24 Mayıs 2014 10:00

Aileler cinayetin peşini bırakmasın

İnşaat İşçisi Selahattin Topal’ın yüreği, haberlerde Soma’da yaşanan işçi katliamını gördüğünde bir kez daha yandı.

Paylaş

Eren ERGİNE
Erkan SARIOĞLU
İstanbul


İnşaat İşçisi Selahattin Topal’ın yüreği, haberlerde Soma’da yaşanan işçi katliamını gördüğünde bir kez daha yandı. Topal, 2 yıl önce Marmara Park inşaatının şantiyesinde 11 işçinin öldüğü yangında yeğenini ve amcasını kaybetmiş. “İşçiler ölse de bundan ders çıkarılmıyor” diyen Topal, ölümlerin durması için Soma faciasının arkasının bırakılmaması ve işçilerin birlik olup harekete geçmesi gerektiğini söyledi.

Topal’ın, Marmara Park yangınında hayatını kaybeden yeğeni İsa Topal  22 yaşındaymış. 1 ay sonra evlenecekmiş. Amcası  Seyfettin Topal ise 38 yaşında 3 çocuk babasıymış. Kazadan sonra birçok sözler verilmiş tıpkı Soma’da hayatını kaybeden işçilerin ailelerine verilen sözler gibi. Kısa sürede verilen sözler unutulmuş, hayatını kaybeden işçilerin çocuklarına yine kendi çevreleri maddi-manevi destekte bulunmuş. 2 yıl geçmesine rağmen hukuki olarak da bir ilerleme sağlanamamış.

TÜRKİYE GİBİSİ YOK!

İlerleme bir yana savcı işçileri suçluyormuş: “Savcı yüzde 90 işçiler suçlu diyecek nerdeyse. Allah’tan mahkeme başkanının inancı var, avukatlar dik duruyor yoksa bu davayı çoktan istedikleri gibi bitirirlerdi.” Birçok ülkede çalıştığını ancak Türkiye’deki gibi ölümlerin bir örneğini görmediğini anlatan Topal, “Kazakistan’da işçilik yaptığım sırada bir işçi iş kazasında hayatını kaybetti. Mahkeme sonuçlanana kadar işçiler çalıştırılmadı. 301 işçi öldü, daha mahkeme süreci yeni başlamışken işçiler iş başı yapmak zorunda kaldı. Olası ölümlere açık kapı bıraktılar. Marmara Park’ta 11 işçi hayatını kaybetti ancak hâlâ ders çıkartılmadı, işçiler hâlâ çadırlarda kalıyor, hiçbir tedbir alınmadan güvencesiz şekilde çalıştırılıyor” diye konuştu. Topal, Marmara Park ve Soma’da yaşanan iş cinayetlerinin sebebinin masa başında yapılan işyeri denetimleri olduğunu vurguladı.
Topal aynı zamanda eski bir maden işçisi. 11 yıl Malkara/Uzunköprü madeninde çalışmış. Soma’da yaşanan katliamı duyar duymaz Soma’ya giden Topal, resmi açıklamaları da dikkatle izlemiş: “Bu ölümler gerekli tedbir alınsaydı önlenebilirdi.”

Soma’da hayatını kaybeden 301 işçinin ailesinin birlik içinde hareket etmesi gerektiğini söyleyen Topal, “Bütün davalara eksiksiz katılmalılar. Yaşananları gündemden düşürmemeliler. Davayı takip edenlerin sayısı azaldıkça hakim ve savcılar nasıl olsa aileler bu işin peşini bıraktılar diyerek ona göre karar verebilir. İşçiler olarak da ölülerimize sahip çıkmalıyız. Önce işi, sonra hayatı durdurmalıyız” diye konuştu.

MEDYAYA ÇAĞRI

Topal, Soma’da yaşananların gündemde kalabilmesi için medyaya büyük rol düştüğünü söylüyor. Medyanın ele almaması durumunda olayın hemen gündem dışı kaldığına dikkat çeken Selahattin Topal, “Marmara Park’ta 11 işçi öldüğünde 1 ay sonra aynı süreci yaşadık. Görkemli bir açılış yapıldı, herkes alışverişe gitti; ama kimse burada işçiler öldü buradan alışveriş yapmayalım diye boykot yapmadı. Ölümlere çok çabuk alışıyoruz ve kısa sürede hayat akışına devam ediyor. Sendikalar görevlerini yerine getirmiyor. İşçinin parasını yiyorlar işçinin hakkına sahip çıkmıyorlar. Olaylar olmadan önce konuşmak yerine her şey bittikten sonra konuşma yapıyorlar” dedi.

İŞÇİNİN HALİNDEN İŞÇİ ANLAR

MHP’ye oy veren Selahattin Topal, ancak Devlet Bahçeli’nin iyi muhalefet yapmadığını söyledi. 301 işçinin öldüğü facianın hemen ardından AKP, CHP ve MHP’nin cumhurbaşkanı seçimi derdine düşmesini eleştiren Topal şöyle devam etti: “2002’den beri oy kullanmıyorum, hepsi menfaat peşinde. Kim Atatürkçüyüm, milliyetçiyim, dindarım dediyse anamızı ağlattı. 550 milletvekili var bir tane işçi yok aralarında. Biz parasız adamız, o yüzden Mecliste yerimiz yok, işçilerin önü açılmıyor. İşçinin olmadığı bir Meclisten işçi lehine yasa çıkması mümkün değil. İşçinin halinden işçi anlar. Siyasi partilerde üst kademlere çıktıkça işçiden bahsedilmez oluyor. Hep alt kademede kalıyoruz. Mahallerde, sokaklarda siyasi partiler adına işçiler koşturuyor ama iş yönetim kademesine gelince öyle olmuyor. Bu durum değişmeli ki bu kadar iş cinayeti yaşanmasın. Ben MHP’liyim ama işçi birisi AKP, CHP, MHP veya BDP’den aday olsun ona oyumu veririm yaşantımız aynı olmalı beni anlamalı!”

ÖNCEKİ HABER

Sendika, üyelerine yasını yaşatmadı

SONRAKİ HABER

Ankara'ya gelen tutuklu anneleri: Çözüm bulunana kadar ayrılmayacağız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa