11 Nisan 2014 06:00

Alacağını istedi SGK pişman etti

Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) kimlere geçici iş görmezlik ödeneği yani istirahat (rapor) ücreti ödeyeceği 5510 Sayılı Kanunun 18. maddesince belirlenmiş. Buna göre raporun SGK’nin yetki vermiş olduğu yani kurumla sözleşmesi bulunan sağlık kurumundan alınmış olması gerekiyor. Ayrıca raporun SGK adına reçete yazma yetkisi bulunan hekim tarafından imzalanması da şart. Bir de bir yıl içerisinde sigortalı adına en az doksan gün kısa vadeli sigorta pirimi bildirilmiş olmalı.

Alacağını istedi SGK pişman etti
Paylaş

Rıza ÇİÇEK
İstanbul


Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) kimlere geçici iş görmezlik ödeneği yani istirahat (rapor) ücreti ödeyeceği 5510 Sayılı Kanunun 18. maddesince belirlenmiş. Buna göre raporun SGK’nin yetki vermiş olduğu yani kurumla sözleşmesi bulunan sağlık kurumundan alınmış olması gerekiyor. Ayrıca raporun SGK adına reçete yazma yetkisi bulunan hekim tarafından imzalanması da şart. Bir de bir yıl içerisinde sigortalı adına en az doksan gün kısa vadeli sigorta pirimi bildirilmiş olmalı.

Tüm bu şartlar yerine gelmişse hastalık, rahatsızlık, kaza halleri nedeniyle alınan istirahatlarda, istirahatın üçüncü gününden itibaren istirahatlı olunan her gün için, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sigortalıya geçici iş görmezlik ödeneği yani istirahat (rapor) ücreti ödenir”.

Yasa böyle diyor ama gelin görün ki Sultangazi’de oturup Gaziosmanpaşa’da çalışan Ali Babacanoğlu’nun başına gelenler yasaların uygulanmasında bambaşka şeylerle karşılaşıldığını ortaya koyuyor.

ALO 170 SES VER!

Ali Babacanoğlu evli ve iki çocuk babası. Gaziosmanpaşa Ejot Tezmak fabrikasında metal iş kolunda vida üreten bir fabrikada işçi olarak çalışıyor. Bundan dört ay önce rahatsızlanmış. 01 Ocak 2014 tarihinde Eyüp Devlet Hastanesine gitmiş. Doktoru Ali Babacanoğlu’ na rahatsızlığından dolayı üç gün dinlenmesi için rapor vermiş. Babacanoğlu doktorun yazdığı ilaçları almış, Raporu da iş yerine vermiş. İş yeri de raporu onaylamış.

Ali Babacan’nın asıl hikayesi de bundan sonra başlamış. Şimdi isterseniz hikayenin tamamını gerçek sahibinden dinleyelim. Ali Babacanoğlu, “İş yerimle ilgili bir problemim yok. Benim problemim SGK’yle” diyerek başlıyor anlatmaya: “06.01.2014 tarihinde hastaneye gittim muayene oldum. Doktor bana üç gün dinlenmek için rapor verdi. Üç gün dinlendikten sonra 09.01.2014 tarihinde tekrar iş başı yaptım. Ama peşine düştüğüm ve aradan dört ay geçmesine rağmen sosyal bir hak olan rapor ödentisini alamadım. Sağlık rapor paramı alamadığım için Eyüp Devlet Hastanesine defalarca gittim. Beni muayene eden doktorla görüştüm.  Derdimi anlattım. Bana raporu onayladığını ve ilgili birimlere gönderdiğini söyledi. İlgili birimlere gittim. 170’i aramamı söylediler. 170’i aradım. Paramı Ziraat Bankasından alabileceğimi söylediler. Hemen bankaya gittim. Banka hesapta para olmadığını ödemenin gözükmediğini söyledi. Tekrar 170’i aradım. Eyüp Devlet Hastanesine gitmemi söyledi. Hastaneye gittim. Raporu elektronik ortamda onaylatmam gerektiği söylendi. Onaylattım. Tekrar bankaya gittim. Yine para yoktu.”

‘SON YOK AMA ARAŞTIRIYORUZ’

Bu defa 184 Sağlık Bakanlığı hattını aradım. Sağlık Bakanlığı problem olmadığını bankaya gidip ödemeyi alabileceğimi söyledi. Bir gün sonra tekrar bankaya gittim. Yine ödeme gözükmüyor cevabı aldım. 170’i aradım. Bu arada 170 Sağlık Bakanlığına bağlı Rapor Takip hattı. Bana Eyüp Devlet Hastanesine gitmem gerektiğini söylediler. Nedeni ise devlet hastanesinin başhekiminin ‘rapor onayı’nın olmaması.  0212 616 59 85 numaralı telefonu aradım.  Derdimi anlattım. Bana kısa bir süre sonra raporumun başhekim tarafından onaylandığını ve Gaziosmanpaşa SGK’ye gönderildiğini belirttiler. Tekrar 170’aradım. Bana Gaziosmanpaşa’ya gelmene gerek yok dediler. Raporumu onaylayıp Eyüp Devlet Hastanesine geri gönderdiklerini söylediler. Tekrar Eyüp Devlet Hastanesini aradım. Bana verdikleri cevap, “Bizimle işin yok, biz raporunu onayladık Gaziosmanpaşa SGK’ye gönderdik dediler. Yine Gaziosmanpaşa SGK’yi aradım. Bana rapor Ankara’da merkeze gitti dediler. Ankara’yı aradım. Biz size döneriz dediler. Üç iş gününde paramı alabileceğim söylendi. Bu ana kadar yaptığım bütün görüşmeler kayıt altındadır. Üç gün geçti bankaya gittim. Yine ödeme yoktu. 184’ü aradım bana verdikleri cevap, durumunu araştırıyoruz biz sana döneceğiz. Ne araştırdıkları var. Ne de döndükleri var.

ALACAĞINDAN FAZLASINI HARCATTILAR

Ali Babacanoğlu yaşadıklarının ayrıca maliyetini şöyme anlatıyor: “Alacağım 125 TL rapor parası. Harcadığım bir asgari ücret parası. Ben bu masrafımı bu rapor paramı kimden tahsil edeceğim. Elektrik faturasını geç ödediğimizde 20 TL açma kapama ücreti almasını biliyorlar. Hatta icraya bile veriyorlar. Oysaki ben dört aydır en doğal hakkım olan 125 TL rapor ödeneğimi alamıyorum. Bakanların çocukları milyar dolarlar götürüyorlar. Serbest kalıyorlar. Başbakan kendi oğlunu ifade vermeye bile göndermiyor. Bizler ise fatura ödeyemediğimiz için icra ile karşılaşıyoruz, mahkemelik oluyoruz.  Adımız elektrik kaçaksına, hırsıza çıkıyor. Al sana sosyal devlet.”

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Ambulans ancak beş saatte geldi!

SONRAKİ HABER

Türk-İş 1 Mayıs’ta Kadıköy’de

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa