18 Nisan 2014 10:00

İşçi kurultaylarından ortak deklarasyon

İşçi Kurultaylarının örgütlenme komiteleri, işçi ve emekçilere çağrı yaptı.

Paylaş

Türkiye’nin birçok ilinde gerçekleştirilen İşçi Kurultayları’nın örgütlenme komiteleri tarafından yayınlanan, işçi ve emekçilere çağrı niteliğindeki deklarasyonda ; “Yeni bir mücadele için yeni adımlar dönemi” denildi.

Deklarasyonun tam metni:

“Çocuğum istiyor ben de bankalar ve patronlar vermedi diyorum.” O da; "olsun, canın sağ olsun baba" diyor. Bazen kızıyor ve “olsun Allah'tan isteriz biz de” diyor.
Acıklı bir film sahnesinden değil ne yazık ki bu diyalog. Asgari ücrete mahkûm, güvencesiz çalışan bir işçi ve küçük kız çocuğu arasında geçen konuşmanın bir bölümü. (Evrensel Gazetesi, 20 Şubat)

Evet, bizler işçiyiz, emekçiyiz. Tezgâh başında, maden ocaklarında, tarlalarda ter akıtıyoruz. Ürettiklerimiz süslüyor zenginlerin evlerini, mağazalarını. Biz ürettikçe yoksullaşıyor, onlarsa alın terimiz üzerinden semirdikçe semiriyor.

Hükümetin açıkladığı rakamlara göre son 10 yılda ulusal gelir 200 milyar dolardan 800 milyar dolara yükseldi. Kişi başına düşen yıllık gelir ise 10 bin dolara ulaştı. Ama bir işçi ailesinin yıllık geliri bu paranın yarısını bile bulmuyor.  Biz meteliğe kurşun atarken dolar milyarderlerinin sayısı hızla çoğalıyor.

Milyonlarcayız. Ailelerimizle on milyonlar. Geçinmek için ek iş yaparız, o da olmadı köyden kalkacak hasadı bekleriz. Lüks yok hayatımızda. Zorunlu ihtiyaçlarımızı bile karşılayamıyoruz. Ne çocuklarımızın yatak odalarında para kasaları, ne ayakkabı kutularımız var. Öyle olsun da istemeyiz. Hak edilmemiş tek lokmada gözümüz yok; ama halkı soyanlardan bu yağma ve talanın hesabı sorulsun istiyoruz.

Çalışma koşullarımız ağır. İnsanlıktan çıkmış haldeyiz. Ne doğuşunu, ne batışını görebiliyoruz, güneşe hasret kaldık. Her yıl 1000 canımızı iş cinayetlerine kurban veriyoruz. Binlercemiz sakat kalıyor, sınıf olarak acı çekiyoruz.

Yeter artık! Bu sömürü ve yağma düzeni son bulsun, çürümüş, kokuşmuş sistemin bize acı çektirmesinden usandık!

Ama yakınmakla bir yere varılmıyor. Bu gidişi durdurmak için bir şeyler yapmak gerek.

Sorunları çözme iddiası ile iktidar olup yönetenlerin, bizleri sadece oy deposu olarak görenlerin bu gidişatın esas sorumlusu olduğunu biliyoruz. Aralarındaki “kayıkçı dövüşünde” düzen partilerinden yana taraf değiliz.

Etnik temelde, inanç temelinde, bölgecilik temelinde bizleri bölüp parçalamak isteyenlere cevabımız var: Dilimiz, ırkımız, inancımız, cinsimiz ne olursa olsun bizler büyük işçi ailesinin üyeleri, sınıf kardeşleriyiz. Bölünmeyeceğiz!

Patronlar, 2008 krizi döneminde sendika ağalarının da desteğiyle gündeme getirdikleri uygulamaları ve hak gasplarını sürdürmek istiyor. Dahası ülke ekonomisinde yeni bir krizin işaretleri giderek artıyor. İnsanca yaşayacak bir ücret, çalışma koşulları ve sosyal haklara ilişkin taleplerimiz olası bir kriz gerekçesiyle reddediliyor.

Biliyoruz ki, bir kriz durumunda işten atmalar tam bir işçi kıyıma dönüşecek. İşten ilk atılanlar kadın işçiler olacak ve işçi ailelerinin parçalanması hızlanacak. Temel tüketim maddelerine yüksek oranlı zamlar, düşük ücret dayatması, ücretsiz izin uygulaması devreye girecek ve sömürü daha da yoğunlaşacak.

Sermaye ve hükümetin olası bir krizin yükünü bir kez daha bizlerin sırtına yıkmasına karşı bugünden birliğimizi ve örgütlenmemizi güçlendirmeliyiz. Yaşanacak bir krizin yükünü bizler değil bu sistemin-düzenin gerçek sahipleri olan patronlara ödetmeliyiz!

Kadın ve erkek işçiler, kardeşler;

Koşullar ne kadar olumsuz olursa olsun, biz istersek üstesinden gelemeyeceğimiz güçlük yoktur. Biz istemezsek, çarklar dönmez, motorlar susar, hayat durur. Yeter ki, el ele verelim birlikte hareket edelim. Birliğimiz, ortak mücadelemiz, geleceğimizdir.

Bu anlayışla bugüne kadar sesini az çok çıkararak işçilerden emekçilerden yana tavır alan kurumlarla, mücadeleci sendikacılarla birleşmeye, çabalarımızı ortaklaştırmaya çalıştık.
Bizleri yaptığımız işçi toplantılarından, kurultaylardan tanıyorsunuz.

Yaklaşık 5 yıldır onlarca kentte binlerce işçi-emekçi olarak buluştuk. Kimi yerde iş kazalarına karşı, kimi yerde sendikalaşma ve hukuki haklarımızı öğrenmek için üniversite hocaları, doktorlarla, kimi yerde kıdem tazminatının kaldırılmaması için buluştuk, kimi yerde asgari ücretin yükselmesi, kimi yerde de “işçi konuşacak milletvekilleri dinleyecek” diyerek buluştuk.
Kah Gebze’de, kah İzmit’te, kah Antep, Kayseri, Eskişehir, Çorlu, İstanbul, Van, Ankara, İzmir, Samsun, Bursa, Balıkesir, Antalya, Adıyaman, Çorum, Diyarbakır, Tunceli, Adana, Lüleburgaz, Manisa, Uşak, Denizli ve onlarca ilçede…

Şimdi mücadelemizi daha da büyütme zamanı...

İşçiler olarak çocuklarımızla daha ne kadar boynu bükük dolaşacağız? Bu zulme sürgit razı mı geleceğiz.

Biz razı değiliz! Ve sözümüz var!

* Biz mücadele etmek isteyen ve bu yolda adımlar atan işçiler olarak mücadeleci tüm sendikacılara çağrıda bulunuyoruz: Çabalarımızı ortaklaştıralım.

* Tüm işçi kardeşlerimizi sendikalarımızı, sendika bürokrasisinin tahakkümünden kurtarmaya, sermayeye karşı mücadele merkezleri olarak yeniden örgütlemeye çağırıyoruz. Sendikalar işçilerindir.

* Mücadeleci işçileri işyerlerinde, fabrikalarda komiteler kurarak kendi kaderi üzerinde söz ve karar sahibi olmaya çağırıyoruz. Gücümüz örgütlülüğümüzdür.

* İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Dayanışma ve Mücadele günü olan 1 Mayıs'ı kutlamaya hazırlandığımız şu günlerde fabrikalarında, Organize Sanayi Bölgeleri'nde, işyerlerinde hakları için mücadele eden tüm işçi ve emekçi kardeşlerimizi ortak platformlar etrafında bir araya gelerek gücümüze güç katmaya çağırıyoruz.

Birleşe, birleşe kazanacağız.

İMZA VEREN İŞÇİ KURULTAYLARI

İSTANBUL TERSANE İŞÇİLERİ KURULTAYI KOMİTESİ
İSTANBUL ESENYURT İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
İSTANBUL GÜNEŞLİ İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
İSTANBUL TOPKAPI İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
İSTANBUL GOP İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
İSTANBUL ÇAĞLAYAN İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
İSTANBUL İMES İŞÇİLERİ KURULTAYI KOMİTESİ
İSTANBUL MERTER İŞÇİLERİ KURULTAYI KOMİTESİ
İSTANBUL TUZLA SANAYİ İŞÇİLERİ KURULTAYI KOMİTESİ
İZMİR TAŞERON İŞÇİLERİ KURULTAYI KOMİTESİ
İZMİR ALİAĞA İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
İZMİR ÇİĞLİ İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
BURSA SENDİKALAR KURULTAYI KONFERANSI
ANKARA İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
YENİMAHALLE/OSTİM İŞÇİLERİ KURULTAYI KOMİTESİ
KAYSERİ İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
ADANA İŞÇİ VE KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKALAR KURULTAYI
GEBZE İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
İZMİT İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ/SENDİKAL KONFERANSI
ESKİŞEHİR İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
MERSİN SENDİKAL KURULTAYI KOMİTESİ
ANTALYA İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
ALANYA TAŞERON İŞÇİLERİ KURULTAYI KOMİTESİ
ÇORUM İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KURULTAYI
SAMSUN İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KURULTAYI
BANDIRMA İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
ÇORLU İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
MANİSA İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
DİYARBAKIR SENDİKAL KONFERANSI KOMİTESİ
ANTEP BAŞPINAR OSB İŞÇİ KURULTAYI KOMİTESİ
DERSİM TAŞERON İŞÇİLERİ KURULTAYI KOMİTESİ
VAN TAŞERON İŞÇİLERİ KURULTAYI KOMİTESİ
ADIYAMAN İŞÇİ BİRLİĞİ

ÖNCEKİ HABER

Rojava devrimiyle diller özgürleşiyor

SONRAKİ HABER

Öcalan’ın ikinci açıklaması ve bir sondaj süreci

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa