12 Mayıs 2014 10:00

Pazarın enflasyonu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, nisan sonu itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 9.38 ve yurt içi üretici enflasyonu da yüzde 12.98 oldu. Enflasyonun çift hanelere ulaşması faiz ve döviz artışlarını beraberinde getirecek. Ancak biz çarşı pazar esnafına ve vatandaşa enflasyondan nasıl etkilendiğini sorduk.

Paylaş

Tolga Alp TURGUT
Mehmet Emin DEMİREL
İstanbul

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, nisan sonu itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 9.38 ve yurt içi üretici enflasyonu da yüzde 12.98 oldu. Enflasyonun çift hanelere ulaşması faiz ve döviz artışlarını beraberinde getirecek. Ancak biz çarşı pazar esnafına ve vatandaşa enflasyondan nasıl etkilendiğini sorduk.

Kocamustafapaşa’da semt pazarındayız. Sabahın erken saatlerinde geldiğimiz pazarda tezgahlarını kurmaya başlayan pazarcıları görüyoruz ilk önce. Giyim ve tekstil ürünleri satan Yılız Kılıçoğlu’na satışlarının durumunu soruyoruz. Yanıtı, “İş yok, piyasa durgun” oluyor. “Önceden 10 liraya sattığımız gömleği, 5 liraya satabiliyoruz” diyor ve ekliyor: “Vatandaşın alım gücü yok. Biz de kâr değil zarar ediyoruz.”

Pazarın ilk müşterilerinden Nazire Reisgil katılıyor sohbetimize. “Biz emekliyiz istediğimiz gibi alışveriş yapamıyoruz. Torba eve boş geliyor” diyen Nazire teyze, emekli maaşıyla geçinmenin ne kadar zor olduğunu anlatıyor. Bir emekli için domates ve fasulyenin bile pahalı geldiğini, çoğu zaman evde ne pişireceğini bilemediğini dile getiriyor.

ERİĞE, KİRAZA YAKLAŞILMIYOR

Pazarın en eski esnaflarından Bayram Çakır’ın tezgahındayız. “En fazla talep şu an da erik, kiraz ve çileğe var. Ancak satışlar istenilenin altında” diyor. Çocukların vazgeçilmezi olan yaz meyvelerini alıp alamadığını sorduğumuz Fatma Örken’in sözleri de onu doğruluyor: “Kiraz 7 lira, erik 7 lira, çilek 5 lira, muz 6 lira... Ben yiyemiyorum. Torunlarıma elma ve portakal alabildim.” Sebze fiyatlarından da şikayetçi Fatma teyze. Enginarın tanesinin 2 lira olduğunu belirterek, “Dönüp dolaşıyorum ama sadece yaprak aldım” diyor.
Başka bir tezgahtayız. Alışveriş yapanlarla sohbet etmeye çalışıyoruz. Bir teyze “800 lira ücret alıyoruz, ne alabiliriz ki?” diye soruyor. Hemen yanındaki Hayriye Türkkan söze giriyor ve gülerek “Her şey maşallah çok ucuz” diye takılıyor. “Ne var ki evladım ucuz olan? Hem sağlıksız hem pahalı ama mecburuz yiyoruz” diye devam eden Hayriye teyze ağlanacak haline güldürüyor vatandaşı.

GEZİYORSUN AMA ALAMIYORSUN

Pazarda gezinirken “Beyoğlu’nda gezersin” isimli şarkının melodileri çalınıyor kulağımıza. Şarkının nakaratıyla uyumlu “Doldur, doldur, doldur, doldur, gel bana gel” diye bağırıyor pazarın genç esnaflarından Veysi Deli. Neşeli tavırlarıyla dikkat çeken Veysi, haftanın beş günü pazarlarda çalıştığını anlatıyor. “Sabahtan akşama kadar canımız çıkıyor ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz” diyen Veysi de özellikle yaz meyvelerinin pahalı olduğuna dikkat çekiyor. “Kiraz ve çilek çok pahalı. Dört kişilik bir ailenin bu meyveleri alması zor” diyor.
Emekli maaşıyla geçinmeye çalıştıklarını söyleyen Cemile Yücel, “Pazara 100 lirayla geldim, elimde 50 lira kaldı, ama ben istediğim şeyleri alamadım” diye anlatıyor. Enflasyondan nasıl etkilendiğini soruyoruz. Yanıtı, “Enflasyon gelse de fark etmez, zaten emekli parasıyla ne olacak? Baksana kiraza ne kadar? Alamıyoruz” oluyor.
Pazardan ayrılırken aklımızda son bir soru var; Enflasyon yükselirken, halk asgari ücretle geçim mücadelesi verirken, ekonomi nasıl iyiye gidiyor?

 

ÖNCEKİ HABER

‘Pembesiz Mavisiz’ filmler Süpürge’de

SONRAKİ HABER

Artı Gerçek: Açlık grevlerine dair olumlu gelişmeler yaşanabilir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa