23 Nisan 2014 10:00

Onlar da savaşın çocukları…

Antep’te, tüm kentte yaşansın isteniyor aslında 23 Nisan’ın ‘uluslararası şenlik coşkusu’. Günler öncesinden billboardlardan duyurulmaya başlayan 23 Nisan etkinlikleri için 40 ülkeden çocuklar getirildi. Öyle ya, barışın ve kardeşliğin teminatı çocuklardı. Ama 40 ülkenin rengi yan yana geldi diye barış gelmiyordu işte. Savaşın yıktığı hayatlarda, tablonun en mağdur, bir o kadar da masum aktörleri de çocuklardı yine.

Paylaş

Fatma KESKİNTİMUR
Gaziantep


Antep’te, tüm kentte yaşansın isteniyor aslında 23 Nisan’ın ‘uluslararası şenlik coşkusu’. Günler öncesinden billboardlardan duyurulmaya başlayan 23 Nisan etkinlikleri için 40 ülkeden çocuklar getirildi. Öyle ya, barışın ve kardeşliğin teminatı çocuklardı. Ama 40 ülkenin rengi yan yana geldi diye barış gelmiyordu işte. Savaşın yıktığı hayatlarda, tablonun en mağdur, bir o kadar da masum aktörleri de çocuklardı yine. Suriye’deki savaş örneğin; savaşın yakıcılığından kaçan ve belki de sadece ‘yaşama umudu’ ile sınırın bu tarafına geçen yüz binlerce Suriyeli, binlerce Suriyeli çocuk demekti. Antep’te hemen her köşe başında karşınıza çıkabilen ve çoğunun ilk öğrendiği Türkçe kelime “1 lira” olan çocuklardı bunlar. Birçoğu çoktan Antep’in kayıt dışı işçi çalıştırılan atölyelerinde tezgah başına geçmiş, bir kısmı da halen evsiz ve ülkesiz olmanın ağırlığını sokaklarda yatıp kalkarak taşıyorlar. Aslında herkes için geçerli olan “yaşama hakkı”na, karın tokluğuna sahip olmaya çalışan çocuklar bunlar.

Halluş, aralarında en küçük olanı. Belli ki fotoğraf makinesi ilgisini çekiyor en çok. Zaten o, her durumda gülebilecek kadar çocuk daha, eliyle objektif taklidi yapıyor fotoğrafı çekilirken. Hikayelerini Fatma’dan öğreniyoruz, birinin babası Suriye’de, diğerinin annesi. Aslında aynı yerde kaldıklarını söylüyor Fatma, şehir merkezinde bir harabede. Kardeş sanıyoruz önce ama onları kardeşleştirenin savaş olduğunu anlıyoruz. Az Türkçeleriyle başka anne ve babalardan bahsediyorlar ama aileden hep birileri eksik, kiminin babası kalmış Suriye’de kiminin annesi. Halep’ten geldiklerini anlatıyor Fatma, yaklaşık bir yıldır Antep’teler. Zeynep, Ahmet de aynı harabenin sakinlerinden. Ahmet, biraz daha büyük ve diğerlerine de göz kulak oluyor belli. Her gün öğrenmek zorunda kaldığı zorluklarla büyüyor ve öğrendiklerinden olsa gerek, tedirgin görünüyor.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in Suriyelilere nasıl ev sahipliği yapıldığını anlattığı konuşmaları hatırlıyoruz, “Sokaklarda çocuklar dilenmiyor, hiçbiri kayıt dışı çalışmıyor ve çalışanlar da Antepli işçilerle hemen hemen aynı ücreti alıyor…” Bir yanda 23 Nisan uluslararası şenlik, bir yanda resmi açıklamaların pembe dünyası, bir yanda da Halluş, Ahmet, Fatma, Zeynep ve diğerleri… Kırk ülkenin misafir çocuklarından farklı olarak, onlar 41. ülkenin zorunlu misafirleri. 23 Nisan, her şeye rağmen, neşe dolamıyor insan!

ÖNCEKİ HABER

Bu çocukları düşünen var mı?

SONRAKİ HABER

Ege Üniversitesinde iş kazaları alarm veriyor: 1 yılda 39 iş kazası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa