03 Mayıs 2014 16:35

Boşanmak yeterince zorken

Şiddetin türlü türlü halleri var biliriz. Şiddetin erkek elinden kurtulunca, şiddetin devlet eliyle karşılaşan, boşandığında ekonomik olarak çaresiz bırakılan kadınlarla dolu etrafımız. Şiddetsiz bir hayata tutunma mücadelesinde yalnız bırakılan kadınlar...

Paylaş

Çilem TEKALMAZ

Şadiye ile Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’nde tanıştık. Ben çayı demlemiş gelecek olan kadın arkadaşları bekliyordum. Kapıda 3,5 yaşındaki kızının elini sıkı sıkı tutmuştu, gülümseyerek içeriye davet ettim. Çay ikram ettikten sonra başladık sohbet etmeye. Şadiye  derneğe kendi öyküsün anlatmak, eşinden şiddet gören ve ayrılan diğer kadınlarla tanışmak, dayanışmak için gelmişti. İki kızı var. Eşinden yaklaşık 3,5 yıl boyunca şiddet görmüş. Şimdilerde eşinden ayrılmaya çalışıyor. Fakat ne eşi, ne de kendi ailesi boşanmasını istemiyor. Şu an eşi ile bankadan kredi kullanarak aldıkları evde oturuyor. 5 sene önce almışlar evi, maaşıyla kredi ödemelerine katkıda bulunmuş. Boşanmak istediği için eşi, şart olarak ortak aldıkları bu evden taşınmasını istemiş. Şadiye’nin ailesi de boşanmasını istemediği için gidecek bir yeri yok. Tüm itirazlara, eşinin ölüm tehditlerine rağmen boşanma davasını açmış. Ama bu süreçte de eşinden şiddet görmüş. Çünkü eşinde hala oturduğu evin anahtarı var. Canı istediğinde izinsiz bir şekilde eve geliyor ve hatta karşı çıktığı için onu dövüyor. Şadiye doktora gidip şiddet gördüğüne dair bir rapor almış. Mahkemede lehine kullanabilmek için. Şadiye derneğe kendi öyküsünü anlatmak, eşinden şiddet gören ve ayrılan diğer kadınlarla tanışmak, dayanışmak için gelmiş.

BİR MASADAN DİĞERİNE ÖTELENMEK
Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’ne, hergün birçok kadın eşinden şiddet gördüğü, boşanmak istediği ne yapması gerektiği ile ilgili danışmak için geliyor. Şadiye yardım için pek çok yere başvurduğunu ama olumlu bir cevap alamadığını bana anlattığında Dernek başkanı olarak ona yardımcı olmak için sosyal yardımlaşmaya berbaber gitmeyi önerdim.
Sabah erkenden buluştuk. Bırakacak kimsesi olmadığı için küçük kızı da bizimle beraber gelmek zorunda kaldı. Sosyal yardımlaşmadan ekonomik yardım talebinde bulunacaktık. Çünkü iş aramasına rağmen iş bulamamıştı  Bir kadın için çalışması zor olan gece vardiyasında sürekli çalışmayı bile önerdiği halde, işyerleri tarafından çocukları gerekçe gösterilip işe alınmamıştı. Yaşadıklarımız traji komikti gerçekten. Akşam mesai bitimine kadar kurumdaki yetkili olan herkese tek tek usanmadan derdimizi anlattık. Bizi tam olarak dinlemeden başka bir masadaki görevli arkadaşlarına yönlendiriyorlardı. Günün sonunda en yetkili(!) memur bir ay sonra evini denetlemeye geleceklerini, yardıma uygun olup olmadığının o zaman belirleneceğini söyledi.
Daha sonra fark ettik ki mahallede sadece Şadiye değilmiş, birçok kadın arkadaşımız var bu durumda olan. Boşanabilmek başlı başına bir iş. Ama sonrası ise çoğu zaman daha da zor bir sürece dönüşüyor kadınlar için. Hatta bu süreç kimi zaman öyle acımasız, çaresiz bir hal alıyor ki, toplumun boşanmaya bakışı, baskısı bir yana, yaşam mücadelesinde yalnız kalan kadınlar, hiçbir resmi kurumdan o hayati desteği görmedikleri için boşanmaktan vazgeçmek durumunda kalıyor. Her gün boyutlanan şiddet sarmalı öyle büyüyor ki kadınlar belki de gelecekteki katilleriyle yeniden biraraya gelmek zorunda bırakılıyor.

DEVLETİN DESTEĞİ ŞART
Benzer durumda olan birçok kadından biri de Zehra. Onunla bir dernek üyesi arkadaşımıza ev ziyaretine gittiğimizde tanıştık. Zehra 30 yaşında iki yaşında bir çocuğu var. Bir yıl önce eşi işten atılmış ve uzun süre iş aramasına rağmen bulamamış. 6 ay boyunca kiralarını ödeyememişler, faturaları ödeyemedikleri için de elektrikleri aylarca kesik kalmış. Zehra, “ben çocuğu komşuma bırakarak evlere temizliğe gittim, merdiven temizliği işleri yaptım. O arada eşim inşaatlarda çalışmaya başladı ve sorunlar başladı... Zaten hep aşağılardı beni, sık kavga ederdik ama hiç şiddet uygulamamıştı. Beni sürekli dövmeye başladı, her şeyi bahane edip evden kovuyordu. Ben de baktım olmuyor boşanmaya karar verdim. İlk mahkemede boşandık” diye özetliyor boşanma hikayseni. “Mahkeme çocuğu bana verdi. Nafaka davası açmadım, gerek görmedim, çocuğuna bakar diye düşündüm. Ama bırak çocuğa bakmayı bir de tehdit etti beni defalarca para talep etmeyeceksin diye... Şimdi çocuğumla yaşamaya çalışıyorum, temizlik işlerine gidiyorum iki yaşındaki çocuğumu da beraberimde götürüyorum, çünkü bırakabileceğim kimse yok. Belediyeye defalarca gittim ama hiçbir sonuç alamadım. Seçim zamanı kapımıza dayanıp, bir sürü vaatte bulunup oy isteyenler, bütün kapıları yüzümüze kapattılar. Devletin, belediyelerin benim gibi kadınları maddi ve manevi anlamda koruması ve desteklemesi gerekir.”

ÖNCEKİ HABER

Birbirimize güvenmeyi öğreniyoruz

SONRAKİ HABER

İran: Müzakere değil, direniş ve mücadele şartları var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa