27 Mayıs 2014 15:25

Aile içi şiddet araştırmasına göre ebeveyn eğitimi şart

Boğaziçi Üniversitesi, Hümanist Büro ve Frekans Araştırma tarafından 'Türkiye'de 0-8 yaş arası çocuğa yönelik Aile içi Şiddet Araştırması'nın sonuç metni Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen konferansta araştırmanın yürütücüleri tarafından açıklandı.

Paylaş

Gülşah İMREK

Boğaziçi Üniversitesi, Hümanist Büro ve Frekans Araştırma tarafından  'Türkiye'de 0-8 yaş arası çocuğa yönelik Aile içi Şiddet Araştırması'nın sonuç metni  Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen konferansta araştırmanın yürütücüleri tarafından açıklandı.

Dünya Sağlık Örgütü Şiddeti Önleme Programından Dr. Dinesh Sethi ve Sosyal Değişim Danışmanı WITTER Girişimi'nden Lisa Witter gibi Uluslararası katılımcıların da olduğu konferans tüm gün devam etti.

Çocukların daha sağlıklı, güvenli ve destekleyici bir ortamda yetişmelerine destek olmak amacıyla kurulmuş olan ve 15 yılı aşkın süredir Türkiye'de farklı paydaşlıklarla çalışma yürüten Hollanda’daki Bernard van Leer Vakfı tarafından da desteklenen araştırma, çocuğa yönelik aile içi şiddetin yaygınlığı, yöntemleri ve özelliklerine dair somut veriler sunuyor.

EBEVEYNLER ŞİDDETİ ÇÖZÜM OLARAK GÖRÜYOR

Araştırma için Mayıs 2013-Temmuz 2013 tarihleri arasında yapılan saha çalışmasında toplam 4.101 kişi ile görüşme gerçekleştirilmiş. 7 bölgede toplam 26 ili kapsayan araştırmanın sonuçlarına dair konuşan Hümanist Bürodan Seda Akço, 'Ebeveynler çoğu zaman öfkelerini kontrol edemedikleri ve ya işe yaradığını düşündükleri için şiddet uyguluyorlar' diyerek
aile eğitimlerinin yaygınlaştırılmasını, ebeveynlerin çocuk gelişimini,destekleyici becerilerini güçlendirmek gerektiğini ifade etti. Ailelerin refah düzeyi ve eğitim seviyesinin, şiddet geçmişinin son derece belirleyici olduğunu söyleyen Akço, şiddete tanık olanların çoğunun sosyal hizmet birimlerine değil kolluk kuvvetlerine yönlendirildiğini ifade etti. Devlet yetkililerinin çocuk koruma mekanizmalarını var etmesinin ve işlevli hale getirilmesinin bir zorunluluk olduğunu söylerken, ‘aile danışmanlık hizmetlerinin arttırılması gerektiğini söyledi.

CİNSİYET ROLLERI ÇOK ÖNEMLI

Araştırmanın yürütücülerinden Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serra Müderrisoğlu ise konuşmasında toplumsal cinsiyetin önemine vurgu yaparken, baba faktörünün çoğu zaman sorunun kaynağı olduğu için nerede durduğunun da çok önemli olduğuna işaret etti. Çocuk koruma sisteminin ve uygulanmasının çok önemli olduğunu söyleyen Müderrisoğlu, etkin aile eğitimlerinin, veri toplamanın önemine vurgu yaptı.

BÖLGESEL KOŞULLAR ŞİDDETİN BOYUTUNU DEĞİŞTİRİYOR

Prof. Dr. Fatoş Erkman da konuşmasında bölgesel olarak değişen koşulların çocuklarda yarattığı travmaların çokluğuna değindi. Doğuda çocukların mevsimlik tarım işçiliğinden kaynaklı olarak ebeveynlerinden uzak kalan çocukların, göçebe yaşayan çocukların yaşadığının da birer şiddet vakası olduğunu ifade etti.

ŞİDDET ARAŞTIRMASININ ORTAYA ÇIKARDIKLARI


Araştırma kapsamında ortaya çıkan bulgulardan bazıları ise şöyle;
* Çocuklarının kendilerini kızdıran davranışlarına karşı ebeveynlerin %74’ü duygusal şiddet yöntemlerine (çocuğun sevdiği bir şeyin yasaklanması, temel ihtiyaçların kesilmesi, bir odaya kilitlemek, bağırmak, tehdit etmek, vb.), %23’ü ise fiziksel şiddet yöntemlerine (tokat atmak, itmek, sarsmak, saç/kulak çekmek vb.) başvurduklarını belirtiyor.

* Ebeveynler duygusal şiddete çoğunlukla işe yaradığını düşündükleri için, fiziksel şiddete ise öfkelerini kontrol etmeyi başaramadıkları için başvurduklarını ifade ediyor.

* Evde duygusal veya fiziksel şiddet var ise, o evde bulunan 0-8 yaş arası çocukların %70’i şiddete tanıklık ediyor.

* Duygusal şiddete başvuran ebeveynlerin çoğu, bu yöntemlerin çocuklarına hiç zarar vermediğini düşünüyor. .

* 0-8 yaş arası çocukların %32’si oyun parkında, sokakta, spor sahasında, okul saatleri dışında okul bahçesinde, internet kafede yanında bir yetişkin olmadan zaman geçiriyor.
0-8 yaş arası çocukların %8’i  12 yaşından küçük bir başka çocuğun gözetiminde, %6’sı ise tek başına bir hafta içinde evde en az 1 saat geçiriyor.

* 0-8 yaş arası çocukların %66’sı günde en az 2 saatlerini TV izleyerek geçiriyor.
Çocukluklarında ve hali hazırda şiddet gören ebeveynlerin çocuklarına yönelik aile içinde yaşanan ihmal ve duygusal/ fiziksel şiddet deneyimlerine dair beyanları, şiddet görmeyenlere göre daha yüksek.

* Ailede engelli bir bireyin olduğu hanelerde çocuklar daha çok ihmal ve duygusal/fiziksel şiddete maruz kalmakta ve tanıklık ediyor.

ARAŞTIRMA DEVLET YETKİLİLERİNİ UYARIYOR

Araştırma aynı zamanda devlet yöneticilerine de çocuklara yönelik şiddetin önüne geçebilmek adına sunduğu öneriler ise şöyle;

* “Aile danışmanlık hizmetleri” hem kalite hem de ücret bakımından tüm nüfus için erişilebilir şekilde yaygınlaştırılmalıdır.
* Çok çocuk, tek / çalışan ebeveyn, ailede engelli birey bulunması gibi çocuğun bakım ve ilgi ihtiyacını karşılama konusunda ebeveynlerin zorlanabileceği haller için, ebeveynin kendine veya çocuğa daha fazla zaman ayırmasını sağlayacak “aile destek hizmetleri” geliştirilmelidir.
* Güncel ve ağır tehlikeler için “istismar mağdurlarına yönelik destek hizmetleri” çeşitlendirilmeli, yaygınlaştırılmalı ve kolay erişilebilir hale getirilmelidir.
* Koruyucu hizmetlerden yararlanma şiddet mağduru olma koşuluna bağlı olmamalı; “şiddete tanıklığın da korunma sebebi olarak kabul edilmesi” için gerekli yasal ve idari düzenlemeler yapılmalıdır.
* Çocuğa yönelik ihmallerin ve istismar riskinin fark edilmesi ve önlenmesine yönelik bir “erken uyarı sistemi” kurulmalıdır.

 

ÖNCEKİ HABER

Adana\'daki son Gezi tutukluları da serbest kaldı

SONRAKİ HABER

Şerefxan Cizîrî: Kürtlerin yaşadığı her yerde enstitüler açılmalı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa