EMEP: Katliamın nedeni, patronların sömürü tutkusu

EMEP: Katliamın nedeni, patronların sömürü tutkusu

Emek Partisi (EMEP) tarafından yapılan açıklamada, 'Hükümet ve devlet yetkililerinin iddia ettiği gibi Soma’da yaşanan olay bir iş kazası olarak nitelendirilemez. Tam tersine, ortada bir kaza ya da kader değil düpedüz katliam vardır!' denildi.

Dün Manisa Soma’da, Soma Kömürleri A.Ş’ye ait bir madende çok sayıda işçinin hayatını yitirmesine dair Emek Partisi (EMEP) tarafından yazılı bir açıklama yapıldı.

"İşçi sınıfımıza ve ölen işçilerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz." cümlesiyle başlayan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Hükümet ve devlet yetkililerinin iddia ettiği gibi Soma’da yaşanan olay bir iş kazası olarak nitelendirilemez. Tam tersine, ortada bir kaza ya da kader değil düpedüz katliam vardır!

İlgililerin açıklamalarına göre, 12 yıllık AKP iktidarı döneminde iş cinayetlerinde 14 bini aşkın işçi yaşamını yitirmiştir. Soma Katliamı, bu iş cinayetlerinin zirvesi olmuştur.

Bütün bu cinayetler, emek düşmanı bir politikanın sonucu olarak yaşanmaktadır. AKP iktidarı ve daha önceki iktidarlar tarafından da uygulanan neo-liberal politikalar; özelleştirme, taşeronlaştırma, daha az işçiye daha çok iş yaptırma, performans arttırılması diyerek sömürüyü katmerleştirme politikaları; bütün bu cinayetlerin sebebidir.

Soma Kömür İşletmelerinde sık sık madenci ölümlerinin yaşanması nedeniyle TBMM’ye 20 gün önce CHP, MHP, BDP milletvekilleri tarafından verilen “Araştırma Komisyonu kurulması” önerisi AKP milletvekillerinin oyları ile ret edilmiştir.

HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel’in soru önergesi ise; ilgili bakanlık tarafından, işletmelerin sık sık denetlendiği yönünde cevaplanarak adeta geçiştirilmiştir.

Soma Katliamı’nın yaşandığı Maden’in yöneticileri önceki açıklamalarında özelleştirmenin nimetleri üzerine övgüler yapmış, çıkardıkları kömürün maliyetini yüzde altmış azaltmakla övünmüşlerdi. Demek ki, maliyet işte böyle azaltılmaktadır! İşçi sayısını azaltarak bir işçiye daha çok iş yaptırma, tecrübeli işçileri işten çıkarıp daha ucuza yeni ve tecrübesiz işçi çalıştırma, taşeronlar eliyle bilgisiz ve deneyimsiz işçileri istihdam etme, işyerine sendika sokmayarak en temel haklardan dahi işçilerin yararlanmasını önleme, giderleri azaltma adına her türlü güvenlik önlemi için harcanan parayı kısma, işçi güvenliği ve sağlığı kurallarına uymama, iktidar partisi ile içli dışlı olup denetimden kurtulma vb. yöntemler; maliyet azaltma olarak övünülen uygulamalardır ve göz göre, göre katliama yol açmıştır. İş cinayetleri ve son katliam elbette kader değildir. İş cinayetleri patronların kâr hırsına, mevcut sömürü düzenine son verildiğinde sona erecektir. Partimiz sömürü düzenine son vermek için mücadele etmektedir. Yitirdiğimiz işçi kardeşlerimiz için ne kadar üzülsek azdır. Fakat, onlar için yapabileceğimiz en iyi şey sömürü düzenine karşı birleşmek ve mücadeleyi yükseltmektir."

SELMA GÜRKAN; GENEL EYLEM ÇAĞRISINA GÜÇLÜ KATILIM ÇAĞRISI YAPTI
Soma'ya giderek katliamın yaşandığı bölgede incelemelerde bulunan EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ise şu açıklamayı yaptı:

"Madende örgütlü T. Maden-İş Sendikası yönetiminin tavrı ne yazık ki en az hükümet ve maden patronları kadar facianın “olabilir bir iş kazası” olduğuna kamuoyunu ikna etmek biçiminde olmuştur. Türk-İş yönetimi ise DİSK, KESK, TTB ve TMMOB’un katliamın hesabını sormak için 15 Mayıs’ta ortak genel eylem örgütlemek çağrısına olumsuz yanıt vermiş, bir hafta boyunca “Her gün 3 dakika iş bırakma” kararıyla işi geçiştirmeye yönelmiştir.

Cinayetin üstünün örtülmesi girişimleri kabul edilemez!

Üç gün ulusal yas ilan etmek AKP hükümetinin cinayetteki payını hafifletmez. Hükümet cinayetteki sorumluluğunu kabul etmeli bunun gerektirdiği adımları atmalıdır. Başta enerji ve çalışma bakanları olmak üzere, sorumluluğu bulunan yöneticiler istifa etmelidir. Maden patronları yargılanmalı ve cezalandırılmalıdır. Yaşamını yitiren işçilerin aile ve çocuklarının geleceği Soma maden patronundan tahsil edilmek suretiyle devlet güvencesine alınmalıdır.

Güvenli çalışma ortamı sağlanıncaya kadar işçi ücretleri ve sosyal hakları ödenmek koşuluyla tüm madenlerde üretim durdurulmalıdır. Özelleştirme ve taşeronlaştırma uygulamalarına son verilmeli, madenler kamuya iade edilmelidir. Taşeron yasası TBMM gündeminden geri çekilmelidir.

Kadın ve erkek işçiler, emekçiler, gençler, vicdan sahibi tüm yurttaşlar;

Bu katliam karşısında sessiz kalmak “iş kazası” adı altında yeni cinayetlere davetiye çıkartmak anlamına gelecektir. Yeni katliamlar yaşanmasın diyorsak DİSK, KESK, TTB ve TMMOB’un genel eylem çağrısına bulunduğumuz her yerde en güçlü ve kitlesel biçimde katılarak sorumlulardan hesap soralım. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net