15 Mayıs 2014 06:00

Katliama giden duble yol

Soma Holding adına, şirkete ait İnternet sitesinin ana sayfasında, yaşanan ölümler nedeniyle yapılan açıklamada şöyle denildi: “Trafo patlaması sonucunda göçük oluştu. Kurtarma çalışmaları devam ediyor.” Hükümete göre ise olay ‘elim bir kaza’.

Paylaş

Bülent FALAKAOĞLU
İstanbul


Soma Holding adına, şirkete ait İnternet sitesinin ana sayfasında, yaşanan ölümler nedeniyle yapılan açıklamada şöyle denildi: “Trafo patlaması sonucunda göçük oluştu. Kurtarma çalışmaları devam ediyor.” Hükümete göre ise olay ‘elim bir kaza’.
İşin aslı öyle değil. Ölümlere çift (duble) yol döşenmiş. Yolun birini bizzat Soma Holding’in döşediğini sahibi Alp Gürkan, Hürriyet’ten Vahap Munyar’a anlatmış. Demiş ki Gürkan, “Türkiye Kömür İşletmeleri, Soma’da kömürü kendisi çıkarırken tonunu 130-140 dolara mal ediyordu. Biz ihaleye girip, tonunu TKİ’ye rödovans (maden ocaklarının işletmesinin kiraya verilmesi) payı dahil 23.80 dolara çıkarma taahhüdü verdik.”
140 dolardan, TKİ’ye verilecek kira bedeli de dahil, maliyet nasıl olacak da 23 dolara düşecek.
Nasıl olacak bu büyük düşüş?
Gürkan işin formülünü şöyle vermiş: Özel sektörün çalışma tarzı.
Nedir o çalışma tarzı?
Hepimizin bildiği gibi, daha az işçiyle daha çok kömür çıkarmak. İş güvenliği maliyetlerini ortadan kaldırmak ya da en az indirmek. Riskli rezervlere gözünü karartarak (Yani işçinin canını hiçe sayarak) ilerlemek. Ucuza çalıştırmak, işçileri sosyal güvencesiz ocağa indirmek ve benzeri.

MALİYET İŞÇİNİN ÜZERİNE DÜŞER!

Maliyet işçiyi daha çok sömürerek, canına kastederek olabileceği gibi teknolojik bir atılımla da olabilir.
Şirket yetkililerinin ve bazı basın organlarının iddiası o yönde. Diyorlar ki; “İşletme teknolojik olarak çok ilerde. Çok donanımlı bir işletme. Kömürü artık mekanize pano çıkarıyor işçiler makine başında duruyor. Şirket iş güvenliği kurallarına titizlikle uyan teknolojiyi kullanıyor.”
Soruyoruz öyleyse, trafonuz neden patladı? Yoksa trafonuz maden ocaklarına uygun yüksek standartlı değil miydi. Trafo yüksek korunaklıydıysa bir hata olmadan trafonun patlaması imkansız değil mi?
Ocakta çalışan herhangi bir makine veya cihazın, içinde alev ya da başka bir olumsuzluk olması durumunda bunu ortama yansıtmaması gerekmaz mi?
Bu nasıl bir güvenlik anlıyışı ki, şu ana kadar Allah’tan rahmet dilemenin dışında kamuoyuna
ocaktaki karbondioksit, karbonmonoksit ya da başkaca gazlar hakkında bilgi vermiyor. Yoksa yüksek güvenliği bu ölçümleri yapmaya yeterli değil mi?
‘Trafo patladı, elektrikler kesildi, asansörler çalışmadı’ diyenlere soruyoruz.
Asansörlerin devre dışı kalmaması için onları çalıştıracak yedek jeneratör yok mu?
Ortada açık bir yalan var, güvenlik yok! Sömürü çok. İşçilerin anlattıkları çarpıcı: Kart basıp ocağa giriyoruz ama kartları dışarıdan temin edebiliyoruz. Kayıtsız kaçak girebilmek olası.  
Götürü işi anlaşıp madene inenler var. Sayının verilmemesi gizleme amaçlı olduğu kadar aynı zamanda çalışan işçi sayısının tam olarak bilinememesinden de kaynaklı!
Ölüme giden yollardan birinin nasıl döşendiği çok açık değil mi?
Maliyetler işçinin üzerine böyle bildik yöntemlerle düşerken ve şiket büyüdükçe büyüyor.
TKİ’den işletme hakkını 2005 yılında devraldıktan sonra Allah’ın ‘Yürü ya kulum’ dediği şirket hızla devleşti, Türkiye’nin en büyük özel kömür üreticisi oldu.

YOLUN DİĞERİ HÜKÜMETTEN

AKP iktidrarının 10 yıllık iktidarında kömür ve linyit işletmelerine ilişkin veriler ortada. Resmi verilere göre 2003-2012 yıllarını kapsayan 10 yılda, kömür ve linyit madenlerinde 70 bin 259 kaza olmuş.
Ölümlü maden kazalarında (cinayetlerinde) Avrupa’yı dörde katlayan, Dünyada açık ara önde olan tablonun yaratıcısı AKP. Taşeronlaştırma, özelleştirme politikalarına yol vermenin vahim sonucu bu tablo.
Taş kömürü üretiminin Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ve taşeronları tarafından yapılması dışında 2000 yılı sonrasında özel işletmeler tarafından da üretim yapılıyor. Kazalar sonucu meydana gelen ölüm sayılarına TTK ve özel işletilen maden ocakları ayrımında bakıldığında milyon ton üretim başına düşen ölüm sayısının özel işletmelerde daha fazla olduğu görülüyor. Bu bir tesadüf değil!
Soma’da da mızrak çuvala sığacak gibi değil. İhmal olmasa, denetimsizlik olmasa, işçinin hayatı sudan ucuz olmasa bu cinayet yaşanmazdı. Ortada kaza değil tam teşekküllü bir cinayet var. Yeryüzündeki karanlığın yer altını boğmasıdır bu. Yeryüzünden yer altına duble katliam yolu döşenmiştir. 

ÖNCEKİ HABER

Ölüm ve kaza çığ gibi

SONRAKİ HABER

UNISON Konferansı'nda Türkiye'deki baskılar konuşuldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa