22 Nisan 2014 10:00

Güngör Gençay’ın kaleminin samimiyeti

Güngör Gençay’ı insanların bir çoğundan ayıran ve onu daha değerli yapan hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini anlayan o çocuğu bırakmaması, bir şekilde eğitip yaşama uyarlamasıdır.

Paylaş

Gamze BAKAY

İNSAN büyürken dışında yavaş yavaş ölen çocukluğu içinde doğar ve ilk yaşlarında yaşamı kavramaya başladığında dünyanın ne kadar adaletsiz bir yer olduğunu içindeki bu çocuk sayesinde anlar. Bu çocuk o ergeni, dünyayı değiştirmek isteyen ve buna tüm kalbiyle inanan bir genç insana dönüştürür.
Yaşı ilerledikçe hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini anlayan bu genç insan içinde sürekli  isyan eden ve kendisine ayak bağı olan bu çocuğu bırakır. Kendi, hayata uyarlı daha farklı bir insana dönüşürken dünyanın ne kadar adaletsiz bir yer olduğu gerçeği ise dost sofralarında söylenen bir yakınma cümlesine dönüşür.
Güngör Gençay’ı burada insanların bir çoğundan ayıran ve onu daha değerli yapan hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini anlayan o çocuğu bırakmaması, bir şekilde eğitip yaşama uyarlamasıdır. Bir çoğunun acımasız gördüğü yaşama güzel gözleriyle güzel bakıp umuda uyarlamasıdır. İçindeki çocuğu yaşama uyarlayan, yaşamı umuda uyarlayan bu iyi kalpli emekçi insan duygu ve düşüncelerini yine aynı samimiyetle yazıya uyarlamıştır.

ŞİİRLERİNİN, ÖYKÜLERİNİN ÖZELLİĞİ KALEMİNİN SAMİMİYETİDİR
 “Güngör Gençay Şiiri toplumcu gerçekçidir, Güngör Gençay Öyküsü toplumcu gerçekçidir” demek onun yolu hakkında fikir sahibi olmamızı sağlayabilse de sanatını ifade etmek için yeterli değildir. Güngör Gençay’ın şiirlerinin, öykülerinin en önemli özelliği kaleminin samimiyetidir. Bu da kalemine kendi şahsından geçmiş bir özelliktir.
Bir çok insan sıcak evinde oturup maden işçileri için birkaç dize yazabilir, grev yapan emekçilerle ilgili haberleri ne kadar haklı olduklarını düşünerek takip edebilir. Ama çok az insan onların yanına gidip destek olur, onlarla üşür. Güngör Gençay’ın sanatını gerçek yapan da işte bu samimiyetidir.
Çoğumuz olmak istediği insanla olmak zorunda kaldığını düşündüğü insan arasında debelenirken o bedelini ödeyerek olmak istediği insan olmuştur.  Onu değerli yapan da işte budur, kendini gerçekleştirmiş olmasıdır.
O bıraktığı güzel eserlerin dışında sadece varlığıyla ve kendi olmakla bile bir çok insana ilham vermiştir. İşte onun böyle bir insan olmasının sebebi o çocuktur. Güngör Gençay içindeki o çocuğu bırakamamış, onunla yaşamış ve onunla birlikte ölmüştür. Tıpkı bir şiirinde söylediği gibi;
Elleri emek emek büyümüş
Yüreği insan, insan
Özünde yanıtlarım, özünde sorum
Gözleri yüzyıllarca ileride
Bu çocuğu içimden bırakmıyorum

ÖNCEKİ HABER

Bir fotoğrafın söylediği

SONRAKİ HABER

Öcalan’ın ikinci açıklaması ve bir sondaj süreci

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa