23 Mayıs 2014 10:00

Hükümet kiralamamış madenin sahibiymiş

Soma’da facianın yaşandığı madenin “rödovans” (kiralama) yöntemi ile değil “taşeronlaştırma” ile işletildiği ortaya çıktı. Hükümetin, “Meclise gelirse duman oluruz” dediği Sayıştay raporlarına göre, katliamın yaşandığı ocakta Türkiye Kömür İşletmeleri ile Soma Kömür İşletmeleri arasında hizmet alım sözleşmesi yapılmış. Yani bu ocakta günlerdir söylendiği gibi rödovans (kiralama) değil, Kamu İhale Kanunu’na göre yapılmış hizmet alım sözleşmesi söz konusu.

Paylaş

Soma’da facianın yaşandığı madenin “rödovans” (kiralama) yöntemi ile değil “taşeronlaştırma” ile işletildiği ortaya çıktı. Hükümetin, “Meclise gelirse duman oluruz” dediği Sayıştay raporlarına göre, katliamın yaşandığı ocakta Türkiye Kömür İşletmeleri ile Soma Kömür İşletmeleri arasında hizmet alım sözleşmesi yapılmış. Yani bu ocakta günlerdir söylendiği gibi rödovans (kiralama) değil, Kamu İhale Kanunu’na göre yapılmış hizmet alım sözleşmesi söz konusu.

İşte Sayıştayın Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Kurumu Sınırlı Sorumlu Ege Linyitleri İşletmesi Müessesesi 2012 başlıklı raporundaki bilgiler, Soma’daki soruşturmanın ve katliamın bütün seyrini değiştirebilecek nitelikte.

Sayıştaş raporunun yanı sıra Önceki gün Meclis KİT Komisyonunda, TKİ Genel Müdürü Mustafa Aktaş, madenin ‘rödovans’ değil hizmet alımı yoluyla işletildiğini açıkladı.

TAZMİNATLAR TEHLİKEDE Mİ?

TKİ ile  Soma Madencilik AŞ arasındaki hukuki ilişkinin “rödovans” adı verilen kiralama yöntemi nedeniyle işçilerin maddi ve manevi tazminat taleplerini TKİ’den istemeyecekleri gündeme gelmişti? Çünkü, Maden Kanunu’na 2010 yılında eklenen bir maddeyle rödovans sözleşmelerinde kamunun sorumluluğu kaldırılmıştı. Bu sebeple şirketin iflas etmesi ya da mal varlığı tazminatları ödemeye yetmezse mağduriyetlerin yaşanabileceğine dikkat çekilmiş, “İşçilerin tazminatları tehlikede mi?” sorusu gündeme gelmişti. Sayıştay raporları ve TKİ Genel Müdürünün itirafı söz konusu tazminat tehlikesini bertaraf ederken hükümetin olası bir durumda tazminattan kaçmasının önünü kesmiş oldu.

YILDIZ’IN SORUMLULUĞU


Gelişmeler, Soma’da 301 işçinin hayatını kaybettiği faciayla ilgili olarak “Siyasi sorumluluğu üstleniyorum” diyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın aynı zamanda idari sorumlu olduğunu da ortaya koydu.

Sayıştayın asıl işverenin TKİ olduğuna, alt işverenle birlikte sorumluğuna dikkat çektiği raporu, gerçek işveren olarak TKİ yönetimi hem cezai, hem hukuki sorumlulukla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

TKİ’nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı olması TKİ yöneticileri ile birlikte Yıldız’ın da savcı tarafından soruşturmaya dahil edilmesi zorunlu kılıyor.

SOMA’YA KILIF YASASI!

Çalışma Bakanı Faruk Çelik, Som faciasının ardından taşeron sorununun çözümü için torba yasanın çıkması gerektiğini iddia etti. Oysa Bakanın sözünü ettiği torba yasa ile kamunun yaptığı tüm asıl işlerin hiçbir koşul aranmaksızın şirketlere devredilmesi mümkün olacak. Bu devir artık “taşeron” ilişkisi de sayılmayacak ve kamunun sorumluluğu asgariye inecek.
Torba yasa, sorunu çözmek bir yana, Soma’daki hukuksuzluğu, yasal kılıf getiriyor. Torba yasanın 2. maddesinin 3. fıkrasında, “İdarelere ait bir işyerinde yürütülmekte olan işin tamamına ilişkin hizmetler için işyerinde idarenin kendi personeli çalıştırılmaması kaydıyla ihaleye çıkılabilir” deniliyor. Ardından bu düzenlemeye atıf yapılarak torba yasanın 5. maddesinin 1. fıkrasında idareye ait işyerlerinde “Mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işin tamamının başka bir işverene verilmesi alt işverenlik ilişkisi oluşturmaz” deniyor.
Bu iki düzenlemeye göre, kamu tarafından yürütülen tüm asıl işler, koşul aranmadan özele ihale edilebilecek. Böylece Soma’daki hukuksuz taşeronluğa kılıf uydurulacak. 
(EKONOMİ SERVİSİ)

ÖNCEKİ HABER

Ben Mustafa, Madenci Mustafa

SONRAKİ HABER

İran: Müzakere değil, direniş ve mücadele şartları var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa