30 Nisan 2014 13:12

Ağrı’yı AKP gerdi

Dosyamızın bugünkü bölümünde, seçim sürecini en yakından takip eden isimlerden biri olan Ağrı Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet İzci’yle konuştuk.

Paylaş

DOSYA: SEÇİMLERİN ARDINDAN AĞRI

HAZIRLAYANLAR: Umut YEĞİN / Orhan KURUL

Ağrı Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (AKYAD), uzun zamandır Ağrı’da çalışma sürdüren en aktif derneklerden. Dernek bünyesinde bir de ‘Barış Komitesi’ var. 26 kişiden oluşan bu komitenin içinde Ağrı’nın ileri gelenleri yer alıyor. Komitenin temel misyonu şehirdeki kavgalı aileleri barıştırmak. Barış Komitesi seçimlerde de gözlemci olarak çalışmış. Kentteki gelişmeleri en yakından takip eden isimlerden biri olan AKYAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İzci’yle görüşmek üzere dernek binasına gittiğimizde kalabalık bir grupla karşılaşıyoruz. Ve dernekte bulunanların Barış komitesi tarafından barıştırılmak üzere bir araya getirilen kavgalı iki aile olduğunu öğreniyoruz.
Ailelerin barışmasının ardından Mehmet İzci’yle Ağrı’daki seçimleri ve seçim sonrası yaşananları konuştuk.

Öncelikle derneğiniz bünyesinde oluşturduğunuz Barış Komitesinden söz eder misiniz biraz?
Ağrılı kanaat önderlerinden oluşan Barış Komitemizin 26 üyesi farklı siyasi görüşlere sahip insanlar. Aileler arası kan davalarının durdurulması, küs ailelerin barıştırılması gibi çalışmalar yapıyoruz. Bölgede gelişen sosyal ve siyasal olaylara karşı da adımlar atıyoruz.

30 Mart seçimlerini Barış Komitesiyle birlikte yakından izlediniz. Bize seçim gününe ilişkin izlenimlerinizden söz eder misiniz? Ne oldu o gün Ağrı’da?
Evet, 30 Mart yerel seçimlerinde gözlemci olarak çalışmalar yürüttük. Gerilen ortamın yumuşaması için partilerle görüştük. İlk gün sayım bittikten sonra İl Seçim Kurulu BDP’li Sırrı Sakık’ın kazandığını duyurdu. Biz bu duyuru yapıldığı sırada seçim kurulundaydık. Bire bir yaşadık, tanık olduk. Daha sonra AK Parti’nin itirazlarıyla birlikte ortam gerildi. Bizler de bu gerginliği azaltabilmek için girişimlerde bulunduk. Vali ile görüştük. Valinin bu konudaki tutumu bizce samimiydi. Ancak şehrin giriş çıkışlarının kapatılmasıyla Ağrılıların psikolojisi etkilendi. Daha sonra BDP ile görüştük. Biz oluşabilecek bir çatışma ortamının çözüm sürecine zarar verebileceği kaygısındaydık. BDP yöneticileri ve Sırrı Bey oldukça sağduyulu davrandılar. Ne olursa olsun, bir kişinin bile burnunun kanamaması için ellerinden geleni yapacaklarını söylediler. Biz bu süreçte taraflar arası mesajları getirip götürme misyonu da yüklendik.

AKP’nin size yaklaşımı nasıldı?
AK Parti’nin yaklaşımları olumsuzdu. Görüşme taleplerimiz reddedildi. AK Parti’li Hasan Arslan ve AK Parti il yöneticilerinin dayatmacı bir şekilde seçim sonucunu değiştirmeye çalıştığını gördük. Sonuçları kendi lehine çevirmek için çabalıyorlardı.

Peki AKP’nin sonuçlara bunca itirazını, Ağrı üzerindeki ısrarını neye bağlıyorsunuz?

AK Partililer açıklanan seçim sonucunun değişmesi için yoğun bir çaba içerisine girmişlerdi. Bunu da yaparken hükümetin, iktidarın tüm desteğini alarak yaptılar. Hüseyin Çelik’in de bu durumu körükleyen bir açıklaması vardı. “Sonuç her an değişebilir” demişti. Bu söylem Ağrılılarda kuşku uyandırdı. Ve ortam iyice gerildi. Hasan Arslan’ın bu kadar ısrarcı olmasının nedenini bu açıklamaya bağladı halk.

Günlerce süren sıkıyönetim hali ve seçim sonucuna müdahale halkta nasıl bir duygu yarattı?
Dışarıdan oldukça fazla polis ve asker getirildi. Bu halkı olumsuz etkiledi. Bir hafta boyunca esnaf iş yapamadı. Halk o dönem temel ihtiyaçları dışında alışveriş yapmadı. Hayat durma noktasına geldi. Halk askeri gördü. Adliye etrafını saran askerler halkın psikolojisini bozdu. Patnos’tan askerler getirildi. Bunların hepsi Ağrı’yı germeye yetti. Burada haksız bir dayatma gördük. Haksız bir iktidar gördük. Kamuoyu da BDP’yi haklı buldu. AK Parti’ye oy verenlerin ‘Elimiz kırılsaydı da vermeseydik. Biz böyle olacağını bilmiyorduk. Zaten Hasan Arslan’a değil AK Parti’ye oy verdik. Keşke vermeseydik’ dediklerine şahit olduk. BDP’nin mağduriyeti tüm Ağrı halkı tarafından görüldü.

Seçim de BDP’nin talebiyle iptal edildi...
Evet, bu konuda da Sırrı Bey’in fedakarlık yaptığını düşünüyoruz. Büyük bir fedakarlık. Sandıkları biz de takip ediyorduk. İtirazlar sonrasında bile BDP önde gitmesine rağmen fedakarlık yaparak iptal edilmesini talep etti.

BDP önde olmasına rağmen neden iptal edilmesini istedi seçimin?
Çok sayıda güvenlik gücünün buraya yığılması, ortamın gerilmesi, psikolojilerin bozulması neticesinde daha kötü sonuçlar çıkar endişesi bu fedakarlığı yapmalarının nedenidir bizce. Çünkü her günün sonunda gerilen bir ortam vardı. Artık daha sert tepkiler ortaya koyan kişiler de vardı. Bu durum daha da büyüyebilirdi.

AKP’nin tutumu neydi peki?
Kentin çok gerildiği süreçte AK Parti ile de yüz yüze görüşmek istedik. Ama maalesef sadece telefonla görüştüler. Bizler de “Demokratik, yasal haklarınızı kullandınız. Artık ortamı germeyin. Eğer söyleyecek sözünüz varsa da bizlerle, toplumla paylaşın ki herkes ne düşündüğünüzü bilsin. Kapalı kapılar ardından ahkam kesmekle olmaz. Bir araya gelelim” dedik. Ama ne bizlere ne de kamuoyuna çıkıp bu konu hakkında bir şey söylediler. Bu bizi en çok rahatsız eden husus oldu.


‘HALK İRADESİ İPOTEK ALTINA ALINMASIN’

Seçim yeniden yapılacak. Sizce 1 Haziran’da nasıl bir tablo çıkacak ortaya?
Öncelikle 1 Haziran seçiminin demokratik bir ortamda geçmesini temenni ediyoruz. Adil bir seçim olsun. Birilerinin bir takım güçleri kullanarak halkın iradesini hiçe saymasını istemiyoruz. İnsanların hür iradesiyle seçimde oy kullanması gerektiğini düşünüyoruz. Maddi çıkarlarla insanların fikirleri değiştirilmemeli. Hak edenin kazanmasını istiyoruz. BDP’ye haksızlık yapıldığını düşünüyoruz. Eğer aynı şeyler AK Parti için yapılmış olsa aynısını AK Parti için de söyleyecektik. Biz taraflarla, Valilikle, görüşmelerimizi gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Şimdiden girişimlere başladık. Toplantılar yapıyoruz. Adayların açık yüreklilikle kendilerini ifade etmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Halkın iradesini ipotek altına alacak girişimler tekrar yaşanmamalı. Bu yöndeki çabalarımız devam edecek.


‘AĞRI KONUSUNDA HALK YANILTILDI’

Ağrı’da yaşananlar ülke genelinde gündem oldu. Peki yerel medyanın yaklaşımı nasıldı?
Ağrı’da o gün yaşananları birçok medya kuruluşu doğru aktarmadı. Birçok yerel medya organı taraflıydı. Doğrular halktan saklandı. Yerel basın mevcut belediye yönetimi ile olan ilişkilerinden dolayı gerçekleri yansıtmaktan çekindi. Objektif bir habercilik sergilenmedi. Ancak ulusal basın da sayım yapılırken BDP önde gitmesine rağmen saatlerce AKP’yi önde gösterdi. Halk yanıltıldı.

YARIN: Genel-İş Ağrı Şube Başkanı Ersin Erincik


 

ÖNCEKİ HABER

Ege Denizi 4.9\'la sallandı

SONRAKİ HABER

Mezuniyetin maliyeti düşündürüyor: Dükkana gelen boş çıkıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa