Fethiye Çetin: Yüzleşirsek hep birlikte iyileşeceğiz

Fethiye Çetin: Yüzleşirsek hep birlikte iyileşeceğiz

Avukat-yazar Fethiye Çetin, susarak, sessiz kalarak, görmezden gelerek, ya da bizzat ortak olarak, etkilenerek, herkesin Ermeni soykırımının bir parçası olduğunu söyledi. Çetin, yakalanan hastalıktan ancak yüzleşme ile kurtulunabileceğini söyledi.

İstanbul'da, 24 Nisan Ermeni Soykırımı'nı Anma Platformu tarafından Taksim Hill Otel'de, gazeteci, aydın, yazar ve akademisyenlerin katıldığı bir forum düzenlendi. Forumda Türkiye'nin soykırımı kabul etmesi gerektiğine vurgu yapıldı.

"Ermeni Soykırımı tanınsın" pankartının asıldığı forum, 4 başlık altında düzenlenen panellerle devam ediyor. "Özür dileme ve yüzleşme" başlığı altında yapılan panelle başlayan forumun ilk oturumuna Yazar Roni Margulies, Avukat Fethiye Çetin ile Hakikat Adalet ve Hafıza Merkezi'nden avukat Özgür Sevgi Göral katıldı.

Panelde ilk olarak konuşan yazar Roni Margulies, Ermeni soykırımı hakkında devletin özür dilemesinin siyasi anlamı dışında bir anlamı olmadığını dile getirerek, "Özür dilemenin gerektiğini düşündükleri için özür diliyorlar. Özürleri hiçbir şey değiştirmiyor" dedi.

Margulies, "Benim gibi Türk Müslüman olmayı kendisi için önemli bulmayan insanlar bunu hayatlarının her bölümünde yaşarlar. Bunu tüm hayatımda yaşadım. Benim güzel Türkçe konuştuğum sorulur. Benim kitaplarım yabancı şairlerin raflarında durur. Buna benzer sayısız örnek anlatabilirim. Somut örnek anlatınca olmuyor. Soyut olarak daha çok hissediliyor. Ben bu memlekette vatandaş değilim yabancıyım" dedi.

Türkiye'nin soykırımları kabul etmesinin çok şeyi değiştireceğini belirten Margulies, "Türkler için çok şey fark edecek" diye belirtti.

Margulies'in ardından konuşan avukat Fethiye Çetin ise devletin ırkçı yapılanmasının nasıl sürdürüldüğüne değindiği konuşmasında, ırkçı yapılanmanın hukuki boyutuna açıklık getirdi. Ermeni kültürünün sosyo-ekonomik varlığına el konulduğuna dikkat çeken Çetin, bunun halen devam ettiğini söyledi.

Osmanlı'nın son döneminde bu konuda çok sayıda kanun, kararname çıkartıldığını kaydeden Çetin, cumhuriyet döneminde çıkartılan benzer kanunların sayısının çok daha fazla olduğuna vurgu yaptı. Soykırımın izinin sürülmesi için kanunların takibinin yapılabileceğini söyleyen Çetin, "Ermenilerin mal varlığına el koymak için Yargıtay'ın içtihat ürettiğini gördük. Burada, Türkiye'deki yabancıların azınlık olarak değerlendirildiğini gördük. Ermeniler yabancı olarak görülerek mallarına el konuldu. Bu sorun halen devam ediyor" diye konuştu. İttihat ve Terakki döneminde çıkarılan ve devlet memurlarının görev başındayken işlediği suçlarla ilgili olan bu kanunla birçok faili meçhule imza atıldığını belirten Çetin, bu kanunun 1999'da kaldırıldığını ve kaldırılma nedeninin AİHM'in Türkiye'ye verdiği cezalar olduğunu söyledi.

"1913'te çıkartılan bu kanunla soykırımda suç işleyen devlet memurları koruma altına alınmıştır" diyen Çetin, şiddetin sorumlularının ortaya çıkartılmaması ve cezalandırılmamasının toplumun şiddeti olağanlaştırılmasına ve devam etmesine neden olduğunu söyledi. Çetin, "Susarak, sessiz kalarak, görmezden gelerek, ya da bizzat ortak olarak, etkilenerek, etkilenerek hepimiz Ermeni soykırımının bir parçasıyız. Biz hepimiz hastayız. Eğer bununla yüzleşirsek hepimiz hep birlikte iyileşmeye başlayacağız. Arınmaya ve iyileşmeye başlayacağız. Devleti tartışmaya başlayacağız" diye belirtti.

Çetin'in ardından konuşan Hakikat Adalet ve Hafıza Merkezi'nden avukat Özgür Sevgi Göral da, soykırımın kendi tanığını yok ettiğini dile getirdi. Göral, "Soykırım insani fikre insani çeşitliğe yapılan bir saldırıdır. Ermeni soykırımının devlet tarafından yüz yıldır tanınmadığını söyleyebiliriz. Devlet özür dilese de bunun hiçbir zaman yüz yılın trajedisi olduğunu unutmayalım" dedi.

Forumun ilk paneli katılımcıların sorularının yanıtlanması ile sona erdi. (İstanbul/DİHA)

www.evrensel.net