01 Nisan 2014 19:04

EMEP: Güçlü bir halk seçeneğini oluşturmak için mücadeleye...

EMEP yerel seçim sonuçlarını değerlendirdi. Başbakan Erdoğan'ın 'balkon konuşması' ile tüm muhalif kesimlere savaş ilan ettiği vurgulandı. AKP'nin seçim sonuçlarını iç ve dış politikada siyasi bir fırsata çevirmeye çalışacağı belirtilirken buna karşı emekçilerin güçlü bir halk seçeneğini yaratması için HDP'nin önemine dikkat çekildi.

Paylaş

Emek Partisi (EMEP) yerel seçim sonuçlarını değerlendirdi. Sermaye partilerinin emekçilerin demokrasi özlemlerine yanıt verecek siyasal programlar ortaya çıkarmadığına, emekçilerin yalnızca bir oy kaynağı olarak görüldüğüne dikkat çekilen açıklamada Başbakan Erdoğan'ın 'balkon konuşması' ile tüm muhalif kesimlere savaş ilan ettiği vurgulandı. AKP'nin seçim sonuçlarını iç ve dış politikada siyasi bir fırsata çevirmeye çalışacağı belirtilirken buna karşı emekçilerin güçlü bir halk seçeneğini yaratması için HDP'nin önemine dikkat çekildi.

Açıklamanın tam metni şöyle:

"Genel seçim süreci gibi yaşadığımız bir yerel seçim sürecini geride bıraktık. Seçimin kazananı, kaybedeni ile ilgili tartışma uzun bir zaman sürecektir. Ancak halkın ihtiyaç ve beklentileri bakımından, hangi belediyenin kimin tarafından kazanıldığından çok, ortaya çıkan siyasal sonuçları değerlendirmek daha yararlı olacaktır.

Egemen güçlerin birbiriyle çatışmasından bir demokrasi doğmayacağını seçim sonuçları bir kez daha göstermiştir. Diğer yandan iktidarda ya da muhalefette olsun bütün düzen partileri işçi sınıfı ve diğer emekçileri yine sadece bir oy kaynağı olarak görmüş; onların demokrasi özlemlerine yanıt verecek siyasal programlar ortaya çıkaramamışlardır.

Başbakan’ın uzun süredir toplumu kutuplaştıran bir politikada ısrar etmesi ve seçim sürecinde oy tabanını etrafında birleştirmek için bu kutuplaşmayı derinleştirmesi yakın geleceğe, halk içinde önemli ve tehlikeli ayrışma ve düşmanlaştırmaya yol açacak nifaklar salmıştır.

Seçimler var olan siyasi krizi çözmek yerine derinleştirecek biçimde sonuçlanmıştır. Nitekim Başbakan seçim gecesi balkondan yaptığı konuşmasında hem kendisine muhalif olan kesimlere karşı savaş halinde olacağını ifade etmiş hem de Suriye ile yaşanan gerilimin tırmandırılacağının işaretini vermiştir. Hükümet bizzat sorumlu olduğu iç ve dış politikadaki krizi giderek derinleştirmeyi tercih ederek bunu bir siyasal bir fırsata çevirmeye çalışmaktadır.

Demokrasinin temel kriteri olarak sürekli sandığı işaret eden Başbakan seçim sürecine ilişkin en basit kuralları bile işletmemek için özel bir çaba harcamıştır. İşçi ve emekçilerin, halk ve demokrasi güçlerinin seçim sürecinde siyaset yapmasının önüne zaten birçok engel çıkarılmışken seçim günü de bu engellemeler devam etti ve yer yer fiziki şiddet uygulandı. Bu seçim sürecinde özellikle Halkların Demokratik Partisi’nin propaganda yapması engellenmeye çalışılmış ama iktidar partisi olarak AKP her türlü kamu kaynağını ve olanağını rahatlıkla kullanmıştır.

Elbette demokrasinin yegane araçları parlamento ve sandık değildir. Siyaset dışı bırakılan kesimlerin hak ve özgürlük talebi karşılanmadığı sürece de bu mücadele kendisine yeni kanallar bulacak ve halk sesini duyurmak için alternatiflerini yaratacaktır.

İşçi sınıfının,  emekçilerin, ezilen tüm toplumsal kesimlerin hak ve özgürlükler mücadelesinin merkezi ve ittifak adresi olarak HDP-HDK yapılanmalarının geliştirilip, güçlendirilmesi ve ülkenin temel demokrasi sorunlarının çözümü etkin bir mücadele merkezi olması yönünde çabalarımız ve çalışmalarımız devam edecektir.

Emek Partisi olarak biz de seçim süreci ve sonucunun bize yüklediği sorumluluk ve görevlerin farkındayız. Güçlü bir halk seçeneğini ve siyasetini oluşturmak için mücadele edeceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz." (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

BDP\'li Artuklu Belediye Başkanı vuruldu

SONRAKİ HABER

Erdoğan "oy çalındı" iddiasında ısrarcı: Oy hırsızlığı tam bir felakettir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa