\

'Yüksek güvenlikli' karakol kampüs

Marmara Üniversitesi öğrenciler arasındaki kavgaların; özellikle Kürt ve demokrat öğrencilere yönelik polis ve özel güvenlik destekli gerici saldırıların sık yaşandığı üniversitelerden biri. En çok olayın yaşandığı kampüs ise içinde birçok fakültenin bulunduğu Göztepe Kampüsü.

Metin AKARSU
İstanbul


Marmara Üniversitesi öğrenciler arasındaki kavgaların; özellikle Kürt ve demokrat öğrencilere yönelik polis ve özel güvenlik destekli gerici saldırıların sık yaşandığı üniversitelerden biri. En çok olayın yaşandığı kampüs ise içinde birçok fakültenin bulunduğu Göztepe Kampüsü.

Bu yüzden Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü dışardan bakıldığında üniversiteden çok karakol hissi veriyor. Kapısında TOMA’lar bekliyor, kampüs içerisinde çevik kuvvet otobüsleri ve polisler her daim hazır; kampüsü çeviren duvarlarda ise polislerin nöbet yerlerini görmek mümkün. 

Üniversitedeki, klasik deyişle “karşıt görüşlü öğrenciler” arasındaki sorun kantinlerin ayrılmasına kadar varmış durumda. Ancak saldırıya uğrayan öğrenciler “Karşıt görüşlü öğrenciler yok, bir çete var” diye açıklıyorlar durumu. Gerginlik nedeniyle bir gruptaki öğrenci diğer grubun bulunduğu kantine gitmiyor ya da gidemiyor. Farklı kantinlere gidiş bile bir kavga sebebine dönüşüyor. Üniversite öğrencileri ise yaşanan çatışmalardan ve polis saldırılarından oldukça etkilenir durumda. Başlarına bir şey gelir diye konuşmaktan bile çekinen öğrenciler üniversite yönetiminin yaşananları bitirmek yerine sadece izlediğini belirtiyorlar.

ÜNİVERSİTE GİRİŞİ KARAKOL GİBİ

Üniversiteye yeni başlamış olan Eğitim Fakültesi öğrencilerinden A.D. isminin açık yazılmasını istemiyor. Onun bu endişesi üniversitedeki durumun da bir göstergesi. A.D neredeyse her gün yaşanan çatışmalar arasında okula gidip gelmekten şikayetçi. Kampüsün 3 farklı girişi olmasına rağmen bir saldırı olduğunda sadece ana kapıdan giriş yapılabildiğini söylüyor. Ana giriş kapısı ise güvenlikler ve polislerin denetimi altında. Öğrenciler kapılardan geçerken çantaları didik didik aranıyor. A.D, bu durumu “Okul adeta karakol gibi oluyor” diye açıklıyor. 

‘OLAYLAR ARTIK OLAĞAN DURUMA GELDİ’

Bir diğer Eğitim Fakültesi öğrencisi olan S.T öğrencilerin olay yokken dahi huzursuzluk yaşadığını belirtiyor. Farklı arkadaşları ile öğrencilerin kantinlere bile gidemediğini aktaran S.T, özellikle sınav dönemlerinde ortaya çıkan olayların rutin bir hal aldığını ve sınav dönemi yaklaştığında herkesin olayların çıkacağından emin olduğunu aktarıyor.
S.T öğrencilerin kendi görüşlerini açıklarken bile ‘Yarın öbür gün benim için sorun olur mu’ diye düşündüğünü belirtirken polis saldırıları nedeniyle de birçok öğrencinin güvenliği olmadığına dikkat çekiyor.

ÜNİVERSİTE YÖNETİMİ İZLEMEKLE YETİNİYOR

Bir başka öğrenci Y.A ise okulun içinde sivil ve resmi polislerin elini kolunu sallayarak rahatça dolaştığını ve bunun öğrencileri rahatsız ettiğini dile getiriyor. Üniversitenin girişinde öğrenci kartlarını göstererek girdiklerini fakat kendi fakültelerinde bile öğrenci kimliğinin sorulduğunu ve o fakültede okumayan öğrencilerin binaya alınmadığını söyleyen Y.A, bunun doğru bir uygulama olmadığını ve hiçbir sorunu çözemeyeceği fikrinde. Üniversitenin sorunları çözmek için hiçbir adım atmadığını ifade eden Y.A yönetiminin izlemek ile yetinmesini eleştiriyor.

‘KARŞIT GÖRÜŞLÜ ÖĞRENCİLER’ YOK BİR ÇETE VAR

Ülkücü öğrencilerin yaptığı satırlı ve bıçaklı saldırılardan birinde yaralanan öğrencilerden Ali Sarı ve Yavuz Ulaş, saldırganlar ile polislerin ve özel güvenlik görevlilerinin birbirlerini tanıdıklarını, saldırganlara karşı hiçbir şey yapılmadığını aktarıyor.

Ali Sarı geçtiğimiz dönem sınava girmeyi beklerken 12 kişinin satırlı saldırısında yaralandı. Sarı, “Bana olan saldırıda da diğer saldırılarda da hiçbir şey olmuyor. Biz saldırıya uğruyoruz, mahkeme üniversiteden saldırının görüntülerini istiyor fakat her nedense hep saldırının olduğu yerdeki kameralar o gün çalışmıyor oluyor” diyerek üniversite yönetimine tepki gösterdi. Sarı, üniversitede “karşıt görüşlü öğrenci” kavgası olmadığını, artık bir çete haline gelmiş bir topluluğun sık sık dışarıdan gelen destekçileri ile birlikte Kürt ve muhalif öğrencilere saldırdığını ifade etti.

Yavuz Ulaş da, “Üniversitenin öğrencisi olmayan insanlar ellerinde satırlarla girebiliyor” dedi. Son saldırıda, gözaltına alınan bir öğrencinin saldırgan öğrencilerin “Bu onlardan değil” demesi üzerine serbest bırakıldığını aktaran Ulaş, polis ve saldırganlar arasındaki iş birliğinin çok açık olduğuna inanıyor.

www.evrensel.net