Tatil, bazı çocuklar için ‘çalışmak’ demek

Tatil, bazı çocuklar için ‘çalışmak’ demek

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (İLO) dünyada 15 yaşından küçüklerin çalışmasını yasaklanması ve çocuk işçiliğinin kötü koşullarının ortadan kaldırılmasına dönük olarak hazırladığı Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne taraf olmasına rağmen Türkiye’de &Cc

İsmail Eskin

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, Türkiye’de 6-17 yaş grubundaki çocuk sayısı yaklaşık 17 milyon. Bunun yüzde 5.9’u yani 958 bin çocuk, bir şekilde ekonomik faaliyetlerde kullanılıyor. Okula devam eden 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 2’si ekonomik bir işte çalışırken, okula devam etmeyen çocukların da yüzde 26.3’ü çalıştırılıyor. Türkiye genelinde 6-17 yaş grubunda okula devam etmeyen, okulu terk eden çocukların devam etmeme nedenleri incelendiğinde de, okul masraflarını karşılayamama en yüksek oran (yüzde 22.4) olarak çıkıyor. Derslerde başarısız olma, okula ilgi duymama yüzde 15.4, ailenin izin vermemesi yüzde 14.

EV İHTİYAÇLARINA DESTEK OLUYORLAR

Türkiye’nin özellikle metropol kentlerinde, caddelerde araba camlarını silmeye çalışan, su, simit, peçete satan çocukların büyük bir çoğunluğu ilköğretim eğitimini sürdüren 06-18 yaş arasında çocuklardan oluşurken, bu çocukların büyük bir kısmı bölge illerinden göç eden Kürt ailelerin çocuklarından oluşuyor. İstanbul’un iki yakasında otobüs terminallerinde kızgın güneşin sıcağından kararan yüzlerine rağmen su satan çocuklardan Bilal ve Davut Çınar kardeşler, Batman’dan 7 yıl önce İstanbul’a göç ettiklerini söylüyorlar. Sabahın ilk saatlerden itibaren Kadıköy otobüs duraklarına gelip burada gecenin ilerleyen saatlerine kadar su sattıklarını belirten Çınar kardeşlerden Bilal, “Ben 5. sınıfa gidiyorum. Sabah okula gidip, okul çıkışında saat 12’de gidiyorum sucudan su alıyorum. Parasını veriyorum ve buraya gelip su satıyorum. Anneme, babama ve ev ihtiyaçlarına destek oluyorum. Şimdi okul bitmiş 3 ay boyunca su satıp anneme ve babama yardım edeceğim. Tatil bizim için çalışmak demek oluyor” diye özetliyor yaşamını.

‘5 YILDIR ÇALIŞIYORUM’

Bilal’in abisi Davut ise çalışmayı sevdiğini, bunun kendileri için bir avantaj olduğunu belirtiyor. Davut, bu avantajlarını ise şu şekilde açıklıyor; “Haftada bir izin günümüz var. Dışarıda boş dolaşacağımıza çalışmak bizim için daha iyi oluyor. Günlük olarak 20-25 TL kazanıyoruz. Ailemizden para istememek ve katkıda bulunmak için gelip burada çalışıyoruz, zor olsa da mecburi çalışmamız lazım. Biz de bütün çocuklar gibi tatil yapmak istoruz; ama ailenin ekonomik durumundan kaynaklı onun için çalışıp tatil yapamıyoruz. Beş yıldır çalışıyorum daha önceden bir tamircide çalıştım şimdide su satıyorum.”

Çınar kardeşler ile birlikte Kadıköy otobüs durağında su satan ve ailesinin geçimine katkı sunmak için çalışmak zorunda olduğunu belirten çocuklardan Kadir Bozkurt (16) ise, Kars’tan göç ettiklerini ve ailesinin ekonomik durumunun iyi olmadığını söylüyor. Okullar tatil olduğunda diğer çocuklar gibi tatil yapma gibi bir durumlarının olmadığını belirten Bozkurt, “Okul bitti tatil oldu. Şimdi de gelip arkadaşlarımla birlikte çalışıyorum. Akşam olduğunda kazandığımız parayı paylaşıyoruz. Eve gelir sağlayabilmek için çalışıyorum. Bütün insanların tatil yaptığı gibi ben de eğlenmek, oynamak ve tatil yapmak isterdim, ama ne yapayım, durumumuz kötü elden ne gelir çalışmak zorundayım” diye belirtiyor.

‘ANTALYA’DA TATİL YAPMAK İSTERDİM’

Yine Taksim’de otobüs durağında da aynı manzara yaşanıyor. Yolcuların ve otobüs şoförlerine soğuk su yetiştirmeye çalışan çocukların hızına yetişmek oldukça zor. Çünkü akşam olmak üzere ve bir an önce kazandıkları para ile evlerine dönmek istiyorlar. Bu çocuklardan biri olan Mehmet Fatih Durmuş, Ağrı’dan İstanbul’a göç eden bir ailenin çocuğu Mehmet, gelen yaz tatilinin kendisi için hiçbir anlam ifade etmediğini, çünkü sadece yaz aylarında değil okul dönemlerinde de çalışmak zorunda olduklarını söylüyor. Mehmet, “Çocuklar var ve ailem gelir bekliyor yoksa ben de tatil yapmak isterdim. Örneğin Antalya ve benzeri gibi yerlerde gezmek, eğlenmek ve tatil yapmak isterdim” diyor.

MAZLUM’UN HAYALİ BİR EV...

Çalışan çocuklardan en dikkat çekici olanı ise 10 yaşındaki Mazlum. Mazlum Örnek, Mardin’den göç eden ailesi ile birlikte İstanbul’un Tarlabaşı semtinde tek odalı bir evde yaşamak zorunda olduklarını ve bu nedenle 5 kardeşine bakmak zorunda olduğunu söylüyor. Mazlum’un hayali ise ailesinin tüm bireyleri ile birlikte kalabilecekleri bir ev alabilmek. Mazlum, yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor; “Ben 10 yaşındayım, işte çalışıyorum su satıyorum. Çok zor oluyor ve bu nedenle çalışmak zorundayım. Çünkü evimiz küçük ve kirada oturuyoruz. Biz 5 kardeşiz hepimiz aynı odada yaşıyoruz. Çoktandır İstanbul Tarlabaşı’nda oturuyoruz. Kendimize ev almak için aileme katkıda bulunuyorum. Onun için çalışmak her ne kadar zor olsa da mecburi çalışıyorum.” (İstanbul/DİHA)

www.evrensel.net