Adaletin 100’ü kara

Adaletin 100’ü kara

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteciler Ahmet Şık ve Nedim Şener için meslektaşları bir kez daha sokaklara çıktı.Şık ve Şener’in tutukluluklarının 100. günü nedeniyle Taksim’deki İstiklal Caddesinde yürüyüş yapan gazeteciler, “Ahmet ve Nedim çıkacak yine yazacak”, “Susma haykır &

Şık ve Şener’in tutukluluklarının 100. günü nedeniyle Taksim’deki İstiklal Caddesinde yürüyüş yapan gazeteciler, “Ahmet ve Nedim çıkacak yine yazacak”, “Susma haykır özgür basın haktır” sloganları atarak, “Yansak da dokunacağız” pankartı açtılar.

Gazeteciler adına Taksim Meydanı’nda açıklama yapan Gazeteci Rıdvan Akar, terör örgütüne üye olmakla suçlanan arkadaşlarının, hiçbir somut delil ve dayanak olmaksızın 100 gündür tutuklu olduklarını ifade etti.
Gizli denilen delillerin kamuoyuna da açıklanmasını isteyen Akar, “Bu delil nerede? Neden tutuksuz yargılanmıyorlar? Adalet bu sorulara yanıt vermiyor, vicdanlar kanıyor. Maalesef adaletin 100’ü kara” diye konuştu.

Seçimler sürecinde Başbakanın “Bazı kitaplar vardır ki bombadan tehlikelidir” sözlerini hatırlatan Akar, “ileri demokrasi” kavramının mucidinin, ileri demokrasi ülkesinde bomba ile kitabı eş tuttuğunu dile getirdi.

‘HELALLEŞMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL’

“Gazeteciye ‘namert’ diyerek ayar veriyor. Kendisine çanak soru sormayan yalnızca işini yapmak isteyen bir gazetecinin işten çıkartılmasına vesile olabiliyor. Tüm bunlar olduktan sonra helalleşmek istiyor. Böyle bir konjonktürde bizim onunla, o düşünce sistematiği ile helalleşmemiz mümkün değil” diyen Akar, gazetecilerin “Candaş” ya da “Yandaş” olamayacağını gerçeğin peşinde olduklarını söyledi.

Gazeteciler İbrahim Çiçek ve Suzan Zengin’in tahliye olduklarını duyuran Akar, fakat hâlâ 60’ın üzerinde gazetecinin tutuklu olduğunu kaydetti.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütüne göre Türkiye’nin tutuklu gazeteci sayısında dünya şampiyonu olduğunu belirten Akar, seçimlerin hemen ertesinde Azadiya Welat’ın matbaasının 12 Eylül günlerini hatırlatırcasına basıldığını ve gazetenin 15 günlüğüne kapatıldığını ifade etti.

Basılmamış kitabın bile yok edildiği bir ülkede bu tür müdahalelerin kimilerine normal gelse de, durumun demokratik bir rejimde izahı olmadığı söyledi.

DARBE DÖNEMLERİNİ ARATMIYOR

Demokratik rejimle çelişen bir başka gelişmenin ise Başbakan Erdoğan’ın gazeteciler hakkında açtığı davaları geri çekmesi olduğunu dile getiren Akar, “Tek adam iktidarının gazabı kadar affediciliği de demokrasiye sığmaz. Ülkemiz demokrasinin ihtiyacı davalardan feragat değil, güvenilir ve iyi işleyen bir adalettir. Üstelik gazetecilere tolerans eşiğinin pek dar olduğunu bildiğimiz Başbakandan gazetecilerin talebi sık başvurduğu dava silahını şimdilik geri çekmesi değil gazetecilere elini kolunu bağlayan sürekli kovuşturmalara, cezaevi tehdidine maruz kalmasını sağlayan Terörle Mücadele Yasası’nı ve özel yetkili mahkemeleri kaldırmasıdır” diye konuştu.

Akar, hükümetin icraatlarına karşı eleştirel bir tutum takınan herkes için darbe dönemlerini aratmayan uygulamaların söz konusu olduğunu söyledi. Akar, “Özgür basın şiarına ulaşmak için yansak da dokunacağız” dedi.

Cezaevinden yeni çıkan Gazeteci Suzan Zengin de tutuklu bulunduğu süre içerisinde, tutuklu gazeteciler için yapılan girişimleri takip ettiğini ve bunların yararlı olduğunu söyledi.

Zengin, gazetecilerin çoğunun neden tutuklu olduklarını bile bilmediğini, kendisinin de bir yıl sonra duruşmaya çıkartılarak kendisine söz verildiğini söyledi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net