30 Nisan 2014 10:00

Patronlar 1 Mayıs’a karşı 'organize'

1 Mayıs’ta yasal olarak işçilerin izinli olarak çalışmama hakkı var. Ama bu kağıt üzerinde kalıyor. 1 Mayıs’ın ücretli izinden sayılmasının sadece kamuda çalışan işçiler için geçerli olduğunu belirten tüm özel sektör patronları, bu hakkı yok sayıyorlar.

Paylaş

Haşim DEMİR
İstanbul

1 Mayıs’ta yasal olarak işçilerin izinli olarak çalışmama hakkı var. Ama bu kağıt üzerinde kalıyor. 1 Mayıs’ın ücretli izinden sayılmasının sadece kamuda çalışan işçiler için geçerli olduğunu belirten tüm özel sektör patronları, bu hakkı yok sayıyorlar.

Bu hakkını kullanmak isteyen işçilerin önüne dikiliyorlar. 1 Mayıs’a katılacak işçilerin isim listelerinin kendilerine sunulması için özel güvenlik elemanlarını görevlendiren İMES yönetiminin tutumu örneklerinden sadece biri.

İMES yönetimi işçinin çalışmasından yana. İMES ve Ümraniye Dudullu Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yönetimleri, çeşitli sendikaların örgütlü olduğu fabrikalardaki çok az işçinin  dışında, geriye kalan binlerce işçinin izin kullanmadan çalışması için sık sık toplantılar yapıyor.
Tüm bunlara rağmen işçiler tüm havzada “1 Mayıs’ın yasaklanmak istenmesi’ tutumuna  çok kolay teslim olmuyorlar. “1 Mayıs Taksim’de kutlanmalı” diyen işçilerle, “Niye kardeşim ille de Taksim” diye soran işçilerin tartışmaları her gün lokantalarda, çay ocaklarında, kahvelerde ve fabrikaların yemekhanelerinde çay ve yemek paydoslarında hararetli bir şekilde sürüyor.

İZİN HAKKINI KULLANMAK İSTİYORLAR


Dudullu OSB’de ve İMES’te çalışan çok sayıda işçi ile, 1 Mayıs’ta ücretli izin hakkının gasp edilmesinden yakıcı taleplerine, konfederasyonların 1 Mayıs’ta ayrı hareket etmelerinden 1 Mayıs’a yönelik patron tehditlerine kadar pek çok şey üzerine görüştük.

İlk olarak görüştüğümüz LignaDokor işçisi Eray Derbent, yoğun olarak fazla mesailerden dolayı 1 Mayıs’ı yeterince tartışamadıklarını, buna rağmen Taksim’de kutlamanın yasaklanmasının işçileri bölse de, ister istemez politika konuşmak durumunda bıraktığına dikkat çekiyor.

Yoğun mesailere rağmen Ligna Dekor işçilerinin ancak 1200-1400 lira ücret aldıklarını, sosyal hakların ve idari hakların son derece yetersiz olduğunun altını çiziyor.
“Örgütsüzlük var. Sendikanın sesinden bahset hemen kovulursun. Biz bunun için 1 Mayıs’ı önemsiyoruz. 1 Mayıs’a katıldı diye çok damga yiyen arkadaşlar var. Patronlar birbirine kimin işe alınmayacağını anında bildiriyorlar. Ben ne Taksim’in, ne Kadıköy’ün yasaklanmasından yana değilim. İşçiler hür bir şekilde 1 Mayıs’a katılmalı. Benim için en önemli talep sendika zorunluluğunun getirilmesi ve taşeron, kadrolu işçi statüsünün sona erdirilmesidir.”

Birinci Otomotiv işçisi Samet Yüksel, Dudullu OSB’den, Pendik Kurtköy’e, oradan Gebze- Dilovası’na kadar olan tüm işyeri ve fabrikalarda ortak sorunların olduğunu, bunun en başında da iş kazaları ve iş cinayetlerinin geldiğini, kendi fabrikalarında sık sık iş kazalarında kas ezilmeleri, parmak kesilmeleri, ağır tonajlar altında ezilmelerin yaşandığını belirterek  başlıyor sözlerine.

SENDİKAYA TEPKİ

“Fabrikamızda Türk Metal Sendikası örgütlü, ha sendikalı olmuşuz ha olmamışız ne fark eder ki. Çünkü Birinci Otomotivin patronu ve müdürleri ne söylüyorsa sendika onu yapıyor. Patron istedi, Türk Metal geldi. DİSK Birleşik Metal’i örgütlemek isteyenler işten atıldı. Patronlar nasıl ki sendika seçme özgürlüğü tanımıyorlarsa, 1 Mayıs’ta ücretli izni de tanımıyorlar” diyor Samet Yüksel.

İşçilere Taksim serbest de olsa kendilerinin zaten gidemeyeceğini, “Çünkü sendikamız az işçiyle 1 Mayıs’a katılmayı tercih ediyor” sözleriyle açıklıyor. “En azında fabrikamızın önünde ve OSB’nin içinde bir kutlama yapılmalı” önerisini getiriyor. Kendilerinin de bunu zorlayacaklarını vurguluyor.  

GEZİ’NİN YARATTIĞI BİLİNÇ

PELSAN Aydınlatma işçisi Hidayet Demirtaş da 1 Mayıs’a bugüne kadar hiç katılmadığını, Taksim Gezi direnişine katıldığından bu yana artık 1 Mayıs işçi bayramına da katılmak istediğini belirtiyor.  

“Fabrikamız çok kötü. Hapishane gibi. Haftada birkaç iş kazası oluyor. Bu kazalar bile gizleniyor. Aldığımız ücret 1100-1200 lira. Bununla kim geçinebilir. Sendika haktır. Ama bizim patron fabrikayı kapatır yine sendikayı kabul etmez. Sendikaların temsilcilikleri olsa, irtibat büroları olsa biz bunlardan yararlanırız. Ama yok. DİSK’in örgütlenme uzmanları bölgeye gönderdiğini duyduk ama biz daha raslamadık doğrusu.”        

UMUR Matbaacılık’ta çalışan Çağdaş Güner’in de eleştirisi sendikalara. “Ne DİSK, ne Tük-İş, ne de Hak-İş samimi değiller. Bu durumu onlar yarattı. AKP hükümeti de elini ovuşturuyor. Olan gene bize oluyor” diyor.


ALANDA OLMAK İSTİYORLAR AMA...

İMES içinde E ve D Blokların olduğu bölümde dökümhanelerin  yoğun olduğu işyerlerinden işçilerle görüştüğümüzde, işçilerin çoğunun 1 Mayıs’ı yeterince bilmediğini, bilenlerin ise yaşı ilerlemiş, sendikal deneyimlerden geçmiş işçilerden oluştuğuna tanık oluyoruz. Ağır, is, kir, toz, yüzlerce sıcaklıkta eriyen demir lavları arasında konuştuğumuz işçilerden İbrahim Çiftlik, İMES’teki tabloyu şöyle özetliyor. “Yemek yerken, namaza giderken ( Cuma’ya), çay molalarında siyaset konuşuruz. İMES işçisi aslında her şeyin farkında fakat mecbur edilmişler sürekli şükür etmeye.”
Metal işçisi İsmail Erdoğan, İMES işçisinin eskisi gibi olmadığını, politikayı sabah akşam yaptığını, bazen körü körüne de yapsa, bunun iyi bir şey olduğunu belirtiyor.
26 yıldır İMES’te çalışan Samim Aslan ise, AKP hükümetinin sürekli bir gerilim politikası yürüttüğünü, yerel seçimlerde de bunu çok net gördüklerini, İMES’te ki patronlarında bu gerilimden yana olduğunu anlatarak şunları söyledi. “Ben İMES bünyesinde başlatılan İMES işçiler kurultay girişimini destekliyorum. İMES işçileri her türlü haktan mahrum. Sosyal hakları yok. Çoğu asgari ücret alıyor. Biz kurultay girişimi olarak asgari ücretin vergi dışı tutulmasını ve en az 1500 lira olmasını talep edeceğiz. Bize bir işçi kültür evi ücretsiz tahsis edilmesini isteyeceğiz.


GEREKSİZ PARTİ BÖLÜNMESİ

Bir başka döküm işçisi, Serdar Filiz, “İMES İşçi Kurultay Komitesinin bildirisine katılıyorum. OSB işçileri ile yan yana gelmeliyiz. Bu 1 Mayıs dönemi bir fırsattır. Kurultay çalışmalarında yer alırım ve çalışırım. Yeter ki İMES işçisi örgütlensin” diyor. İMES işçisi gereksiz yere şu partinin bu partinin peşinde gitmezse çok şey yapar. Takım tutar gibi parti tutuyoruz. Seçimlerde bu oldu. Çok işçi kırgın bir birine. CHP’li işçilerden bazıları AKP’li patronun ve işçilerin olduğu yerlerde işten ayrıldılar. Buna karşıyım.”


KADIN İŞÇİLER İÇİN!

MODOKO’da çalışan kadın işçilerden Nuray Sağdıç ise, kadın işçilerin hem MODOKO’da, hem OSB’de, hem de İMES’te ağır şartlarda çalıştırıldığını, yıllarca sonra ancak OSB bünyesinde bir kreşin kurulduğunu, MODOKO ve İMES’te hala kreş olmadığını. Bunun yakıcı bir talep olduğunu belirtti.  “Kreş talebini, düşük ücretle çalışma, kıdem ve ihbar tazminat hakkının tanınması gibi talepleri kurultay çalışmalarında mutlaka kararlar haline getireceğiz. Bunun için imza kampanyaları düzenleyeceğiz. HDP milletvekilleri aracılığı taleplerimizi TBMM gündemenie getireceğizi. Kadın işçilerin ağır işlerde çalışmaması ve işyerlerinde taciz ve şiddete maruz kalmamaları için özel bir çalışma yürüteceğiz. Tüm  İMES, OSB, MODOKO, DES, KADOSAN işçilerini Taksim 1 Mayıs alanına çağırıyorum”


KURULTAYA HAZIRLANIYORUZ!

1 Mayıs işçi bayramı gününün ücretli izinden sayılması hakkının bilerek gasp edilmek istendiğini, bunun bir yasal suç olduğunu belirterek sözlerdine başlayan Metallook işçisi İMES İşçileri Kurultay sözcüsü Hasan Ceylan çalışmalarını aktardı: “Biz İMES İşçileri Kurultay Komitesi olarak en yakıcı talepler üzerinden bir kurultay örgütlemeye çalışıyoruz. Daha önce dernekleşme taslağını işçi arkadaşlarımıza sunarak bir tartışma başlattık. Bu olumlu tepki yarattı. Derneğin yanı sıra kültür, sanat, sosyal etkinlikler için iyi bir kültür evine ve işçi lokaline ihtiyacımız var. Bunu İMES yönetiminden talep edeceğiz. İşçi komitesi bünyesinde örgütlenme çalışmalarımızı derinleştirerek fiili bir muhatap yaratacağız. Artık asgari ücreti belirlenmesinden ve işçilerin hak ve hukuklarının savunulmasından yana taraf kabul edilmek istiyoruz. Kurultay çalışmalarımız tüm havzayı kapsayacak ve OSB işçisi asıl özne olacak. Ayrıca Taksim yasağını tanımıyoruz. Tüm İMES işçilerini 1 Mayıs alanına çağırıyoruz.”

ÖNCEKİ HABER

Niğde’de öğrencilere soruşturma ablukası

SONRAKİ HABER

22. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali başladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa