük ve insan haklarını savunan bir cumhurbaşkanına ihtiyacı olduğunu söyleyen Tüzel, “İşçi sınıfımız ırkçı ve milliyetçi söyleme yabancıdır. Sınıfımızın birliğe ve sınıf temelli bir mücadeleye ihtiyacı vardır” dedi. Hükümetin uyguladığı politikaların işçi sınıfını siyasetten uzak tutma amaçlı olduğunu ifade eden Tüzel, Soma'da yaşanan katliam sonrasında Çalışma Bakanı'nın sendikalara yüklenmesini eleştirdi. Tüzel, “Kapitalistlerin görevi sendikalara yüklenemez” dedi.

HDP'nin seçim sürecini, halkın tüm kesimleriyle ortak karar alma projesi olarak gördüklerini ifade eden HDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak, kamuoyunu ilgilendiren her durumda halkın fikrini alacaklarını söyledi. Irmak, “Komünal fikir birliği olmazsa insanca yaşanacak bir alan olmaz” diyerek, hükümetin eril ve ayrımcı bir politika yürüttüğünü vurguladı.

“Paylaşımcı, demokratik ve cinsiyetçi olmayan bir Cumhurbaşkanı'na ihtiyacımız var” diyen Irmak, gerçekten demokrasi kavramına yakışır bir kadın cumhurbaşkanı adayı istediklerini ifade etti.

HDP Milletvekili Hasip Kaplan ise şunları söyledi: "Bizim HDP olarak görüş ve öneri alışverişlerinde en çok üzerinde durduğumuz konu nasıl bir cumhurbaşkanı olmalı. Net. Devlet Başkanı, sultan olmak isteyen gücü yetiyorsa anayasayı değiştirir. Buyursun. Bugün Kenan Evren'in yargılaması vardı. Bunun hesabını soracağım diyenler davayı uzatıyorlar, ölümünü bekliyorlar da düşürsünler, bu şekilde hesap soracaklar. Acıklı olan şu. Meclis müdahil, Başbakanlık hükümet de müdahil, anamuhalefet partisi müdahil DİSK gibi gruplar da müdahil ama sınırlanıyor ve öteleniyor."

Kaplan, seçim kampanyası sürecinde haksız rekabet olacağını söyleyerek Erdoğan'ı aday olması halinde istifaya çağırdı: "Burada bu seçimde başbakana seçim rekabetinin ne olduğunu, etik davranmanın ne olduğunu, devletin kaynaklarının, aracının gücünün bu seçimde kullanılamayacağını mutlaka öğreteceğiz. 'Utanmıyor musun?' diyeceğiz. Gittin Köln'e, altında cumhurbaşkanının uçağı. Bütün devlet erkanını almışsın gidip orada cumhurbaşkanlığı propagandası yapıyorsun. Bir de ayrımcılık yapıyorsun. Adaylığını açıkladığı gün başbakanlıktan istifa etmesi lazım. Ve Yüksek Seçim Kurulu'nun da bu haksız rekabeti önlemek için kesinlikle devlet kaynağının kuruşunun kullanılmaması lazım. Cumhurbaşkanlığı makamı devletin kuruşuna tenezzül edilecek makam değildir. Birileri edebilir ama onlara hatırlatmak gibi bir görevimiz var bizim." (Ankara/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

7 bin 900 ölümün faili \'Sessiz Katil\'

SONRAKİ HABER

İngiltere’de Avam Kamarasından sorumlu bakan istifa etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa