25 Mayıs 2014 22:02

Açığa çıkarılmayan on binlerce iş cinayeti var

DİSK Araştırma Enstitüsünün (DİSK-AR) TÜİK, SGK, ILO ve Eurostat verilerinin kullanarak hazırladığı rapora göre iş kazalarının yüzde 90’ı kayıt dışı kalıyor. Rapora göre AKP Hükümeti döneminde resmi rakamlar iş kazalarında hayatını kaybeden işçi sayısını 11 bin 282 olarak görünse de, kayıtdışılık hesaba katıldığında gerçek rakamın on binleri bildiği bildirildi.

Paylaş

DİSK Araştırma Enstitüsünün (DİSK-AR) TÜİK, SGK, ILO ve Eurostat verilerinin kullanarak hazırladığı rapora göre iş kazalarının yüzde 90’ı kayıt dışı kalıyor. Rapora göre AKP Hükümeti döneminde resmi rakamlar iş kazalarında hayatını kaybeden işçi sayısını 11 bin 282 olarak görünse de, kayıtdışılık hesaba katıldığında  gerçek rakamın on binleri bildiği bildirildi. Rapora göre, Türkiye AB ülkeleri ile karşılaştırıldığında ölümlü iş kazalarında açık ara önde. AB üyesi 27 ülke için ortalama ölümlü iş cinayeti oranı istihdam edilen 100 bin kişi başına 2.1 iken, Türkiye’de bu oran 14.3. Yani yaklaşık 7 kat fazla.

Rapora göre, her on iş kazasından yalnızca bir tanesi SGK kayıtlarına yansıyor. İş kazalarında kayıt dışılık yüzde 90. Son yayınlanan SGK istatistiklerinde 2012 yılı için iş kazası sayısı 74 bin 871 iken TÜİK 2013 verilerine göre bu rakam 706 bin olarak görülüyor. İki veri arasında zamansal uyumsuzluk bulunsa da aradaki devasa fark kayıt dışı iş kazalarının ne kadar yüksek olduğunu ortaya koyuyor.

TÜİK verilerine göre iş kazalarının sayısı SGK verilerinin yaklaşık 9.5 katı. Aynı veriye göre her 100 kayıtlı iş kazasının yaklaşık 1’i ölümlü olarak gerçekleşiyor.

İŞ CİNAYETLERİNİN SAYISI ARTTI

2002-2005 yıllarında ortalama kayıtlı iş cinayeti sayısı 898 iken 2006-2012 yıllarında bu sayı 3’te 1 oranında artarak bin 223’e ulaştı. Her üç kayıtlı iş cinayetine bir yenisi eklenmiş durumda. Raporda, AKP Hükümetleri döneminde resmi rakamlarla 11 bin 282 kişi iş kazalarında hayatını kaybettiği belirtiliyor ancak kayıt dışı iş kazalarının oranları dikkate alındığında ölenlerin sayısının on binlerle anılacağı ifade ediliyor.

İşe bağlı sağlık problemi yaşayanların sayısı 895 bin kişi. Çalışanların yüzde 80’i fiziksel sağlığını, yüzde 9’u ruhsal sağlığını olumsuz etkileyecek etmenlerle birlikte çalışıyor. Yüzde 19 kaza riski ile çalışırken, yüzde 14 kimyasal madde, toz duman veya zararlı gazlara muhatap kalıyor. Yüze 15 ise zor duruş şekline veya harekete maruz kalıyoruz. Her yüz çalışandan 7’si zaman baskısı ve aşırı çalışma yükünün basıncı altında ruhsal sorunlar yaşıyor.

İŞ GÖRMEYECEKLERİN SAYISI YÜZ BİNİ AŞIYOR


2012-2013 dönemi arasında iş kazası sonucunda 3 gün ve üzeri iş yerinden uzak kalacak şekilde yaralananların sayısı 299 bin, işe bağlı meslek hastalığı sonucunda aynı sürelerle işten uzak kalanların sayısı 162 bin. Geçirmiş olduğu kaza/sağlık sorunu nedeniyle yeniden işe başlayabileceğini düşünmeyenlerin sayısı sadece 1 yıl içinde, iş kazası geçirenler için 9 bin, işe bağlı sağlık sorunu yaşayanlarda 117 bin kişi. Buna karşın bugüne kadar kalıcı iş görmezlik sorunu yaşayanlar arasında SGK’den gelire sahip olanların sayısı sadece 62 bin.
Madenciler en çok iş kazası yaşayan ve en çok sağlık sorunu yaşayanlar konumunda. Her 10 işçiden biri yıl içinde iş kazasına muhatap kalırken, her 20 işçiden biri işe bağlı sağlık sorunu ile karşılaşıyor.

MADENCİLİKTE TAŞERON DA ÖLÜMLER DE ÇOĞALIYOR

DİSK raporuna göre, iş cinayetleri ile sıkça gündeme gelen madencilik sektöründe taşeron işçi sayısındaki artış dikkat çekici. Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu bünyesinde resmi olarak 6678 taşeron işçisi çalışıyor. Rapordan: şu bilgilere yer verildi: “Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu kapsamındaki kadrolu işçi sayısı ise 2012 yılında 4575 olarak verilmektedir. Dolayısıyla sektörde taşeron çalıştırma genel bir hal almaktadır. Soma örneği ise taşeron çalışmanın resmi kayıtların çok ötesinde bir yaygınlığa sahip olduğunu göstermektedir. Devlet Denetleme Kurulu raporlarında, bir çeşit taşeron ilişkisi olan rödovansla işletilen kömür işletmelerinde yapılan iş güvenliği denetimlerinde ocakların birçoğunda henüz koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin beklendiği ölçüde yerleşmediği, metan gazı ve göçük risklerine karşı tedbirlerin yeterince alınmadığının tespit edildiği, bununla birlikte, rödovanslı sahalarla iç içe özel firmalar tarafından taşeron vasfı ile çalıştırılan ve işçi sayıları 5-10 kişiden ibaret birçok küçük, kayıt dışı maden ocaklarının da faaliyet gösterdiğine dikkat çekilmektedir.
2008 yılı verisi alındığında Türkiye’de milyon ton taş kömürü üretimi başına düşen ölüm sayısı Çin’den 6 kat, ABD’den ise 361 kat daha fazladır. Bu durum özellikle denetimsizlik ve denetimden kaçmanın bir aracı olarak kullanılan taşeron düzeninin eseri olarak yorumlanabilir.

HER YIL ORTALAMA 43 KİŞİ ÖLDÜ

Güvenilirliği son derece şüpheli resmi kayıtlara göre son 10 yılda madenlerde yaşanan iş kazalarında her yıl ortalama 43 kişi hayatını kaybetmiş durumdadır. Sektörde iş kazası oranı 2002-2012 döneminde 2.5 kat artış göstermiştir. Sektörde AKP döneminde yaklaşık olarak her üç iş kazasına ilave olarak yeni bir iş kazası gerçekleşmiştir. İş kazalarında madencilik sektörün payı 2009-2012 yılları arasında 2002-2008 yıllarına göre yüzde 8’den yüzde 13’e yükselmiştir.

Türkiye madencilik sektöründe ise AB-27 ülkelerinin ortalama değerinden 16 kat daha fazla ölümlü iş kazası ile karşılaşmaktadır. Türkiye ILO tarafından sağlanan veri tabanında 2011 yılı için madenlerde ölümlü iş kazası sıklığı oranında verisi olan ülkeler arasında birinci sıradadır.” (Ankara/ANKA)

ÖNCEKİ HABER

Nikel madenine ÇED süreci tepkisi

SONRAKİ HABER

Erdoğan "oy çalındı" iddiasında ısrarcı: Oy hırsızlığı tam bir felakettir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa