26 Mayıs 2014 06:00

Sincan organize işçilerine çağrı

Bu devran böyle sürmez. Onun için Sincan OSB’deki bütün işçi arkadaşlara sesleniyorum.

Paylaş

Sincan OSB’den bir işçi
Ankara

Soma’da yüzlerce maden işçisi kardeşimizin ölümüne sebep olan facianın ertesi günü Sincan’da bütün fabrikalarda herkes bu olayı konuştu, tartıştı.  Kendi fabrikamızdan pay biçtik. Bizde pres bölümünde şöyle bir dolaşsanız parmağı kopuk bir çok işçi görürsünüz. Ayda en azından bir iki kaza oluyor ve parmak kopması, ezilmesi bunların en hafifi. Elini kaybeden kolunu kaybeden arkadaşlarımız oldu. Diğer bölümlerde kazalar bu kadar ağır olmadığı için hiç önemsenmiyor. Ama hemen hemen her gün mutlaka ayağına bir şey düşüren, eli kolu kesilen, ufak tefek yaralanan arkadaşlarımız oluyor. Boyahane ve emaye bölümünde çalışan arkadaşlarımız çok tozlu ve kimyasal gazların olduğu bir ortamda çalışıyorlar. Bütün bunlara önlem almak şöyle dursun adi bir iş eldiveni bile neredeyse ayda bir veriliyor. İş ayakkabısı bazı bölümlere veriliyor sadece. Revirde yara bandı ve ağrı kesici dışında bir şey yok. Sürekli doktor bulunmaz. Hasta olsak, kaza geçirsek çoğu zaman hastaneye bile kendi olanaklarımızla gideriz. Fabrikalarımızda sadece çalışma alanı değil soyunma odaları, tuvaletler, yemekhaneler de insana yakışmayacak haldedir. Servislerde hayvan taşınır gibi taşınırız. Az ya da çok her fabrikada böyle şeyler yaşanır. Mesela bizim çalıştığımız fabrikada tuvalet sayıları yetersizdir. Özelikle kadın işçiler molalarının yarısında tuvalet sırası beklerler. Bütün soyunma odaları sıkış tıkış doludur. Aynı dolabı iki üç işçi kullanır. Bütün servisler ayakta yolcu taşır. Bir de şoförler bizden sonra bir servis daha almak için yarış arabası kullanır gibi kullanırlar servisleri.
Hemen hemen bütün fabrikalarda durum aynıdır. Hangi fabrikadan bir arkadaşla konuşsak aşağı yukarı aynı şeyleri anlatıyorlar. Bütün fabrikalarda da Soma cinayetine tepki olmuş. Saygı duruşu yapanlar, para toplayanlar, sorumlulara küfür edenler… Benim çalıştığım fabrikada kazanın neden olduğu çok fazla konuşulmadı. Trafo patlamış dendi geçildi. Bazıları buna da inanmadı. Ama asıl bizi ilgilendiren şeyler çok konuşuldu. Taşeron işçiler, özelleştirme, alınmayan önlemler, patronun kâr hırsı tekrar tekrar tartışıldı. Kendi patronumuzun kâr hırsı ile maden patronunu karşılaştırdık. “Bunlar ikiz kardeş” diyenler oldu. AKP’ye oy vermiş arkadaşlar bile hükümeti sorumlu tuttu. Hele başbakanın işçi yakınlarına yumrukla küfürle saldırmasından sonra öfke daha da arttı.
Ama çoğu arkadaş öfkeli ve üzüntülü olmasına rağmen çoğu kişi “Bizim elimizden ne gelir” diye konuşuyor. Birleşmediğimiz, mücadele etmediğimiz sürece elimizden bir şey gelmez. Ancak bu devran da böyle sürmez. Onun için Sincan OSB’deki bütün işçi arkadaşlara sesleniyorum. Gelin güçlerimizi birleştirelim. Çayda molada “Herkes işi bir durdursun bak o zaman patron nasıl her dediğimizi yapıyor” diye konuşmak yetmez. Yan yana gelelim bir çözüm bulalım ve haklarımızı alalım. Bu amaçla Eğitim Sen Sincan Şubesinde 27 Mayıs Salı günü saat 19.00’da yapacağımız toplantıya bütün işçi arkadaşları davet ediyoruz. Ne kadar çok işçi bir araya gelirsek bu gidişatı o kadar çabuk değiştiririz.

ÖNCEKİ HABER

Ethem’i vuran polis çapraz sorgulanacak

SONRAKİ HABER

Şule Çet davasında "saat" detayı: Güvenlik kamerası saati 10-11 dakika ileride

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa