Batı, Rusya’ya savaşı dayatıyor

Batı, Rusya’ya savaşı dayatıyor

Ukrayna’da akan kan, süren çatışma ve gerginliği bitirme adına taraflar dün İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya geldi. ABD, AB, Ukrayna ve Rusya adına dışişlerinden sorumlu bakanların katıldığı toplantıdan olumlu ve iyimser bir sonucun çıkmasını beklemek elbette saflık olurdu. Çünkü, bir kaç gündür “önem” atfedilen bu buluşmaya saatler kala, Ukrayna’da çatışma halinde olan taraflar, toplantıdan çıkacak sonucu bekleme yerine, her türlü askeri ve siyasi saldırıya devam ediyorlardı.

Yücel ÖZDEMİR

Ukrayna’da akan kan, süren çatışma ve gerginliği bitirme adına taraflar dün İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya geldi. ABD, AB, Ukrayna ve Rusya adına dışişlerinden sorumlu bakanların katıldığı toplantıdan olumlu ve iyimser bir sonucun çıkmasını beklemek elbette saflık olurdu. Çünkü, bir kaç gündür “önem” atfedilen bu buluşmaya saatler kala, Ukrayna’da çatışma halinde olan taraflar, toplantıdan çıkacak sonucu bekleme yerine, her türlü askeri ve siyasi saldırıya devam ediyorlardı.

Benzer bir durum, Ukrayna’nın arkasındaki Batılı emperyalist devletlerle Rusya arasında da söz konusuydu.

Çatışmanın ve gerilimin doruğa çıktığı bir dönemde yapılan buluşma bu açıdan sadece tarafların birbirini yoklama, kendi istediklerini dayatmasından başka bir anlam taşımamıştır.
Özellikle Rusya’ya Ukrayna’ya doğrudan görüşmeyi dayatan, soruna “diyalog yoluyla” çözüm getirilmesini istiyormuş gibi görünen AB ve ABD, Ukrayna’da bunca kan ve gözyaşının dökülmesinin baş sorumlusudur. Kasım 2013’ten itibaren Rusya yanlılarını devirmek için her türlü yola başvuran Batılı emperyalistler, sonra adeta tere yağından kıl çeker gibi için içinden çıkacaklarını, Ukrayna’nın da kısa sürede kendilerinin emrindeki bir yönetimin altında sakinleşeceğini umuyorlardı.

Ama, Rusya’nın sert müdahalesi bütün hesapları alt üst etmiş, süreci tahmin edilenden karmaşık ve çok katmanlı hale getirilmiştir.

Bu nedenle Batı’nın Ukrayna sorununa “Diyalog yoluyla çözüm” bulunması yönündeki açıklamaları, önerileri tamamen sahte, ikiyüzlü ve zaman kazanmaya yöneliktir.
Zira bir taraftan diyalogdan söz edilirken diğer taraftan Rusya sınırına NATO üzerinden askeri yığınak çağrıları yapılıyor. Dahası, NATO’nun Doğu Avrupa’ya yerleşmesi ve operasyon yapması için çok somut adımlar atılmaya da başlandı, son bir kaç gün içinde.

İki gün önce NATO Genel Sekreteri Rasmussen, AB Dışişleri Bakanları toplantısında katılarak Doğu Avrupa’da, havada, karada ve denizde askeri gücü artıracaklarını ilan etti. ABD, Almanya gibi ülkeler de yaptıkları açıklamalarla Doğu Avrupa’ya askeri yığınağın yapılmasına tam destek verdiler. Zaten bu ülkelerin desteği olmadan NATO’nun tek başına böyle bir karar alması söz konusu olmazdı.

Bunun için çatışma ve gerilimin doruğa çıktığı bir dönemde gerçekleştirilen “Cenevre Buluşması”ndan bir sonucun çıkmaması değil, çıkması sürpriz olurdu.
Anlaşılan o ki; Ukrayna üzerindeki emperyalist paylaşım mücadelesi bundan sonra daha da sertleşerek devam edecek. Bu nedenle, suların durulması kolay görünmüyor.

Gelinen aşamanın gösterdiği iki önemli nokta bulunuyor.

EMPERYALİZMİN ÇIKARLARI

Birincisi: Emperyalizm kendi egemenlik alanını geliştirmek için halkları birbirine kırdırmaya devam ediyor. Yugoslavya’dan başlayarak “etnik bölünme” üzerinden sürdürdüğü planlar şimdi Ukrayna’da hayata geçiriliyor. Yıllardır aynı ülkede bir arada yaşayan halklar, AB üyesi olma, Batı’nın denetimine girme adına birbirine düşman edildi. Doğu Ukrayna’da ya da farklı uluslardan insanların yaşadığı kentlerde ve kasabalarda bundan sonra Yugoslavya gibi katliamların olması an meselesi halinde gelmiştir. Bu yönüyle emperyalist devletler arasındaki çıkar çatışması Ukrayna’yı Yugoslavyalaşmaya doğru götürüyor. Tek çare ise halkların bunu görerek, üzerlerinde tepişen emperyalist güçlere dur demesi, onlara bayrak açmasıdır. Aksi taktirde emperyalistlerin yedeğine düşerek, birbirini kırmaya devam edecekler.

RUSYA ÜZERİNDEN ÇATIŞMAYA GİRİYORLAR

İkincisi: Batılı emperyalistler Rusya’ya “boyunun ölçüsünü” bildirmek için Ukrayna üzerinden bir çatışmayı göze almış görünüyorlar. İşler kısa sürede bu denli sertleştiğine göre, Batı’nın Rusya’ya “haddini bildirmemesi’ durumunda gelecekte çok daha büyük sorunlarla karşılaşacağı hesaplanıyor. Bu nedenle öncelikli olarak ABD, Rusya’yla askeri olarak karşı karşıya gelmeyi de plana dahil etmiş görünüyor. Zira, ABD savaş stratejisinde de uyuyor. Ülke topraklarından çok uzaklarda, kendisi adına savaş yürüten bir ülke üzerinden sürece dahil olmanın şartı oluşmuş görünüyor. Keza, Batı Avrupa’daki ülkeler de müttefik olarak sürece dahil edilmiş görünüyor. Bir kez daha bu fırsatı elde edemeyebileceğinden yola çıkarak, bunu kaçırma niyetinde değil. Özetle, yaklaşık beş ayık süreçte Ukrayna üzerinden bu denli gerilen, diplomatik söylemden çok askeri hamlelerin konuşulduğu bu dönemde, çelişkilerin masa başında çözülmesi olasılığını oldukça azaltmış durumda. Bu nedenle savaşa karşı mücadele her yerde şimdi çok daha büyük bir önem kazanmıştır.

www.evrensel.net