Programlarda ‘erken tatil’ şifresi

Programlarda ‘erken tatil’ şifresi

Seçim sürecinin sona ermesiyle birlikte Türkiye’nin önde gelen haber kanallarından NTV’de önce Mirgün Cabas’ın, ardından Banu Güven’in ve Can Dündar’ın programlarından sonra Nuray Mert’in katıldığı Basın Odası adlı tartışma programı erken tatile girdi. Seçim sürecinde yapılan yayınlar ve i

Ekin Karaca

Seçim sürecinin sona ermesiyle birlikte Türkiye’nin önde gelen haber kanallarından NTV’de önce Mirgün Cabas’ın, ardından Banu Güven’in ve Can Dündar’ın programlarından sonra Nuray Mert’in katıldığı Basın Odası adlı tartışma programı erken tatile girdi. Seçim sürecinde yapılan yayınlar ve iktidara yöneltilen eleştiriler nedeniyle bu programların erken tatile çıkarıldığı son günlerde sıkça konuşulur oldu.

Yaşanan süreçle ilgili bianet’e konuşan, Başbakanın “namert” dediği Gazeteci Nuray Mert, NTV’de yaşananları “deprem” olarak nitelendirdi. “Herhalde Başbakan beni doğrudan hedef aldığı için, ayıp olmasın diye benim katıldığım programı bir, iki bölüm daha sürdürdüler” diyen Nuray Mert, “erken tatil”in artık bir şifre haline geldiğini belirtti.

Önümüzdeki sezonla ilgili şu an konuşulmuş bir şeyin olmadığını dile getiren Mert, “Her program sürekli devam edecek diye bir şey de yok. Fakat benim yakışıksız bulduğum, zaten ay sonunda bitecek olan programı iki hafta öncesinden tatil etmenin mantığı ne olabilir?” dedi.

‘TAHAMMÜLSÜZLÜK RESMİ POLİTİKA OLDU’

Basının her zaman çeşitli baskılar altında olduğunu ifade eden Mert, büyük medyanın dışındaki yayınlarda da bunu görmenin mümkün olduğuna dikkat çekerek, 2000’li yılların başında başörtüsünü hak olarak savunduğu için Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği Dergi’sinin röportajını yayınlamadığını açıkladı.

Bunun bir zihniyet meselesi olduğunu dile getiren Mert, “İnsanların, sevmedikleri, beğenmedikleri fikirlere tahammülleri yok. Şimdi geldiğimiz noktada bu artık resmi politika haline geldi. Bu iktidar zaten demokratik bakışıyla tebarüz eden bir iktidar değil” dedi.

‘KENDİNE ‘DEMOKRAT’ DİYENLER TEPKİ GÖSTERMİYOR’

Sadece NTV’de değil, bütün basını saran bir iktidara göre hizalama ortamının olduğuna dikkat çeken Mert, kendisini üzen asıl şeyin “demokratım” diye geçinenlerin birçoğunun kalkıp iktidarı eleştirmek yerine yasaklanan, tutuklanan insanlara yüklenmesi olduğunu söyledi. “Özellikle Ahmet Şık için ‘arkadaşım’ diyen kendini demokrat olarak tanımlayan insanlar, Şık’ın gazetecilik faaliyetleri nedeniyle değil başka şeylerden içeri alındığını iddia ettiler. Meslektaşlarımız maalesef ‘demokratız’ diyor, ancak bu yaşananlara karşı tepki göstermiyor, eleştirmiyor. İktidarlar böyledir. Güçlendikçe daha hoşgörüsüz hale gelebilir. Fakat bunu dengeleyecek bir şey olması gerekir. Bu ülkede asıl üzücü olan şey kendine demokrat, aydın diyen meslektaşlarımızın bu yaşananları doğal karşılaması” diyen Mert, bir ülkenin ‘demokratım’ diyen insanlarının yarısının iktidara uyup, “Evet, bunlar zaten karanlık işlerde” dediği zaman zihinlerin bulandığını ve iktidarın uygulamalarının da meşrulaştığını vurguladı.

‘DAYANIŞMA GELİŞTİRMEMİZ GEREKİYOR’

Başbakanın kendisini hedef aldığı zaman pek çok meslektaşının yanında yer aldığını ve çok güzel tepkiler gösterdiğine değinen Mert, “Ancak maalesef biz iktidarın haksızlıklarına karşı birlik olamıyoruz, birlikte tepki gösteremiyoruz. Beni, beni sevenler savunuyor, başkasını onu sevenler savunuyor. Böyle olmaması lazım. Toplu şekilde dayanışma göstermek gerekiyor” dedi.

28 Şubat sürecinde köşe yazmadığını ve içeriden ne yaşandığını tam olarak bilmediğini belirten Mert, 28 Şubatı ciddi anlamda baskı dönemi olarak yaşamış bir insan olduğunu dile getirdi. Şu an ‘basın özgürlüğü’ diyen pek çok kişinin, 28 Şubat döneminde şu an iktidar olan çevreye çok ciddi baskı uyguladığını belirten Mert, “Bugün ‘basın özgürlüğü’ diyenlerin bir kısmı, o dönem yönlendirilmiş haberlerin ötesinde, dinlemiyorlardı, yok sayıyorlardı, çarpıtıyorlardı. O dönemin mağduru, bugünün iktidarı, elinde iki, üç tane yayın organıyla olanı biteni anlatmaya çalışıyordu. Bu her dönem böyle. Ama her dönem böyle olması, 2011’de daha demokrat olduğunu iddia eden bir iktidarın kendisine geçmişte yapılanların aynısını yapmasını mazur göstermez” dedi. (BİA)

www.evrensel.net