Bu acıların hesabını verin!

Bu acıların hesabını verin!

Soma’da yaşanan madenci katliamında ölen işçi sayısı 274’e yükseldi. Yüzlerce işçiye halen ulaşılamadı. EMO açıkladığı raporuyla madende yaşanan eksikliklere dikkat çekerken, hükümet yetkilileri katliamı gizlemek için ellerinden geleni yaptı. Somalılar maden yetkililerine ve hükümete tepkili.

Soma acılı. Soma’da feryat var. Türkiye tarihinin en büyük işçi katliamının yaşandığı Soma’da resmi makamlarca ölü sayısı en son 274 olarak açıklandı. Ama madenin derinliklerinde çıkarılmayı bekleyen daha yüzlerce işçi var. Çoğundan ümit kesilmiş. Bu nedenle ölü sayısının 400’e yaklaşacağı söyleniyor. Soma öfkeli. Hastane morguna bile çevik kuvvet polisleri yığan hükümet yetkilileri, katliamı gizlemek için ellerinden geleni yaptılar, madenden çıkarılan ölü bedenlere oksijen maskesi bile taktılar. Ölen işçilerin yakınlarının çığlıkları, işçilerin açıklamaları bu çirkin maskeyi parçalıyor.

CENAZELER DEPOLARA SIĞMADI!

Cenazelerin konulduğu Manisa Kırkağaç’ta kavunların saklandığı soğukhava deposu ve yine morga dönüştürülen 2 TIR yetersiz kalınca, bu kez İzmir’in Kınık ilçesindeki soğukhava deposu kullanılmaya başlandı. Yaklaşık 150 işçinin cansız bedeninin bulunduğu depo önünde aileler gün boyu bekledi. Depo görevlisi belli oldukça hayatını kaybedenlerin isimlerini okudu. Torununu kaybeden 70 yaşındaki Fatma nine, “Gitti torunum, gitti kınalı kuzum” diyerek feryat etti.

EN ACI TEŞHİS

Maden ocağından çıkan cenazeleri yüzlerinden tanıyamayan aileler, Kırkağaç’a gelerek soğuk hava depolarındaki fotoğraflardan yakınlarını teşhis etmeye çalıştı. Fotoğraflar, bilgisayarların yanı sıra projeksiyon cihazıyla perdeye yansıtılarak da izletildi. Yakınını tespit edemeyen ailelerin bazıları, projeksiyon cihazı ve bilgisayar kullanan görevlilerden tekrar tekrar göstermelerini istedi.

Madenci yakınları yetkililerden bir söz duyabilmek için çırpındılar gün boyu. Hükümet adına tüm açıklamaları katliamın sorumlusu şirketin maden ocağını övgülerle açan yapan Enerji Bakanı Taner Yıldız yaptı. Patrondan bilgi aldıklarını söyleyen Yıldız, şirkete toz kondurmadı. Yıldız’ın açıklamaları maden önünde bekleyen işçi yakınlarının tepkisiyle karşılanırken madenden çıkan bir işçi cenazene “Mustafam Mustafam” diyerek sarılan bir annenin çığlıkları yürekleri dağladı.

BU NASIL VİCDAN

Katliamın yaşandığı madenin yakınında bulunan İmbat ve Demir Export madenlerinin patronları ise işçileri çalışmaya zorladı. İşçiler yerin altında ölmüş insanlar olduğunu, yakınları, arkadaşları o haldeyken çalışmayacaklarını söyleyerek madene inmeyi kabul etmedi.

AMİRLERİ BIRAK PATRONA BAK!

Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Durdu Kavak’ın açıklamaları ise akıllara durgunluk verici. Kavak “Sorumlu kim?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Soruşturma başlatıldı, ancak ilk etapta gözaltına alınacak amirler de işçilerle birlikte hayatını kaybetmiş durumda.” Söz patrona gelince Kavak “İş müfettişleri kusur durumunu ve sorumluları tespit edecek, tedbirlerde nerede sorun var, bunlardan kimler sorumlu, vardiya amirinden tutun da şirket genel müdürü ve şirket sahibine kadar gider bu olay. Müfettiş raporlarının sonucuna göre gözaltılar yapılır. Kusuru olanlar varsa tespit edilir. Kusuru varsa şirket sahibi de sorumlu olur. Ölü sayısı kesin olarak tespit edilmediği için bu konuda henüz bir şey söyleyemem” dedi.

‘İŞÇİ OLMAYAN’ İŞÇİLER

Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın madende “madenci olmayanların da” bulunabileceği sözüne ise işçiler açıklık getirdi. İşçilerin anlatımına göre 15 yaşında çocukları çıkar adı altında çalıştırıldığı Soma Kömürcülük’te, “götürü usulü” çalışanlar da var. Bu işçilerle, örneğin 2500 kilo kömür üzerinden anlaşma yapılıyor, bu işçi madene inip bu miktarda kömürü çıkardıktan sonra işi bitiyor. Sigortasız çalıştırılan bu işçilerin kayıtları da tutulmuyor.

SOMA KÖMÜR’DEN AÇIKLAMA YAPILDI

Soma Kömür İşletmeleri AŞ’den yapılan açıklamada 450 işçinin sağ kurtarıldığı, 80 işçinin de tedavi gördüğü bildirildi. Şirket yaptığı açıklama ile “trafo patlaması” iddiasından geri adım atarak “Madende çıkan yangının sebebi henüz tespit edilememiştir” dedi. Açıklamada, ölümlerin karbonmonoksit gazı nedeniyle yaşandığı belirtildi. İşçilerin açıklamalarına karşın madende çocuk ve kayıtdışı işçi çalıştırılmadığı iddia edilen açıklamada, taşeron çalışma sisteminin de uygulanmadığı, tüm malzeme ve ekipmanların teknik olarak en üst düzeyde olduğu savunuldu. “Götürü usulü” çalışmaya ilişkin ise bir açıklama yapılmadı. Madende son denetimin mart ayında gerçekleştirildiği ve usule aykırı bir durum tespit edilemediği söylenen açıklamada “Geçmiş dönemlere ait herhangi bir kapatılma cezası alınmamış, ciddi bir kaza yaşanmamıştır” denildi.

MADENCİ İKİZLER BİRLİKTE ÖLDÜ

Maden faciasında 32 yaşındaki ikiz kardeşler İsmail ve Süleyman Çata da yaşamını yitirdi. Aynı gün asker giden, 11 yıl önce madende birlikte işe başlayan, aynı düğünle evlenen iki kardeş son yolculuklarına da birlikte uğurlandı. Oğullarının cenazesini teslim alan Ahmet Çata, Bayat Köyü’ne götürdü. Cenazede töreninde Çata kardeşlerin yakınları güçlükle ayakta durabilirken, gözyaşları sel oldu. İkiz evlatlarını kazada yitirmenin verdiği acı ile baygınlık geçiren Sevim Çata’ya yakınlarının destek olmaya çalıştı. Baba Ahmet Çata, “İkizlerim, birlikte okudu, birlikte büyüdü, birlikte evlendi. Usta birer madenci olan oğullarım ile hep övündüm. Bu acıyı yaşayacağım aklıma gelmezdi” dedi.
Faciada hayatını kaybeden maden işçilerinden evli ve 4 çocuk babası, 39 yaşındaki Tuncay Şahin de İzmir’in Kınık ilçesinde toprağa verildi. 14 yıldır maden işçiliği yapan Şahin’in cenaze töreni sırasında kardeşi Neslihan Yıldırım ve yakınları gözyaşlarına boğulup, ağıtlar yaktı. (İŞÇİ SENDİKA SERVİSİ)


EMO: TRAFO DEĞİL KÖMÜR YANGINI

EMO İzmir Şubesi heyeti Soma’da önceki gece yaptığı incelemenin  ardından açıklama yaptı. Açıklamaya göre olay adım adım şöyle gerçekleşti:
* Ocağın yaklaşık 700. metrede kömür yangını ve yangından kaynaklı kısmi göçük oluştu
* Taze hava sağlayan fanların etkisiyle yangının duman etkisinin yayıldı, uzun süre sonra fanların çalışma yönlerinin değiştirildi, bu arada çok sayıda işçinin yayılan duman ve yangından etkilendi. (yanık ve zehirlenme)
* Yangın kamuoyuna yansıyan ilk açıklamalarda olduğu gibi elektrik kaynaklı değildi.
* Maden içerisinde zehirleyici ve patlayıcı gazları algılayacak ve havalandırma sistemlerini yönetecek sistemler yetersiz ve eskiydi.

İLK FİRMA RİSK NEDENİYLE BIRAKTI

EMO’nun açıklamasında maden ocağının geçmişiyle ilgili önemli bilgiler de paylaşıldı. Buna göre 2007 yılına kadar Ege Linyit İşletmeleri adı altında kamuya ait bir devlet kuruluşu olan tesisin yer altı işletme kısmı özelleştirildi ve taşeronlaştırıldı. Önce Park Holdinge devredildi sonrasında ise Soma Kömür İşletmeleri AŞ tarafından işletilmeye başlandı.
İlk işletmeci firma tesisteki riskleri göze alamadığı için bir yıl sonra işi bıraktı, bu süreçten sonra mevcut firma tesisi işletmeye başladı ve alt taşeronlarla birlikte binlerce işçinin tesiste çalışmaya başladı. EMO’nun açıklamasında ayrıca, “Heyetimiz tarafından tesiste inceleme yapılmamasına rağmen sağlıksız işletme ve bakım koşulları, yeterli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle ortaya çıktığı öngörülen bu facianın bilimsel ve teknik yeterliliği olan, bağımsız denetim kuruluşları tarafından detaylı bir şekilde araştırılması ve kamuoyu ile paylaşılması gereklidir” denildi. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net