16 Nisan 2014 22:52

İstanbul'da öğrenciler Dicle'deki saldırılara karşı yürüdü

Demokratik Öğrenci Dernekleri Federasyonu (DÖDEF) üyesi öğrenciler, Dicle Üniversitesi'nde dün yaşanan polis müdahalesi ve gözaltıları İstanbul Üniversitesi'nin Beyazıt Kampüsü'nde düzenledikleri eylemle protesto etti.

Paylaş

Demokratik Öğrenci Dernekleri Federasyonu (DÖDEF) üyesi öğrenciler, Dicle Üniversitesi'nde dün yaşanan polis müdahalesi ve gözaltıları İstanbul Üniversitesi'nin Beyazıt Kampüsü'nde düzenledikleri eylemle protesto etti.

Fen Edebiyat Fakültesi önünde toplanan öğrenciler, "Hizbulkontra üniversiteden defol", "Her yer Dicle her yer direniş", "Örgütlü gençlik yıldırılamaz" yazılı pankartlar açarak üniversitenin Beyazıt Kampüsü ana kapısına kadar, "Diclede'ki yoldaşlar yalnız değildir", "Katil polis üniversiteden defol", "Beyazıt'tan Amed'e direnene bin selam", "Bijî berxwedana Dicleyê" sloganları, alkış ve zılgıtlar eşliğinde yürüdü.

Yürüyüşün ardından öğrenciler adına Türkçe ve Kürtçe yapılan basın açıklamasının Türkçesini Meryem Taşdemir yaptı. Üniversitelerde son dönemlerde örgütlü gençliğin tasfiye edilmeye çalışıldığını belirten Taşdemir, "Kendi iç çatışmaları ile cebelleşen sistem güçlerinin, söz konusu gençlik ve onun örgütlü mücadelesi olduğunda nasılda tek bir ağızdan konuşabildiklerine şahit oluyoruz. Devlet içerisinde, 'paralel' örgütlenmelerin, emniyete, yargıya, 'sızan' güçlerin temel tartışma konusu olduğu bir süreçte, tüm sistem kurumlarının yanlarına her türden 'karanlık' odakları katarak gerçekleştirdiği azgınca saldırılarla karşı karşıyayız" dedi. Üniversiteli gençliğin örgütlü mücadelesine karşı başlatılan soruşturma furyasına da değinen Taşdemir, öğrencilerin, Kars'ta, Bolu'da, Marmara'da, Kıbrıs'ta "gözaltı terörüyle" karşı karşıya kaldığını söyledi.

'POLİS SALDIRISI UTANÇ TABLOSUDUR'

Dicle Üniversitesi'nde dün yaşananların polis, sivil faşistler ve üniversite yönetimi işbirliğinin en çarpıcı kanıtı olduğunu belirten Taşdemir, öğrencilere yönelik gelişen polis müdahalesi ve gözaltıları "utanç tablosu" olarak nitelendirdi. Taşdemir, "Dicle Üniversitesi'nde yaşanan azgınca polis saldırısı utanç tablosudur. Üniversitelerin nasıl kepaze bir halde olduğunun en açık örneğidir. Dicle Üniversitesi Rektörü Ayşegül Jale Saraç ise bir bilim insanının 'nasıl olmaması' gerektiğine dair en somut örnektir. Daha birkaç gün öncesine kadar AKP'li vekiller tarafından 'yolsuzluk' ve 'Gülen cemaati' mensubu olmakla suçlanan, 14 Nisan'da düzenlediği basın toplantısıyla AKP'ye güzellemelere dizerek, 'partimiz' diye bahsedebilen bir rektör olamaz, olmamalıdır" diye konuştu.

ÜNİVERSİTE YÖNETİMİ 3 MAYMUNU OYNUYOR'

Rektör Saraç'ın bölge halkının dini duygularını istismar ettiğini söyleyen Taşdemir, "Saraç'ın üniversitede yaşanan polis terörüne karşı bir kelam etmesi gerekir. Ama biz şunu bilmekteyiz ki paçasından yolsuzluk, kirli ilişkiler ve öğrenci düşmanlığı akan bir rektör, Dicle Üniversitesi'nde ortaya çıkan bu utanç tablosu karşısında ancak, 'üç maymunu' oynayabilir" dedi. Taşdemir açıklamanın sonunda, tüm üniversite öğrencilerini polis şiddetine karşı meydanlara çıkmaya çağırdı.

Açıklamanın ardından üniversite öğrencileri, pankart ve sloganları ile Aksaray Meydanı'na yürüdü. Polisin yürüyüşü engellemek istemesi üzerine kısa süreli gerginliğin yaşandığı yürüyüşün ardından öğrenciler ulaştıkları meydanda kısa süreli oturma eylemi yaparak eylemlerini sonlandırdı. (İstanbul/DİHA)

 

ÖNCEKİ HABER

70 deyip geçemiyorlar

SONRAKİ HABER

Odatv yazarı Sabahattin Önkibar saldırıya uğradı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa