17 Nisan 2014 10:00

Hayatımızı verdik, 8 saat istiyoruz çok mu?

Ben 31 yaşında, diğer arkadaşlarım gibi Luna sayaçlarına yıllarımı vermiş bir işçiyim. Yaşadıklarımı dilimin döndüğünce yazıp siz diğer işçi kardeşlerim ve işverenimizle paylaşmak istedim. Bu fabrikada yıllar önce çalışmaya başladım. Benim hayatımda bu fabrikanın ayrı bir önemi var, çünkü hayatımın ilklerini burada yaşadım.

Paylaş

Nurdan VARDARLI/ Luna İşçisi/İzmir

Ben 31 yaşında, diğer arkadaşlarım gibi Luna sayaçlarına yıllarımı vermiş bir işçiyim. Yaşadıklarımı dilimin döndüğünce yazıp siz diğer işçi kardeşlerim ve işverenimizle paylaşmak istedim. Bu fabrikada yıllar önce çalışmaya başladım. Benim hayatımda bu fabrikanın ayrı bir önemi var, çünkü hayatımın ilklerini burada yaşadım. Burada evlendim oğlumu burada dünyaya getirdim. Şu an oğlum 8 yaşında, geriye dönüp baktığımda ne ilk dişini, ne ilk adımlarını, ne de ilk cümlelerini görme ve duyma şansına erişemedim. Çünkü bizler hep gece gündüz demeden 12 saat çalışmaya mahkum edilmiştik. Son günlerde yaşadığımız olaylardan anladım ki hep kendimizden ödün verip çalışmışız. Ve bunun sonucu olarak da hiç hak etmediğimiz bir sebepten sırf sendikaya üye olduğumuz için ‘hırsızlıktan’ suçlanarak işten çıkartıldık. Sayın işverenimize ve içeride beyaz yaka çalışan memurlarımıza soruyorum. Bu insanların neden sendikaya üye olduklarının cevabı çok basit. Biz bu çalışma koşullarının, bize çok ağır geldiğini ve aldığımız ücretlerin kimseyi tatmin etmediğini, iyileştirme yapılması hakkındaki taleplerimizi müdürlerimize bildirdik. Ama hiçbir şekilde olumlu cevaplar alamadık. Hep bizlere ‘Şartlar böyle beğenmiyorsanız kapı orada’ dendi. Ben böyle düşünen müdürlerimize soruyorum, bizim yerimizde olsalardı bizim gibi yapmazlar mıydı? İçeride beyaz yaka diye tabir ettiğimiz çalışanların bize tepkilerini fabrikaya giriş ve çıkışlarda görebiliyoruz. Çünkü onlar kendince haklı tabii. Daha az çalışıp her hafta sonunu aileleriyle birlikte geçirip yüksek ücret alıyorlar. Hiçbiri bizim gibi daha pazartesiden acaba pazara iş var mı diye düşünmüyor. Ve hiçbir zaman pazar sabahı sıcacık yatağından çıkıp eşini ve çocuğunu evde uyurken bırakıp işe gitmedi, gitmiyor.
Bizim amacımız işyerimizi uçuruma götürmek değil. Aksine 8 saat çalışıp, 8 saat uyuyup, 8 saat ailemizle vakit geçirip mutlu ve huzurlu işimize dört kolla sarılmak. Bu fabrikayı yıllardır kendi evimiz gibi benimseyip ölümüne çalışan işçiler olarak 8 saat çalışmak istememiz çok mu? Ama inanıyoruz ki ZAFER DİRENEN EMEKÇİNİN OLACAK…

Oradan bakınca zordayız, dardayız gibi gözükebilir
Ama ne darda ne de zordayız
Onurumuzla, şerefimizle zafere doğru
Zirveye doğru koşmaktayız…

ÖNCEKİ HABER

Kadınlar sendikalı ve güvenceli iş istiyor

SONRAKİ HABER

TRT’nin ‘yandaş medya’ peşkeşi TBMM gündemine taşındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa