28 Nisan 2014 10:00

Şiddet yüzünden nafakasını almıyor

Kadına yönelik şiddet rakamları giderek artıyor. Sosyal politikaların acizliği ise şiddet nedeniyle boşanan yoksul kadını ve çocuklarını açlığa mahkum ediyor. Bu örneklerden biri Gaziantep’te yaşayan Rabia Sağır. 50 yaşında, 8 çocuk annesi Sağır, şiddet gördüğü eşinden boşanmış ancak eşi yine kendisine musallat olur korkusuyla mahkemenin bağladığı nafakayı bile alamıyor. Çocuklarından biri böbrek yetmezliğinden ölen Sağır, temizliğe giderek ve çöplerden hurda toplayarak diğer çocuklarına bakmaya çalışıyor. Devletin yardımı ise iki üç ayda bir verilen 200 lira.

Paylaş

İnanç YILDIZ
Gaziantep


Kadına yönelik şiddet rakamları giderek artıyor. Sosyal politikaların acizliği ise şiddet nedeniyle boşanan yoksul kadını ve çocuklarını açlığa mahkum ediyor. Bu örneklerden biri Gaziantep’te yaşayan Rabia Sağır. 50 yaşında, 8 çocuk annesi Sağır, şiddet gördüğü eşinden boşanmış ancak eşi yine kendisine musallat olur korkusuyla mahkemenin bağladığı nafakayı bile alamıyor. Çocuklarından biri böbrek yetmezliğinden ölen Sağır, temizliğe giderek ve çöplerden hurda toplayarak diğer çocuklarına bakmaya çalışıyor. Devletin yardımı ise iki üç ayda bir verilen 200 lira.

Gaziantep’te, çocuklarıyla birlikte, kocasının şiddetine maruz kalan Rabia Sağır, 27 yıl dayanabilmiş. Sağır, iki yıl önce kızının ölümünden sonra artık dayanamayarak, boşanmış. Karşıyaka Mahallesi’nde eski, bakımsız iki odalı bir evde yaşayan Sağır ve çocukları için hayat hiç de kolay değil. Sağır, kocasının evde çocukları varken evi yakmaya çalıştığını belirtiyor. Üç çocuğu cezaevinde olan Sağır’ın 18 yaşındaki kızı Ayşe iki yıl önce böbrek yetmezliğinden ölmüş. Geriye kalan 4 çocuğunun kimisi henüz okuma yaşına gelmemiş. Okuma yaşında olan ise parasızlıktan okuyamıyor.

KIZININ ÖLMESİ BARDAĞI TAŞIRDI

Rabia Sağır’a ve çocuklara rahat gün yüzü göstermeyen eski eşi, kızının böbrek yetmezliğine yakalandıktan sonra böbreğini kızına vermiş. Rabia Sağır, böbrek naklinden sonra kızına her gün rahatsızlık vererek şiddet uygulandığını belirterek, çocuğun moralinin bozulduğunu, böbrek nâkilinden sonra kullanması gereken ilaçları kullanmadığını, sonrasında hastaneye kaldırıldığını ve 12 gün boyunca yoğun bakımda kaldıktan sonra kızının hayata gözlerini yumduğunu söylüyor. Kızı öldükten sonra da boşanmış, “Evim barkım, çocuklarım diyordum. Kızımın cenazesinden sonrada her gün alkol alarak, bizleri rahatsız etmesi üzerine boşandım” diyor.

YETERSİZ YARDIMLAR…

Temizlik işlerine giderek yıllarca evinin geçimini sağlamış Sağır, çocuğunun ölümden sonra ise depresyona girdiğini, ilaç kullandığını ve bir de üstüne bel fıtığını olduğu belirterek, sürekli yaptığı temizlik işlerini de yapamaz olduğunu söylüyor.  

Geçimini sağlamak için utanarak söylediği, “Affedersiniz ama akşamları çöpleri karıştırıp hurdaları topluyorum.  Günlük 3-5 lira. Hurda çok olunca 15 lira geçiyor elime. Onunla da çocuklara kahvaltılık alıyorum” diyor. Kaymakamlıktan üç ayda bir 200-250 lira yardım aldığını söyleyen Sağır, normalde aldığı erzak yardımını da 6 aydır alamıyorken, seçimlerine birkaç gün kala kendisine içinde yaklaşık 5’er kiloyu bulan bulgur, pirinç, yağ, şeker, makarna, kırmızı mercimeğin olduğu erzak yapıldığını anlatıyor. 

BORÇ İÇİNDELER

Bel fıtığının verdiği rahatsızlıkla ayakta bile durmakta zorlanan Sağır, aldığı yetersiz yardımlarla ayakta durmaya çalışıyor. Elektrikleri kesik olan Sağır’ın eski kiracıdan kalan borçlarla birlikte fatura borçları 7 bin lirayı bulmuş. Sağır, “Bu borçların sadece yarısı bana ait. Eski kiracı borçlarını ödemiyor. Ev sahibi de ‘bütün borcu sen ödeyeceksin’ diyor.  Benim de durumum orta da ne yapacağımı bilmiyorum” diyor.

Öte yandan mahkeme kocasına aylık 450 lira nafaka bağlamış ancak Sağır, “Onun bir lirasını alırsam yine üzerime gelir. Onun parası istemiyorum. Benim çöplerden topladıklarım kendisinin milyarlarından daha iyidir” diyor. Şiddeti önleyecek resmi mekanizmalar çalışmadığı için Sağır, bu yoksulluğuna rağmen nafaka alamıyor.

ÖNCEKİ HABER

Hesaplarda son gün

SONRAKİ HABER

Kiraz’daki istismar olayında zanlı ‘mesajlaşıyorduk’ dedi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa