13 Nisan 2014 10:00

Mısır’da şiddetin çarpıcı rakamları

Cumhurbaşkanı Mursi’nin devrildiği tarihten bu yana geçen sekiz aylık süreçte Mısırlılar yoğun insan hakları ihlallerine ve terör olaylarına maruz kalıyor. Tahminlere göre 2013 Temmuzundan bu yana 2.500’den fazla Mısırlı yaşamını yitirdi, 17.000’den fazla kişi yaralandı, zarar gördü ve 16.000’den fazla insan tutuklandı.

Paylaş

Michele DUNNE
Scott WİLLİAMSON


Cumhurbaşkanı Mursi’nin devrildiği tarihten bu yana geçen sekiz aylık süreçte Mısırlılar yoğun insan hakları ihlallerine ve terör olaylarına maruz kalıyor. Somut veri eksikliğinden dolayı bu sürecin mağduriyet boyutunu hesaplamak zor olsa da tahminlere göre 2013 Temmuzundan bu yana 2.500’den fazla Mısırlı yaşamını yitirdi, 17.000’den fazla kişi yaralandı, zarar gördü ve 16.000’den fazla insan tutuklandı. Diğer yandan birkaç yüz kişi de terör saldırılarında öldürüldü.
Bu sonuçlar, Nasır’ın 1952’de askeri müdahale ile yönetime el koyduğu süreçten bu yana yaşanan en karanlık dönemleri aşmaktadır. Mısır’ın modern tarihinde eşi benzeri görülmemiş şiddet kullanımına işaret etmektedir.
24 Martta Mısır’da bir mahkeme, ülke tarihinin en büyük toplu cezasını vererek 529 Müslüman Kardeşler üyesini idama mahkum etti. Cezalar için temyize başvurulabilse bile bu karar ülkedeki politik çekişmenin boyutu hakkında çok net bir tablo sunuyor.
Mısır resmi makamları alınan önlemler için, istikrarı sağlamak adına zorunlu olduğunu söylese de, bunun tersi doğru. İktidar baskıyı genişleyen oranda uygularken Temmuz 2013’den bu yana hatta daha doğrusu on yıllardan bu yana Mısır çok daha şiddetin ve istikrarsızlığın olduğu bir yer haline geldi. Mevcut durumun yatışacağı yönünde ise ufukta henüz bir işaret yok.

İHLALLERİ GÖSTEREN SON RAKAMLAR
Ordunun yönetimi devralması, gelişmeleri takip eden uluslar arası grupların sindirilmesi ve ülkedeki insan hakları örgütleri arasındaki uçurum nedeniyle ne kadar insanın öldürüldüğü, yaralandığı veya hapse atıldığını hesaplamak hayli zor. Ancak Mısır Ekonomik ve Sosyal Haklar Merkezi (ECESR), bu yönde bir çalışma organize etti. ‘Wiki Thawra’ adlı girişim ile Mübarek’in devrildiği 25 Ocaktan bu yana yaşanan politik şiddetin istatistiksel derlemesini yapan açık bir kaynak oluşturuldu.
Wiki Thawra projesinin ortaya koyduğu rakamlar büyük olasılıkla kusursuz değil ancak mevcut olan en kapsamlı araştırma. Ayrıca bu veriler Mısır’ın içinde bulunduğu gerilim hakkında ikna edici bir algı sunuyor.
Mursi’nin devrildiği Temmuz 2013’den bu yana ortaya çıkan tablo:
·    3 Temmuz 2013- 31 Ocak 2014 tarihleri arası 3.143 Mısırlı çeşitli gösteriler sırasında yaşamını yitirdi. En az 2.588’i politik gösteri ve çatışmalarda (bunların 60’ı asker ve polis), 281 kişi terör saldırılarında ve 274 kişi de diğer şiddet olaylarında hayatını kaybetti.
·    En az 1.100 kişi 3 Temmuz ile 28 Şubat arasındaki olaylarda olmak üzere 17.000 Mısırlı yaralandı, zarar gördü.
·    3 Temmuz ile 31 Aralık arasında siyasal karışıklığa neden oldukları iddiasıyla 18.977 Mısırlı tutuklandı. Tutuklamalar ağırlıkla Müslüman Kardeşler ve diğer İslami örgütlere yönelik oldu. Bu rakamlar, hükümetteki kaynaklarımızdan gelen sonuçlarla uyumlu gözüküyor. Diğer yandan ECESR’deki avukatların aktardığına göre bu mahkumların en fazla üçte biri zaman içinde salıveriliyor.
·    3 Temmuz ile 31 Aralık arasında ülkedeki terör olaylarında yaşamını yitirenlerin sayısı ise 281 kişi (Bunların 224’ü güvenlik görevlisi) olarak hesaplandı. 28 Şubat 2014’e kadar 180 terör olayının gerçekleştiği belirtildi. Yaşamını yitiren militan sayısı raporda yer almamakla birlikte geçen Şubat ayında ordu sözcüsünün yaptığı açıklamada bu rakamın en az 56 olduğu (Sina yarımadasında) kaydedildi.
Peki, ortaya çıkan şiddetin boyutu, 1952’den yaşanan geçmiş baskı dönemleriyle nasıl kıyaslanabilir?
Eğer yukarıdaki rakamlar ülkedeki mevcut durumun kapsamını ortaya koyuyor ise, Mısır hali hazırda her iki durum (artan baskı ve terör olayları) için sınırı aşmış gözüküyor.

DAHA YAYGIN, HIZLI TERÖR SALDIRILARI
1992 ile 1998 arasında Mübarek rejimi küçük ama hayli tehlikeli olan Hıristiyanları, aydınları, devlet kurumlarını, turistleri hedef alan İslami bir direnişle  karşı karşıya kaldı. Güvenilir hesaplamalara göre bu yedi yılda 1.500 insan yaşamını yitirdi. 1993-1995 yılları ise saldırıların en yoğun olduğu dönemler olarak öne çıktı. Bu dönemin dışında 2000’li yıllarda da terör ülkede öne çıktı. 2004 ile 2006 arasında özellikle Sina yarım adasında hotelleri hedef alan saldırılarda 150 kişi yaşamını yitirdi. Mursi’nin devrilmesini takip eden yedi ay ise, 1990’lı yılların terör sonuçlarından çok daha kötüydü. Yukarıda bahsedildiği gibi 3 Temmuz ile 31 Ocak arasında 281 Mısırlı terör saldırılarında yaşamını yitirdi. Terör saldırılarının gerçekleştiği yerlerde dikkat çekici. Wiki Thawra’ya göre Haziran 2012 ile Temmuz 2013 (Mursi iktidarı dönemi) arası saldırıların neredeyse tamamı Sina yarım adasında gerçekleşmiş. Ancak Temmuz 2013 ile Ocak 2014 arası saldırılar Sina yarım adası dışında 12 farklı vilayette gerçekleşmiş gözüküyor. Rapordan yola çıkarak saldırıların, darbeye rağmen azaldığı yönünde bir işaret yok. Şubat 2014’te Ahram Online da yayınlanan bir makale, bahsi geçen ay içinde ve tamamı Sina yarım adasında dışında olmak üzere 23 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğine dikkat çekiyor.
Bugüne kadar ki saldırıların çoğunda hedef polis, asker, karakollar ve yüksek düzeyli devlet binaları oldu ve kitlesel ölümleri hedeflenmedi. Ancak güvenlik binalarına yönelik bombalı saldırılar ve füze ile ordu helikopteri düşürmekte dahil artan karışıklık noktasında üzüntü verici olaylar yaşnıyor. 16 Şubatta Sina yarımadasında Güney Koreli turistleri taşıyan otobüse yönelik gerçekleşen intihar saldırısı örneğinde olduğu gibi hedeflerin çapı genişleyebilir. Ocak 2011 devriminin üçüncü yıl dönümünde Kahire’de gerçekleşen bir dizi ölümcül saldırıdan anlaşılabileceği gibi, militanların operasyon yeteneklerini geliştirebileceği görülmüştür.

BASKI EN AZ 1950’LERDEKİ KADAR KÖTÜ
Geçmiş başkanlardan Nasır’ın 1950’lerdeki Müslüman Kardeşler üzerine uyguladığı aşırı aman vermeyen politikaları, Mısır modern tarihinin en kötü dönemi olmakla beraber, son süreç de o yılları aratmıyor. 1954 Ekiminde Nasır’a karşı gerçekleşen suikast girişiminin ardından iktidar binlerce Kardeşlik üyesini tutuklamıştı. Daha operasyonun ilk iki gününde 700 kişi, Kasım ayının sonuna doğru ise 1000 kişiyi aşan tutuklamalar olmuştu. 9 Aralık 1954’te ise Arap dünyasındaki yoğun protestolara rağmen 9 Kardeşlik üyesi idam edilmişti. Nasır kısa süre içinde baskının çemberini sol ve liberal kesimlere doğru genişleterek 20.000 Mısırlıyı hapishanelere doldurmuştu. Çoğu işkenceden geçirildi, topla kamplarına konuldu. Baskı genişleyerek devam etti ve 1966’da 6 Kardeşlik lideri daha idam edildi, muhalifler yıllarca hapishanelerde kaldı.
Mısır halkı 1981’deki baskı dönemini de hatırlamaktadır. O yılın eylül ayı boyunca geçmiş başkan Enver Sedat iktidarı döneminde 1500’den fazla muhalif (çoğu İslamcı ancak aralarında önemli solcu, Nasırcı ve liberallerinde olduğu isimler) tutuklanmıştı. Lakin içinden geçtiğimiz süreçteki baskı, hepsinden daha büyük.
Nasır gibi, Mursi sonrası iktidara gelenler de, muhalefeti ezmek için baskı ve şiddete bel bağlıyor. Mursi’nin devrildiği 3 Temmuz gününden sonra, kısa bir süre içinde 3.000’den fazla kişi tutuklandı. Bu sayı 2013’ün sonuna kadar (Kardeşlik üyeleri ve gösterilerde alınanlar dahil olmak üzere) 18.000 kişiyi aştı. Cezaevlerinin taştığı belirtiliyor ve işkence iddiaları yayılmış durumda. Baskı İslamcılarla sınırlı da değil, 25 Ocak devriminde öne çıkan devrimcileri de kapsamış durumda. Mursi’nin de aralarında olduğu Kardeşliğin önemli isimleri ölüm cezasıyla yargılanıyor ve 24 Martta 500’den fazla Kardeşlik üyesi, üç günlük yargılama sonunda idam cezasına çarpıtıldılar ( Bu karar için temyiz aşaması söz konusu ve karar geri dönebilir). Bu, iktidarda olanların Nasır’ın adımlarını izlediğini ve mahkemeleri politik rakiplerini infaz etmek için kullandığını gösteriyor.
Her halükarda Kardeşliğin gösterilerine karşı sergilenen güç gösterimi Nasır döneminde bile görülmedi ve 3 Temmuz ile ocak 2014 arasında 2.500’den fazla göstericinin ölmesine neden oldu. Wiki Thawra’ya göre Rabia Meydanında toplanan kalabalığın dağıtılması sırasında 982 Mısırlı öldürüldü. Diğer yandan İnsan Hakları İzleme Örgütü de yaptığı açıklamada “Modern Mısır tarihindeki, en ciddi kitlesel kanun dışı yaşam ihlalleri” olduğunu ifade etti. 

Çeviren: İlyas Coşkun

ÖNCEKİ HABER

Salon yoksa parklar var

SONRAKİ HABER

İngiltere’de Avam Kamarasından sorumlu bakan istifa etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa