Benden ne yüzle oy isteyecekler bilmiyorum!

Benden ne yüzle oy isteyecekler bilmiyorum!

Bütün büyük partiler seçim vaatleriyle çalıyor kapımızı. “Hayat çok güzel” diyen, “Allah razı olsun AKP’den” diyen reklam filan yapıyorlar. Ben, AKP’nin hiçbir şeyini görmedim bu zamana kadar. Hatta AKP geleli durumumuz iyice düştü. Önceden gayet güzel geçiniyorduk,

Satı Ağırbaş/PENDİK

Bütün büyük partiler seçim vaatleriyle çalıyor kapımızı. “Hayat çok güzel” diyen, “Allah razı olsun AKP’den” diyen reklam filan yapıyorlar. Ben, AKP’nin hiçbir şeyini görmedim bu zamana kadar. Hatta AKP geleli durumumuz iyice düştü. Önceden gayet güzel geçiniyorduk, şimdi neredeyse kiramızı veremez hale geldik. Çocuklarımızın istediğini alamıyoruz. Akşama ne pişireceğim, yarına ekmek parası bulabilecek miyim sürekli bunu düşünüyoruz.
Çalışmak istesem, çocuklarımı bırakacağım bir yer yok. Doğru düzgün kreşlerin olması gerekiyor. Öyle bir şey olmadığı gibi, vaatlerinde bunlardan bahseden de yok. Yok köprü yapacağız, ikinci şehir yapacağız! Benimle bir alakası var mı bunların? İki tane köprü var. Ben o köprüleri hiç görmedim ki! Denizi var İstanbul’un. Benim denize ayağım belki hiç değmemiştir. Artık bizimle alakalı şeyler yapsınlar. Ama zannetmiyorum herkes kendi kesesini doldurma derdinde. Başbakanın eşinin başına taktığı başörtüsü belki benim bir aylık geçim paramdır. Bizim paramızla geziyorlar, tozuyorlar. Benden ne yüzle oy isteyecek bilmiyorum.
Televizyonda bir programda seyrettim, bir kadın aile danışmanı, çok eşliliği istiyor, imam nikahı yasal sayılsın diyor, eşim benim üzerime evlenebilir, diyor. Ne demek eşim benim üzerime evlensin? O zaman kadın da gitsin kocasının üzerine evlensin! Eşlerimiz de bakıyor; bunlar bir şekilde okumuş, bilgili, tahsilli kadınlar; onlar böyle konuşunca da hoşlarına gidiyor erkeklerin. Bizi susturuyorlar yani. Diyorlar ki, “kadın doğru durursa dayak yemez.” Ne demek doğru durursa! Kadın evinde duruyor, koca gidiyor geziyor, yiyor, içiyor, kadın dayak yiyor. Kadın da haksız oluyormuş. Bu zaten AKP’nin anlayışı! O kadın da AKP’nin koyduğu bir kadındır. Bunu normal bir kadın diyemez ki. Yani ben utandım, bir kadında biraz gurur olur. Kadınları susmaya yönlendiriyorlar. Neyle yapıyorlar? Cennetle cehennemle. Kadın eğer kocasına bağlı olursa, her istediğini yaparsa cennete gidermiş! Ben kendimi bu şekilde ezdirerek cennete gideceksem, cehennemde durmayı tercih ederim.
Benim beklentim, artık kim iktidar olursa –inşallah AKP olmaz– eğitime filan bütçe ayırsınlar. Üç tane çocuğum var. Ben daha önceleri sık sık okula giderdim, çocukların durumlarını filan sorardım, ilgilenirdim. Şimdi gidemiyorum. Temizlik, fotokopi parası istiyorlar, şu parası, bu parası... sürekli para istiyorlar. Öğretmenleri gördüğümüzde yönümüzü değiştiriyoruz artık.
Ben kiracıyım. Asgari ücret 600 TL, kiralar 400 TL’den başlıyor. E, bunun geri kalanını da elektriğe, suya verdin, ne olacak, biz neyle geçineceğiz? Bizim eve giren ortalama gelir bin beş yüz lira, ama yetmiyor. 600 lirayla nasıl geçiniliyor, ben anlamıyorum. Ve asgari ücret alanlar gayet güzel geçiniyor, deniliyor. Ya sen kimi kandırıyorsun? Çocuklarımıza doğru düzgün meyve dahi yediremiyoruz. Hayatın ucuzlamasını istiyorum!
Hastanelerde randevulu sistem çıktı, gidip beklemiyorsun diyorlar. İyi tamam gidip muayene oldum, gidip gelirken zaten yol parası veriyorsun, geliyosun eczaneye ilacın yüzdesini veriyorsun, artı bir de katkı payı veriyorsun. E, ben vergi ödediğim devletin hastanesinde parayla muayene oluyorum. Biz niye vergi ödüyoruz ki, bunu anlamıyorum.
Ben Yozgatlıyım. Bu seçimde Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloku’na vereceğim oyumu. Eskiden CHP’ye veriyordum. CHP işçisi için, halkı için hiçbir şey yapmıyor. Çıkıp bir hakkımızı aramıyor bizim. AKP’nin mecliste geçirdiği bütün şeylere karşı çıkabilirdi, CHP de ufak bir takım değil yani mecliste. Ama işlerine gelmeyenlere yok dediler, işlerine gelenleri geçirdiler. CHP başa gelse, o da AKP gibi olacak, o da zenginin iktidarı olacak.
Bir de takım tutar gibi parti de tutmayacaksın. Hangisi senin için daha iyi şeyler yapıyor bakacaksın. AKP’ye verenler, “ben AKP’ye verdim, yine vereceğim” diyor. Niye veriyorsun? Ya bir sorgulasan, bir düşünsen bu AKP bizim için ne yaptı, CHP ve diğerleri ne yapıyor? CHP’ye verecek olanlar, maaş bağlayacak diye vereceklerini söylüyor. E, ona maaş bağlayacak diğer tarafta bana ne yapacak? Ben büyük partileri desteklemiyorum, gelmelerini de istemiyorum açıkçası. Halkını düşünen bir partinin gelmesini istiyorum.
Bana göre Kürt sorunu diye bir şey olmamalı. Irkçılık yapılmaması gerekiyor ama yapılıyor. Bunu baştakilerin çoktan çözümlemesi gerekiyordu. Ama bu olayın bitmesi işlerine gelmiyor. Orada ölen de öldüren de zaten garibanın çocuğu. Zenginlerin çocuğu, Başbakanın çocuğu ölmüyor. “Filistin’e İsrail baskı yapıyor” diyoruz. E bizim Filistin’den İsrail’den kalır ne yanımız var? Bu BDP’liler, Sebahat Tuncel de gerçekten, bakıyorum, halkı için mücadele ediyor. Diğerleri halkı için parmağını kıpırdatmaz. Bunlar, gerekirse dayak da yiyorlar, hakaret duyuyorlar, ama halkı için mücadele ediyorlar. Ben takdir ediyorum onları.

 


 

www.evrensel.net