05 Mayıs 2014 02:10

Hükümet çocukları koruyamıyor

Artan çocuk cinayetlerine yönelik hükümet yetkililerinden gelen açıklamalar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın “Çocuklarınıza çığlık atmayı öğretin” sözü ile başladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “idamlık olaylar bunlar”, Bülent Arınç’ın çocuk ölümleriyle ilgili “Bazı televizyon yayınlarına dikkat edilmeli” sözleriyle devam etti. İstismar ve cinayetlerin gün be gün yayılmasına ilişkin, İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden Avukat Seda Akço hükümetin ciddi bir acizlik içinde olduğunu söylüyor.

Paylaş

Gülşah İMREK
İstanbul


Artan çocuk cinayetlerine yönelik hükümet yetkililerinden gelen açıklamalar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın “Çocuklarınıza çığlık atmayı öğretin” sözü  ile başladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “idamlık olaylar bunlar”, Bülent Arınç’ın çocuk ölümleriyle ilgili “Bazı televizyon yayınlarına dikkat edilmeli” sözleriyle devam etti. İstismar ve cinayetlerin gün be gün yayılmasına ilişkin, İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden Avukat Seda Akço hükümetin ciddi bir acizlik içinde olduğunu söylüyor.

Gazetemize konuşan Akço, “Bir toplumun çocuklarını istismardan korumak için failleri idam etmekten başka bir çare düşünemiyor olması, o toplumun çocuk koruma konusunda gerçek bir acz içinde olduğunu gösterir. Bu durum toplumun yetişkinleri için üzücü ve utanç verici; çocukları için de korkutucu bir durumdur. Bu durum çocuk büyük bir tehlikeye işaretediyor. Toplum çocuklarını koruyamadığı gibi bir de üstüne üstlük gelecekte de koruyamayacağını söylüyor. Böyle bir tehlikeye dikkat çekebilmek için, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın önerisini uygulamak gerekir. Toplum çığlık atmayı öğrenmeli” dedi.

Devletin çocuklara yönelik ihmal ve istismarı önleme yükümlülüğü; alan çalışanlarını uzmanlaştırmaktan aile eğitimine, erken uyarı sistemini kurmaktan çocuk sığınmaevleri oluşturmaya, bildirim yükümlüğünden veri paylaşım sistemi oluşturmaya kadar birçok alanda hizmeti kapsadığını belirten Akço, “Hükümet ve toplum da bu yükümlülüklerden azade değildir. Türkiye uluslararası alanda bu yükümlülüklere dair birçok sözleşme ile taahhüt de bulunduğu gibi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın elinde bu taahhütlerin yerine getirilmesi için bir eylem planı da bulunmaktadır. Hal böyle iken, gerçekçi ve geçerli olmayan fikirler ileri sürmeyi konunun ciddiyeti ile bağdaşmaz buluyorum, bu nedenle de bu tür fikirleri değil; asıl yapılması gerekenleri konuşmayı öneriyorum” dedi.

ÖNCEKİ HABER

Utanç verici tutanaklar

SONRAKİ HABER

Kayseri Büyük Bürüngüz köylüleri siyanürle altın aramaya karşı çıkıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa