Mahkeme karar verecek: Ya İzmir’in suyu ya altın madeni

Mahkeme karar verecek: Ya İzmir’in suyu ya altın madeni

İzmir’in arseniksiz tek su havzası olan Efemçukuru’ndaki altın madeninin kapasite artırımına karşı açılan davada sona gelindi.

Özer AKDEMİR
İzmir

İzmir’in arseniksiz tek su havzası olan Efemçukuru’ndaki altın madeninin kapasite artırımına karşı açılan davada sona gelindi. TÜPRAG’a bağlı altın madeninin 2.5 kat kapasite artışı yapması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen “ÇED olumlu” belgesinin iptali için açılan davada mahkeme, ya altın madeninden yana ya da İzmir’in suyundan yana karar verecek. Mahkeme kararını 15 gün sonra açıklayacak.

KÖYLÜLERİ CANINDAN BEZDİRDİ

Çalıştığı iki yıllık süre boyunca yöre köylülerini adeta canından bezdiren, derelerde balık ölümlerinin yanı sıra, bu derelerden içen küçük ve büyükbaş hayvanların ölümünden sorumlu tutulan TÜPRAG’a bağlı altın madeni, geçtiğimiz aylarda kapasite artırımına gitmişti.
İzmir’in tek temiz yüzeysel su toplama havzasında da yer alan altın madeninin kapasite artırımına karşı İzmirli yaşam savucuları dava açtı.

ALTIN MADENİ İZMİR SUYU İÇİN TEHLİKELİ

İzmir 1. İdare Mahkemesinde gerçekleştirilen duruşmada konuşan EGEÇEP avukatlarından Arif Ali Cangı, altın madeninin İzmir’in suyu için tehlike oluşturduğunu ifade etti. Altın madeninin kapasite artırımı kararıyla çalışma süresini 25 yıla ve faaliyet alanını da 2 katına çıkaracağını söyleyen Cangı, “Buradaki madencilik milyon yıllardır masum uyuyan ağır metalleri yerlerinden söküp, sulara karıştırmaktadır. İzmir havzasının yer altı suları başta arsenik olmak üzere, civa, kurşun, çinko, antimon gibi ağır metallerle zehirlenecektir. İzmir’in suyunun yüzde 40’ını sağlayan Tahtalı barajı koruma havzası, revize edilmesi yeniden gündemde olan ve 200 bin kişinin suyunu sağlayacak olan Çamlı Barajı beslenme havzası ve Seferihisar, Urla yer altı ve yer üstü suları büyük tehlike altındadır” dedi. Madene verilen “ÇED olumlu” belgesinin reddedilmesini isteyen Cangı, uzmanlardan oluşan bir bilirkişi heyetinin maden ve çevresinde inceleme yapmasını ve kararın daha sonra verilmesini talep etti.

ÇEVRE BAKANLIĞI MADENİ Mİ ÇEVREYİ Mİ KORUYOR?

Çevre Bakanlığı yetkilisi duruşmada, “Mahkemeniz bu madenleri kapatırsa Türkiye’nin ilerlemesi olmaz” yönündeki sözleri yaşam savunucuları tarafından tepkiyle karşılandı. Av. Arif Ali Cangı, “Madeni korumak Çevre Bakanlığına mı kaldı? Bakanlık çevreyi korumakla görevliyken madenden yana çıkıyor. O zaman ya bakanlığın adını değiştirin ya  da kapatın” dedi.

SOMA DA GÜVENLİYDİ

Altın madeni ve Bakanlık avukatları da, altın madeninin son derece güvenilir olduğunu ve yetkililerin her zaman gelip madeni denetleyebileceğini ileri sürdü. Ayrıca, Soma’daki maden faciasına kurtarma ekiplerini gönderdiklerini ve kendi madenlerinin işçi sağlığı ve güvenliği açısından son derece güvenilir olduğunu iddia etti. Bu sözlere Avukat Arif Ali Cangı, ise, “Soma’daki faciadan önce o maden içinde yetkililer en güvenilir maden diyorlardı. Burada 301 insanın canına mal olan bir facia üzerinden reklam yapmayın” diyerek tepki gösterdi.

Mahkeme kararını 15 gün sonra bildirecek.


İZMİR’İN TEK TEMİZ SU HAVZASI

İzmir’in içme sularının önemli bir kısmı yeraltı kuyularından sağlanıyor. Yeraltı sularının ağır metal ve arsenik içermesi nedeniyle İzmir’in suyu arıtma tesisinden geçirildikten sonra kente verilebiliyor. İzmir’in tek temiz yüzeysel su toplama havzası ise kente 20 kilometre uzaklıktaki Efemçukuru köyü yakınları. Ekolojik tarımı, alfons tipi üzümleri ve orman örtüsüyle kentin akciğeri ve tarım cenneti olan köy, 300 bin kişinin içme suyunu karşılamak için planlanan Çamlı Barajı’na su sağlayacak derelerin de mutlak koruma alanı içinde yer alıyor. Ancak TÜPRAG’a bağlı altın madeni AKP’nin de tam desteğiyle 2 yılı aşkındır üretime devam ediyor.

www.evrensel.net