06 Nisan 2014 12:10

Fransa’da Sosyalist Parti neden yenildi?

3 ve 30 mart tarihlerinde gerçekleşen belediye seçimleri bir çok açıdan önemli. Herşeyden önce hükümet partisi Sosyalist Parti (SP) büyük bir yenilgi aldı.

Paylaş

Deniz UZTOPAL

23 ve 30 mart tarihlerinde gerçekleşen belediye seçimleri bir çok açıdan önemli. Herşeyden önce hükümet partisi Sosyalist Parti (SP) büyük bir yenilgi aldı. 60 yıldır hiç bir zaman bu kadar büyük bir yenilgi yaşamamıştı. En az 10 bin nüfuslu 141 şehri kaybetti. En az 30 bin nüfuslu şehirlerdeki sonuçlara bakıldığında ise SP tam 67 şehri kaybetti. Bunlardan 48’ini sağcı UMP-UDI alırken, geri kalanlari ise aşırı sağ yada etiketsiz girenler almış.
Saint Etienne, Angers, Reims, Caen, Tours, Limoges, Argenteuil, Amiens ve Saint-Paul gibi 100 bin’den fazla nüfuslu şehirlerin belediyelerini sağa devretmek zorunda kaldı. Politik olarak büyük öneme sahip İle de France (Paris ve çevre banliyösü) bölgesinde, sağ SP’in elinden tam 30 şehri aldı. Tüm bu yenilgilere bir de 10 000 nüfusun altındaki şehirleri eklemek gerekiyor.

YENİLGİ GİDEREK BÜYÜYECEK
Bu yenilgiye, bunun doğal sonucu olan, önümüzdeki dönem gündeme gelecek iki kaçınılmaz yenilgiyede eklemek gerekir. Bunlardan birincisi şehirler arası kurulan ve bir çok şehrin ortak işlerini yürüten kurum olan ‘İntercommunalités’lerin bir kısmının yönetimlerini kaybetmesinin kaçınılmaz olmasıdır. Encümenlerin seçeceği yeni yönetimler Nisan’ın ikinci haftası gündeme gelecek, ve belediye meclislerinde alınan yenilgi buralara yansıyacaktır. Bu yenilgi sadece küçük şehirlerle kalmayacak ve politik olarak büyük yetkileri olacak Paris, Marsilya, Toulouse, Lyon, Lille, Saint Etienne, Strasbourg, Bordeaux metropollarının oluşturacağı İntercommunalités leride sağ idare edecek artık.
Belediye seçimleri doğal olarak Senato seçimlerine de yansıyacak. Eylül ayında yapılacak seçimlerde, büyük seçmenler, yani seçilmişler (Milletvekili, Sentatör, Belediye başkanları ve kimi belediye başkan yardımcıları) oy kullanacak. Haliyle sağın adayları daha fazla oy alacak ve Senato’da da çoğunlu tekrar ele geçirecekler. Yani SP’nin yenilgisi sadece bugünle sınırlı kalmayacak ve yarin kaçınılmaz iki yenilgiye de neden olacak.

SP NEDEN YENİLDİ?
Yenilgi alınacağı aslında bir sürpriz olmadı, ama yenilginin boyutunu önceden tespit etmek zordu kuskusuz. Peki yenilginin nedenleri nelerdir ? Bu soruya cevap verebilmek için kimlerin oy kullanmadığına bakmak gerekir. Yapılan araştırmaların tümü aynı yöne gösteriyor. İşçiler, Emekçiler,  yoksul emekçi mahalleleri, göçmen yada yabancı kökenliler ve gençler büyük oranda SP’e oy vermemişler. Oysaki, bunların önemli bır kısmı 2012 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Hollande’a oy kullanmışlardı. Ve hayatlarında olumlu bir değişikliğin olmasını bekliyorlardı. Ne varki aradan tam iki yıl geçti ve Hollande’un yürüttüğü tüm ekonomi politikalar, Sarkozy döneminde yürütülenlerin tamamen devamı niteliğindedir. Ardarda ilan edilen kemer sıkma politikaları bir yandan, “Pacte de responsabilité” (Sorumluluk paktı) adı altında ilan edilen siyasi yönelim ve emekçilerin cebinden alarak sermayeye vermeyi öngören vergi artış ve diğer politikalar diğer yandan, Sarkozy dönemini hiç aratmaz niteliğindedir. Hala büyük patronlar örgütü MEDEF’in tüm isteklerine koşulsuz cevap veriliyor. Hala işsizlik artıyor, hala işçi-emekçilerin aylıkları dondurulmuş, hala hayat pahalılığı hergeçen gün artarak devam ediyor, hala çocuklar ve gençlerin okullarında öğretmen açığı devam ediyor, hala gençler gelecek kaygısı yaşıyor, hala kamu hizmetinin kalitesi düşmeye devam ediyor, hala eğitim, sağlık, kültür sektörleri her geçen gün daha pahalı oluyor, hala iş yaşantısı her geçen gün biraz daha esnekleştiriliyor, hala iş piyasasında orman kanunları geçerli kılınması için çaba sarf ediliyor, hala esnek çalışmanın kural haline getirilmesi için uğraşılıyor, hala emeklilik yaşı artırılıyor ve daha da artırılması planlanıyor, hala yabancılar suçlu görülüyor, hala kağıtsızlara oturum verilmiyor, hala okulun önünde gençleri polisler tutukluyor ve oturum hakkı olmayan ailesiyle birlikte yurt dışı ediliyor, hala yabancılara seçme ve seçilme hakkı tanınmıyor, hala dış politikada saldırgan ve savaşçı politika hemde artıtılarak devan ediliyor... listemizi daha da uzatabiliriz. Ama Hollande ve Sarkozy arasında bu alanlarda istikrarlı bir devamlılığın oldugu açık.

Peki bu durumda işçi, emekçi ve gençlerin SP’e oy vermemeleri şaşırtıcı mıdır?

François Hollande’un sol kulağı duymuyor mu?

Seçim sonuçlarının ortaya koyduğu politik sonuç aslında çok açık. Emekçiler verilen vaadlerin tam tersi yapıldığı için, Sarkozy dönemi ile arada bir fark göremediği için SP’e oy vermedi. Peki cumhurbaşkanı Hollande ise buradan ne sonuç çıkardı ? Belki şaşırtıcı ama daha fazla sağa kayılması gerektigi sonucunu çıkardı ve SP’nin en sağ kanadını temsil eden, politik deklarasyonları ile sağı anımsatan ve parti içinde küçük bir desteği olan Manuel Valls’ı başbakan ilan etti. Açıkcası bu kadar politik körlük olamaz. Vatandaş emekçilerin isteklerini duymadığı için oy vermiyor, o daha fazla ve daha hızlı emekçi düşmanı politikaları hayata geçirmesi için partisinin en sağ çizgisini temsil eden kişiyi başbakan ilan ediyor. Elbette, burada Hollande’un politik manevra hesapları olduğu söylenebilinir, doğrudur da. Ama işçi, emekçi ve toplumun en yoksul katmanlarının desteğini kaybederek planladığı hesapları hayata geçiremez. Sağa oy verenleri mi kazanmak istiyor?  Onu da kendisinden daha iyi yapanlar var.

ÖNCEKİ HABER

Bağlama - Gitar - Blok Flüt

SONRAKİ HABER

Diyarbakır Cezaevi davası zaman aşımından düşürüldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa