01 Mayıs 2014 10:00

Mizahçı gözüyle İstanbul ve Ermeniler

Hagop Baronyan (1842-1891) Ermeni edebiyatının ilk ve en önemli mizahçısıdır. Edirne doğumlu Baronyan Ermeni edebiyatının en büyük mizahçısı sayılır. 1864 yılında İstanbul’a yerleşmiş yazılarında toplumsal sorunlar çevresinde Ermeni halkının hayat ve eğitim anlayışlarıyla İstanbul’u eleştirmiş daha doğrusu “tiye almayı” başarmıştır.

Paylaş

Sennur SEZER

Hagop Baronyan (1842-1891) Ermeni edebiyatının ilk ve en önemli mizahçısıdır. Edirne doğumlu Baronyan Ermeni edebiyatının en büyük mizahçısı sayılır. 1864 yılında İstanbul’a yerleşmiş yazılarında toplumsal sorunlar çevresinde Ermeni halkının hayat ve eğitim anlayışlarıyla İstanbul’u eleştirmiş daha doğrusu “tiye almayı” başarmıştır. Şark Dişçisi adlı ilk tiyatro oyunuyla tanınan yazar,  Pağ Aravodyan (Kalk Borusu) , Yeprad (Fırad), Meğu (Arı) dergilerinde başyazarlık yapmış Ermenice ve Osmanlıca Yayımlanan Tadron (Tiyatro), Luys (Işık), Dzidzağ (Tebessüm ), Khigar (Bilgiç) dergilerini yayımlamıştır. Azkayin Çocer (Milli Ağalar) Mezdsabadiv Muratsganner (Haşmetli Dilenciler) Bağdasar Ağpar, Kağakavarutyan Terbiyenin Zararları )Adamnapuyjn Arevelyan (Şark Dişçisi)  önemli eserlerindendir. Yazılarını ana dilinde yazar Baronyan’ın İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti kitabı dilimize Paris Hilda Teller Babek (1953) tarafından çevrilmiş. Kitabı Can Yayınları basmış.

İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti, Evliya Çelebi üslubunu hatırlatır biçimde Ermeni nüfusun yoğun olduğu mahalleleri, bu mahallelerdeki kilise ve Ermeni okullarını anlatmaktadır. Listede Eyüp semtiyle karşılaştığınızda şaşırmayın çünkü bu semtte de iki Ermeni Mahallesi bulunmaktadır.

Baronyan’ın kaleminden Kumkapı’ya şöyle bir göz atalım:
 “İstanbul’da iki Kumkapı var: İç Kumkapı, Dış Kumkapı. Masis’te ( Ermenice bir yayın) iki türlü haber çıkar: İç haberler ve dış haberler. Masis’teki bu haberlerde içi dıştan ayırmak için dikkat etmek gerekir, zira bazen Amerika’da bir kadının üçüz doğurması Masis’te iç haber olur. Oysa diğer gazetelerde ekmekçinin eşeğinin sokakta anırması iç haber, patrikhanede anırması cemaat haberi olur. Kumkapılılar arasında böyle bir fark yok. İçteki asla dışta ve dıştaki de asla içerde görülmemiştir.”    

O dönemde Kumkapı’ya köprüden vapurla gidilebildiğini de öğreniriz:   “Saat 13.30. Mahsusiye’nin vapuru tam 13.30’da Kumkapı’ya gitmek için köprüden kalkar. Koş, ama rica ederim dikkatli ol. Demir köprüden tahta köprüye geçerken denize düşmeyesin.(...) Saat 14.00 oldu, ama vapur daha yerinde duruyor.  Sabret, şimdi kalkar. Bizim meclis de saat tam altıda açılacağını bildirdi ama ancak sekizde açılır.

İşte kaptan göründü... Yukarı çıkıp otur ki hava alasın. İşte kaptan donunu bağladı. Ellerini de yıkadığında yola çıkarız.”
Yazarımız vapurun biraz sonra kömür bittiği için yolda kalışını anlatacaktır. Bir sandala ip atılır, sandalcı vapuru çarçabuk Kumkapı’ya çeker. Baronyan, Kumkapı’daki patrikhaneyi de anlatacaktır:

Dostum, sola dön, şu dar sokağa gir, biraz yürüdükten sonra kendini yüksek bir binanın önünde bulursun, iki kişi kollarından yakalayıp zorla seni o kapıdan içeri iter. Korkma, bir şey yok. (...)Kumkapı’dasın dostum ve bu bina patrikhane. (...)Görevliler gelmeye başladı. Seni tutan iki kişi bir odaya götürür. Siyah gözlü, siyah kaşlı, tıknaz, sevimli yüzlü biri ilgisizce senin semtini, yaşını, mesleğini sorgular. ‘Beyefendi, üç yıllık vergi ödemeniz gerekiyor. Yıllığı 75 liradan 225 lira.’
Özrümü kabul et lütfen. Vergini ödemediğini bilseydim, patrikhanenin sokağından geçmemen için uyarırdım.”

Baronyan, halkının içkiyle olan yakınlığı ile bağlar semt yazısını:
“ Eklemeyi unuttuk. Burada bin iki yüz Ermeni vardır, iki bin dört yüz meyhane, yani hane başına iki meyhane vardır. Lakin mahalleli bu sayıdan memnun olmayıp şikâyette bulunmuş. Şikâyet değerlendirilerek bin meyhane daha açılmasına karar verilmiştir.”
Doğumdan ölüme Ermeni halkını, yemeniden fese kadınların çalışmalarını Baronyan’dan okumak size XIX. yüzyılın ikinci yarısının İstanbul’unda 34 mahallesiyle tanıtacak.

*İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti,
Hagop Baronyan,
Çeviri P. Hilda -Teller Babek,
Can Yayınları, 135 sayfa

ÖNCEKİ HABER

Tahran Üniversitesi Kürtlerle ilgili ansiklopedi hazırlıyor

SONRAKİ HABER

Elazığ’da köpeklerin saldırısına uğrayan kadın hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa