06 Mayıs 2014 18:36

Denizler, Haziran'ın sıcağıyla anıldı

68'in devrimci gençlik önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edilişlerinin 42. yılında bir kez daha Ankara'daki mezarları başında anıldı.

Paylaş

Haber ve Fotoğraflar: Sultan Özer, Tamer Arda Erşin, Hasan Akbaş, Birkan Bulut, Cem Canpolat

68'in devrimci gençlik önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edilişlerinin 42. yılında bir kez daha Ankara'daki mezarları başında anıldı. Karşıyaka Mezarlığı sabah saatlerinden itibaren ziyaretçilerle dolup taştı. Denizlerin mezarları karanfiller ve Gezi eylemlerinde yaşamını yitiren gençlerin resimleriyle süslendi. Ortak anmada ise Denizlerin işçi sınıfı ve ezilen halkların kurtuluşuna olan inancının bugüne de ışık tuttuğu vurgulandı. Denizlerin mücadele arkadaşı Aydın Çubukçu, “Haziran direnişi Denizlerin meydanlarda ayağa kalkışıdır” dedi.

İNSAN SELİ

Karşıyaka Mezarlığı bugün tarihinin en kalabalık günlerinden birine daha tanıklık etti. 6 Mayıs 1972'de idam edilen gençlik önderleri ve THKO'nun kurucuları Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için binlerce kişi mezarlarının bulunduğu Karşıyaka Mezarlığı'na akın etti. Birbirinden bağımsız çok sayıda anmanın yapıldığı mezarlık, sabah saatlerinden itibaren doldu taştı.

Denizlerin mezarlarına yine karanfiller ve sigara paketleri bırakılırken, bu yıl farklı olarak Gezi direnişinde can veren gençlerin fotoğrafları da mezarların yanına kondu.



DENİZLER YİNE BİRLEŞTİRDİ

Denizleri anmak için Karşıyaka'yı dolduranlar, Haziran direnişini günlerini hatırlattı. AKP'ye ve emperyalizme öfke duyan binlerin çoğunluğunun gençler olması dikkat çekerken, işçilerden kamu emekçilerine, CHP'den BDP'ye, Antikapitalist Müslümanlar'dan Alevi örgütlerine, taraftar topluluklarından LGBTİ örgütlerine, kadın-erkek, genç-yaşlı geniş bir kesim Haziran günlerindeki gibi bir aradaydı. Sendika ve meslek örgütlerinin de destek verdiği ortak anma ise mezarlığın 2 Nolu kapısının girişinde yapıldı.

GEZİ ŞEHİTLERİ VE ÇELENK

 “6 Mayıs'tan Gezi'ye, Barış-Bağımsızlık, Devrim ve Sosyalizm mücadelesi sürüyor” yazılı ortak pankartta Denizlerin resimleri, avukatları ve ağabeyleri Halit Çelenk ve Haziran direnişinde yaşamını yitirenlerin resimleriyle birlikte yer aldı. 1 Haziran günü polis kurşunuyla vurularak yaşamını yitiren Ethem Sarısülük'ün ailesinin katıldığı anmada, Denizlerin “Şekibe Ablası”, avukatları Halit Çelenk'in eşi Şekibe Çelenk de ailesiyle yer aldı. Şekibe Çelenk, anmanın başlangıcında hep bir ağızdan okunan Enternasyonel marşına coşkuyla eşlik etti.

SON SÖZLERİ HEP BİR AĞIZDAN

Ortak anmaya DİSK, KESK, TMMOB, Ankara Tabip Odası, EMEP, HDP, BDP, ESP, ÖDP, TKP, SDP, SYKP, Halkevleri, İHD, PSKAD, ÇGD, Ankara 78’liler Birlik ve Dayanışma Derneği ile Devrimci 78’liler Federasyonu'nun da aralarında bulunduğu çok sayıda örgüt destek verdi.

CHP milletvekilleri İlhan Cihaner ve Hüseyin Aygün'ün ile Almanya DİDF'den Ali Çarman'ın katıldığı ortak anmada, Haziran direnişinin simgesi haline gelen “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam” sloganı atıldı. Sık sık, “Yusuf, Hüseyin, Deniz, sürüyor sürecek mücadelemiz”, “Haziran'ın ruhuyla Denizleri yaşatacağız”, “Berkin Elvan, mücadeleye devam” sloganları atılan anmada, Denizlerin son sözleri hep bir ağızdan okundu.

'DENİZLERE YAKIŞIR BİR HAZİRAN'

Denizlerin mücadele arkadaşı ve Emek Partisi (EMEP) GYK üyesi Aydın Çubukçu, Haziran direnişinin “tam da Denizlere yakışır” günler olduğunu söyledi. “Haziran'dan bugüne tam da Denizlerin sevdiği gibi geldik. Haziran direnişinde kaybedilen 8 canımızla, fidanımızla geldik” diyen Çubukçu, şunları söyledi: “Onlar, Denizler gibi severek dövüşmeyi bilenlerdi. Denizin temel özelliği kavgayı severek neşeyle yapmasıydı. Haziran'da yaşamını yitirenler de Denizler gibi dövüştü”.



'DÖVÜŞÜRKEN GÜLMEYİ ÖĞRETTİLER'

Çubukçu, “Denizler bize mücadelenin nasıl olması gerektiğini öğrettiler. Dövüşürken sevmeyi, neşeyle espri yapmayı, birlikte gülmeyi de öğrettiler. Haziran direnişi, Deniz'in ayağa kalkışıdır; Denizlerin meydanlar da 'biz de buradayız' diye bağırışlarıdır. Deniz için 'aramızda' derdik. Bu boş laf değil. Öyle olduğunu Haziran direnişinde gördük. Birileri hala kabus gibi yaşıyor Haziran'ı. Bu daha başlangıç. Daha hiçbir şey görmediniz. Sizin kabusunuz, bizim mutluluğumuzun başlangıcı” dedi. Çubukçu konuşmasını, “Denizler nasıl kazanacağımızı mücadeleyle öğrettiler. Birleşerek dövüştüğümüzde ne kadar güçlü olduğumuzu gördük. Bu daha başlangıç, bu daha başlangıç. Yaşasın devrim ve sosyalizm” sözleriyle bitirdi.

'KOCA ÇINAR' UNUTULMADI

Ardından Denizlerin mezarı başına yürüyüşe geçildi. Gençlik önderlerinin mezarları başında konuşmalar yapan Emek Gençliği üyeleri, devrim ve sosyalizm için Denizlerin miraslarını yaşatma andı içti.

3 yıl önce yaşamını yitiren Halit Çelenk'in mezarı başında da bir anma gerçekleşti. Entarnasyonel Marşı okunan anmada konuşan EMEP Ankara İl Başkanı avukat İlke Işık, “3 yıl önce, 3 fidanın yanına koca bir çınarı uğurladık. Halit Çelenk demek, sosyalizm mücadelesine adanmış koca bir hayat, demektir” diye konuştu.

Işık, Halit Çelenk'ten aldıkları mirası, daha çok mücadele ederek, her 6 Mayıs'ta daha da kitleselleşerek büyüteceklerini söyledi. Eşi Şekibe Çelenk de, bir süre Halit Çelenk'in mezarı başında oturdu. Bu sırada çok sayıda genç, Şekibe Çelenk'in elini öptü.


GEZİ AKP KOALİSYONUNU ÇATLATTI

Kurumlar adına ortak açıklamayı KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İsmet Meydan, AKP Hükümeti ve dayandığı sermaye çevrelerinin yolsuzluk ve yasaklarla gittikçe itibarsızlaştığını belirterek, “Gezi’de başlayan ve Haziran direnişi ile ülke çapında eylemlere dönüşen halklarımızın mücadelesi, AKP koalisyonunu çatlatmıştır” dedi. Meydan, “Emperyalizm, kapitalizm ve her türden gericilik dünya halklarının direnişiyle er geç yenilecektir. Bağımsızlık, özgürlük, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi kazanacaktır. İşçi sınıfı, bütün halklarımızın talepleriyle birleşerek kapitalizmi mezarına gömecektir. Yoldaşlarımıza sözümüz var: Umudu büyüterek geleceğin sınıfsız ve sömürüsüz dünyasını mutlaka kuracağız” dedi.  

'DAYANIŞMA VE KARDEŞLİK'

AKP'nin Suriye başta olmak üzere, bölgedeki her türlü ırkçı ve mezhepçi anlayışı kışkırtan bir tutum takındığını belirten Meydan, bu nedenle Denizlerin emperyalizme karşı ezilen halklarla dayanışma tutumunun bugün de yol gösterici olduğunu vurguladı. Meydan, Denizlerin idam sehpasında “Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği” dediklerini hatırlatarak, Kürt halkının taleplerinin arkasında durmanın diğer halklardan işçi ve emekçilerin de görevi olduğunu söyledi. Rojava devrimini selamlayan Meydan, “Hiç unutmayalım ki, Ortadoğu ve yakın coğrafyamızdaki halklar ile ülkemiz halklarının mücadele birlikteliği, dayanışması ve kardeşliği güçlendikçe, emperyalistlerin ve her türden gericiliğin bütün sinsi ve alçakça oyunları bozulacaktır” dedi”


ŞEKİBE ÇELENK: 'DENİZLER GİBİ YAKTI İÇİMİ'

Denizlerin 'Şekibe ablası', avukatları Halit Çelenk'in hayat arkadaşı Şekibe Çelenk'in 6 Mayıs mesajı:
Dostlar,
Halit ile 67 yıl süreyle hem yaşamımızı, hem de bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesini yani köklü bir inancın kavgasını paylaştık.
12 Mart ve 12 Eylül günlerinde, sermaye sınıflarının emrindeki sağ iktidarlar ve askeri cunta yönetimleri, ülkenin en güzel, en devrimci ve en yurtsever evlâtlarını dağlarda, sokaklarda, işkencede, darağaçlarında yok ettiler.
En az kendi çocuklarımız gibi sevdiğimiz, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyanın kurulabilmesi için ortak düşünceleri paylaştığımız o genç devrimcileri birer birer kaybetmek Halit’e ve bana çok acı verdi.  Acıyı yenmenin tek yolu, ayakta kalarak kavgayı sürdürmek, onları ve mücadelelerini unutturmamaya çalışmak oldu. Her altı mayısta Denizlerle buluştuk, sevenleri ve arkadaşlarıyla birlikte onları andık.
Üç yıl önce Halit bizleri bırakıp Denizlerin yanına göçtü. Onu çok arıyorum.
Geçen yıl Haziran isyanını izlediğimde 68’li günleri anımsadım. Ölen o güzel evlâtlarımızın acısı, Denizler gibi, 12 Mart ve 12 Eylülde kaybettiğimiz tüm çocuklarımız gibi yaktı içimi. O gençlerin hepsi benim için birer Deniz, Yusuf, Hüseyin’ di. Deniz olmuşlardı ve faşizme karşı ayağa kalkarak akıyorlardı meydanlara. Bu direnişle birlikte,  ülkenin geleceğini bu genç devrimcilerinin kuracağına olan inancım bir kez daha pekişti.
Faşist yönetimleri kökünü kazıyıp emeğin iktidarını kurmayı henüz başarabilmiş değiliz. Ne var ki, Halit ve ben, koşullar ne kadar ağır olursa olsun, umudumuzu hiç kaybetmedik.
Emekçi halklarımızın bağımsız, demokratik ve sömürüsüz bir Türkiye’de kardeşçe ve bir arada yaşayacakları güzel günler mutlaka gelecek.  Büyük şair Tevfik Fikret “Sabah olur, geceler kıyamete kadar sürmez” diyor. Bu karanlık günlerin yerini aydınlığa bırakmasının çok uzun sürmeyeceğini düşünüyorum.
Bu inancımı bir kez daha yineliyor, hepinizi sevgiyle kucaklıyorum. (Ankara/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Ümraniye’de işyeri yangını

SONRAKİ HABER

Bursa'da otelin dış cephe temizliğini yapan sepetli vinç düştü: 2 işçi öldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa