Kadıköy\

Kadıköy'de emekçiler 'taşeron yasaklansın' dedi

İstanbul'da binlerce emekçi, Soma katliamının sorumlularından hesap sormak ve taşeron sistemin yasaklanması için düzenlenen mitingdeydi. 'Soma kaza değil, cinayet. Taşeron ölüm demektir, yasaklansın' diyen binlerce işçi Soma'da yaşananın kader değil katliam olduğunu dile getirerek AKP Hükümetinin istifasını istedi.

İstanbul'da binlerce emekçi, Soma katliamının sorumlularından hesap sormak ve taşeron sistemin yasaklanması talebiyle düzenlenen miting için "Soma kaza değil, cinayet. Taşeron ölüm demektir, yasaklansın" pankartı arkasında iki koldan Kadıköy İskele Meydanı'na doğru yürüdü,

KESK İstanbul Şubeler Platformu, DİSK İstanbul Temsilciliği, İstanbul Tabip Odası, TMMOB İstanbul Koordinasyon Kurulu ve Türk-İş'e bağlı sendikalar tarafından Kadıköy İskele Meydanı'nda Soma katliamının sorumlularından hesap sormak ve taşeron sistemin yasaklanması talebiyle düzenlenen miting öncesi binlerce emekçi, yürüyüş kolları olan Kadıköy Numune Hastanesi ve Tepe Natlius Alışveriş Merkezi önünde biraraya geldi.

Her iki koldan da "Soma kaza değil, cinayet. Taşeron ölüm demektir, yasaklansın" ana pankartı arkasında yürüyüş kortejlerini oluşturan binlerce işi ve emekçi, "Kahrolsun sermaye egemenliği", "Roboski'den Soma'ya katil AKP" ve "Soma'nın katili AKP" sloganlarıyla mitingin yapılacağı Kadıköy İskele Meydanı'na doğru yürüdü.  "Roboski'den Soma'ya katil devlet hesap verecek", "Taşeron ve özelleştirme cinayetleri son bulsun", "Taşeronlaştırma kölelik ölüm demektir" "Soma'yı unutma" dövizlerini taşıyan emekçilerin yürüyüşüne HDP ve HDK bileşeni siyasi parti ve platformlar, ÖDP, Halkevleri, BDSP gibi birçok siyasi parti ve platform üyesi de destek verdi.

Bazı emekçilerin yaşamını yitiren madencileri anmak amacıyla yürüyüşe yüzlerini siyaha boyayarak ve madenci bareti takarak katılırken, yürüyüşte emekçiler iş cinayetlerinde yaşamını yitiren emekçilerin isimlerinin yazılı olduğu pankartlar açarak, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçilerin fotoğraflarını taşıdı.

İşçi ve emekçiler, yine iş cinayetlerinde ve katliamlara yaşanan ölümlere dikkat çekmek için de hazırladıkları ve üzerinde "Roboski'de öldüm", "İnşaatta öldüm", "Soma'da öldüm" gibi yazıların yazıldığı siyah maket tabutları taşıdı.

HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, Soma madeni işçileri, BDP İstanbul eş başkanları Emrullah Bingül ile Arife Çınar'ın da katıldığı mitingde ilk sözü, Soma maden ocağı işçilerinden Hidayet Merdem aldı.

Soma'da meydana gelen faciada yaşamını yitirenlerin kadere değil, katliama kurban gittiklerini söyleyen Hidayet, "Zaten bizleri işçi olarak değil, köle olarak görüyorlar. İki tane yaşam odası yapılsaydı, insanlar ölmezdi. Ama onlar için mesele kömür. Biz işçi değil, köleyiz" dedi.

'GÖZ GÖRE GÖRE KATLİAM YAPILDI'

Daha önce ihmallerin olduğuna dair şirkete uyarıların yapıldığını ancak durumun umursanmadığını da söyleyen Merdem, "Büyük bir katliam olacak diye uyarıyorlardı ama onlar umursamazdı. 'Üretim, üretim' derler başka bir şey demezlerdi. Başbakan, 1900'lü yıllardan bahsediyor. Şili'de 69 gün insanların burnu bile kanamadı. Göz göre göre katliam yapıldı. Başbakan madencileri unuttu, Almanya'da şov yaptı" diye konuştu.

Maden İş Sendikası'nın da Soma Holding sahipleri ile işbirliği içinde olduğunu ifade eden Merdem, "Sendika şirketin yalakaları, böyle sendika olur mu?" sözleriyle tepki gösterdi.

'AKP'NİN FITRATINDA DAHA FAZLA KAR VE ÖLDÜRMEK VAR'

Merdem'in konuşmasının ardından, Soma katliamı sonrası, kurtarma çalışmalarının görüntülerinin ve Başbakan Erdoğan'ın yapmış olduğu açıklamalarının da içinde yer aldığı faciayı anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.

İzlenen görüntüler sonrası miting, DİSK Genel Başkanı Kani Beko'nun emekçileri selamlaması ve DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu'nun konuşmasıyla devam etti. Soma'yı unutmamanın ve unutturmamanın "mücadeleyi yükseltmek" demek olduğunu söyleyen Çerkezoğlu, "Bizler Soma'nın faillerini biliyoruz. Bu katliamı kim örtbas ettiyse, faili de o olur. Bu ülkenin bakanı daha ilk günde, 'madende her şey mevzuata uygundur' dedi. Başbakan, hâlâ 1800'lülerin İngiltere'sinden bahsederek bizlerle dalga geçti. Eğer kaderse bu neden hep bizim işçilerimizi vuruyor. 'Bu mesleğin fıtratında var' diyor Başbakan. Biz de diyoruz ki AKP'nin fıtratında, emek, işçi, insan yok. Daha fazla kar, sermaye, ölmek ve öldürmek var" şeklinde konuştu.

Mücadele amaçlarının işçileri ölüme mahkum eden taşeron sisteminin tamamen yok edilmesi olduğunu açıklayan Çerkezoğlu, 4 maddelik taleplerini de şu şekilde sıraladı: "Her yerde inşaatlarda, tersanelerde, tüm iş kollarında kölelik anlamına gelen taşeron sistem yasaklanmalı. Madenler kamulaştırılmalı. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Yasası derhal çöpe atılarak, denetimi tümüyle emek örgütlerine verilmelidir. Enerji Bakanı, Çalışma Bakanı, hükümet derhal istifa etmelidir."

'KATLİAMIN SEBEBİ KAPİTALİST SİSTEM VE KAR HIRSI'

Çerkezoğlu'nun ardından ise Eğitim Sen 1 No'lu Şube Başkanı Hüseyin Özev söz aldı. Soma katliamı gibi Türkiye'de her ay iş cinayetleri yaşandığını belirten Özev, "Katliamların sebebi, başta kapitalist sistem ve kar hırsıdır. Hükümet de bu katliamların ortağıdır. Zaman kaybedilmeden hükümet istifa etmeli ve tüm sorumlular hakkında soruşturma başlatılmalı. Kamulaştırılmalar sağlanmalı. İş güvenliği ve iş sağlığı tam anlamıyla sağlanmalı. Çocuk işçi çalıştıranlara ağır yaptırımlar getirilmelidir" dedi.

Konuşmaların ardından miting, Ruhi Su Dostlar Korosu ve Hilmi Yarayıcı'nın sahne almasıyla devam etti. Miting, seslendirilen türkü ve marşların ardından son buldu.
 




www.evrensel.net