Demirtaş: İlkeli tutumumuz sandığa yansıdı

Demirtaş: İlkeli tutumumuz sandığa yansıdı

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 30 Mart yerel seçim sonuçlarına ilişkin BDP Diyarbakır il binasında değerlendirme toplantısı yaptı. Toplantıya Demirtaş'ın yanı sıra BDP Genel Başkan yardımcıları Filiz Koçali, Meral Danış Beştaş, Ayhan Karabulut ve BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan ile MYK üyeleri katıldı.

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 30 Mart yerel seçim sonuçlarına ilişkin BDP Diyarbakır il binasında değerlendirme toplantısı yaptı. Toplantıya Demirtaş'ın yanı sıra BDP Genel Başkan yardımcıları Filiz Koçali, Meral Danış Beştaş, Ayhan Karabulut ve BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan ile MYK üyeleri katıldı.

Konuşmasına seçim sonuçları için çaba sarf edenlere teşekkür ederek başlayan Demirtaş, seçimin kritik bir siyasi süreçte tamamlandığını tartışmalarının da uzun süre devam edeceğine dikkat çekti.

Ortaya çıkan sandık sonuçları ile Türkiye'de toplum içerisinde çok keskin bir kamplaşmanın ortaya çıktığına dikkat çeken Demirtaş, seçmen eğilimlerinin de seçimden seçime kolay değişmediği sonucuna vardıklarını söyledi. Gezi Parkı direnişi ile 17 Aralık "Yolsuzluk operasyonu"na işaret ederek toplumsal olayların bile seçmen eğilimlerini kolay etkilemediğini ifade eden Demirtaş, bu durumun muhakkak bir siyaset analizinin yapılması gerektiğini söyledi.

Sadece Türkiye'yi değil tüm Ortadoğu'yu etkileyecek şekilde bir seçim kampanyası yürüttüklerini vurgulayan Demirtaş, "Elbette ki Suriye ve Ortadoğu krizi Arap baharı ve yaşanan çalkantılar İran ve Irak'taki durum, bütün bunlar Türkiye'yi etkiliyordu. Bununla birlikte Haziran Gezi direnişi bunun dışında 17 Aralık yolsuzluk operasyonu skandalı ortaya çıkan tapeler, kayıtlar tüm bunlar seçim kampanyalarını etkileyen sonuçlardı. Ama görünen o ki bütün bu tartışmalar içerisinde Türkiye'de seçmen kitlesi görüşünü koruyor. Çok bariz bir seçmen eğilimi ve değişimi gözlemlemedik. BDP olarak 22 ilde seçime girdik. Bizler seçim öncesi öngördüğümüz hedeflerimizin yüzde 80-85'ine ulaştık. Elbette ki çok daha büyük başarılar ve ciddi sonuçlar elde etme başarımız vardı. Fakat bu potansiyeli harekete geçirme konusunda eksikler de yaşadık.

Her şeyden önce eşit bir seçim kampanyası ve yarışı içerisinde olmadığımızı her kesin görmesi lazım. Birincisi medya desteği asla BDP ve HDP'den yana değildi. Devletin kanalları dahil bariz bir ayrımcılık yaşadık. Özelikle TRT ve Anadolu Ajansı'nın BDP-HDP bloğuna çok bariz bir ayrımcılık uyguladığını gördük. Sıfır dakika ile ölçülebilen TRT yayınları ile karşılaştığımızı söyleyebilirim. Yani bir hafta içerisinde bin 400 dakika AKP propagandası yapıldı ama sıfır dakika BDP propagandası yapıldı. Dolayısı ile devletin kanalları özel kanalların bi çoğu partilerimize karşı açık bir boykot uyguladılar. Sosyal medya ağır bir darbe aldı seçim öncesi. Başbakan ve AKP'nin yasakları sosyal medyayı da etkiledi. Ayrıca arkadaşlarımızın birçoğu da tutukluydu. Bir de partiler yüzlerce trilyon hazine yardımı ile seçim çalışmalarını yaptılar. Biz halkımızın mütevazı maddi desteği ile seçim kampanyamızı yaptık. Fakat bunların hiçbirini biz mazeret olarak görmüyor ve öne sürmüyoruz. BDP Türkiye'nin doğu ve güney doğusunda önemli bir başarı elde etmiştir. Ortaya çıkan sonuçlar itibariyle ön gördüğümüz soünuçların neredeyse çoğunu gerçekleştirdik diyebilirim. Batıda HDP ile belli bir noktaya gelindi, kabul gördü" diye konuştu.

'AKP'Yİ GERİLETTİK'


Tüm bu olup bitenler ile ilgili HDP yöneticileri ile bir araya gelerek yeniden bir durum değerlendirmesi yapacaklarını söyleyen Demirtaş, yol haritasını bu şekilde çıkaracaklarını vurguladı. Seçimin tek kazananın BDP ve HDP çatısı altında bir araya gelen kadınlar olduğunu söyleyen Demirtaş, eş başkanlık sisteminin bu anlamı ile büyük bir başarı elde ettiğini vurguladı. Demirtaş, eş başkanlık sistemi modelinin bu şekilde hayata geçtiğini söyledi. Yine seçim kampanyası boyunca Başbakan ve diğer siyasi liderlerin "kutuplaştıran" ve "düşmanlaştıran" dil kullandığına işaret eden Demirtaş, bunun da toplumda büyük gerilimlere yol açtığını belirtti. Savaşa değil seçime girildiği konusunda sürekli telkinde bulunduklarını, bu anlamı ile kullanılan dile dikkat edilmesi hususu ile ilgili uyarıları sık sık yaptıklarını aktaran Demirtaş, yine "ilkesiz" ve "belden aşağı" siyaset içerisinde olmadıklarını, fakat liderlerin bu dil ve üslubu kullandığını ifade etti. Her iki cepheye karşı kampanya yürüttüklerini ve ilkeli bir tutum ile seçime girdiklerini belirten Demirtaş, bunun seçime de yansıdığına dikkat çekti. AKP ile yarıştıkları tüm yerlerde AKP'yi gerilettiklerini söyleyen Demirtaş, "Hem oylarımızı artırabildik, hem de belediye sayımızı arttırabildik. Eksik kaldığımız, yetersiz kaldığımız, düşük oy aldığımız veya yerel yönetimlerde belediyesini kaybettiğimiz yerler ile ilgili kapsamlı bir tartışma yürüteceğiz. Halk asla aptal değildir. Buna inanıyoruz ve gördük. Halkın organik ve dinamik bir aklı vardır. Bütün sonuçları doğru değerlendirir, bu konuda saygılı olmak lazımdır. Bu bakımdan halkımızın gönlünü alabilmek amacıyla daha fazla çalışacağız. İlk defa kazandığımız belediyeler var, burada vermiş olduğumuz sözlerin arkasındayız. Anadilden sağlığa kadar, bütün bu konularda adım atmak için belediyelerimiz elinden gelen gayreti gösterecektir. İşsizliğin ve yoksulluğun çözülebilmesi için belediyelerimiz kooperatiflere de destek verecektir. Tarım ve hayvancılık konusundaki yanlış politikalar yerine alternatif politikalar üretecektir. Örnek belediyecilik hizmeti sunacaktır" dedi.

GENEL SEÇİMLERDE DAHA BAŞARILI OLACAĞIZ

30 Mart yerel seçimlerinin genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bir provası niteliği taşıdığını ifade eden Demirtaş, "Mümkündür ki genel seçimler erkene de alınabilir. Fakat her ne olursa olsun bizler BDP ve HDP bloğu olarak yolumuza nasıl devam ettirdiğimizi netleştirdikten sonra halkımızın önüne daha hazırlıklı çıkacağız. Genel seçimlerde çok daha ciddi bir başarı elde edeceğimizi tahmin ediyoruz. Elde ettiğimiz başarının altında çok büyük çaba, bağlılık ve emek var. Bu sonuçlar kolay elde edilmiyor. Türkiye'de bütün bu devlet olanaklarını kullanan partilere karşı bir muhalefet ve halk partisi olarak bu sonuçları ortaya çıkarmak kolay bir iş değildir. Bu vesile ile bir kez daha parti değerlerimiz parti şehitlerimiz olarak onların ailelerine şükranlarımızı minnetlerimizi dile getirmek istiyorum. Çok kararlı şekilde yürüttüğümüz seçim kampanyasında hiç bir hükümet desteği yoktu. Ama kösteği de yoktu.

DEVLETİN KURUMLARI AKP KAZANSIN DİYE HER ŞEYİ YAPTI

Devletin kurumları sınıfta kalmıştır. TRT'sinden AA'sından TEDAŞ'ına kadar hepsi sınıfta kalmıştır. Seçim kampanyası boyunca AKP'nin kazanması için ellerinden geleni yaptılar. Bütün bu seçim sonuçları AKP'nin bulaşmış olduğu suçları günahları da temizlemez. Ortadan kaldırmaz. İnsanlar AKP'ye destek verdi diye hırsızlık, yolsuzluk iddialarına da destek veriyor anlamı çıkmaz.

HIRSIZLIKTAN HESAP SORMAK İÇİN...

Hırsızlıktan yolsuzluktan mutlaka hesap sormak için mücadele etmek gereğini yapmak lazım. Yolsuzluk ve hırsızlık ile mücadele ederken ilkeli davranalım. Belden aşağı davranarak da bir sonuç elde edilemeyeceğini de herkes görmelidir. Bu gün AKP'nin oyunu önemli ölçüde koruması ya da arttırmasının en büyük nedeni AKP karşıtı cenah diye adlandırılan AKP karşıtlığı dışında hiç bir şeyi olmayan topluma hiç bir umut vermeyen projesi olmayan cenahtır, AKP'yi bu şekilde güçlendiren. Biraz ilkeli siyaset yapılsa kasetler yerine yapılacak projelerinden bahsedilse etkili sonuçlar alınılır. BDP'nin yaptığı buydu. Kasetlere inanmak yerine halkımızın yüreğine inandık. İlkeli siyaset yapana halk sahip çıkar. Halk hırsıza yolsuzluk yapana destek çıkar diye bir şey yoktur. Halk hırsıza hesabı soracaktır. Bunu da biliyoruz. Bunu AKP'li seçmen de istiyor. AKP'nin karşısına ciddi bir alternatif muhalefet çıkaramadığımız için bugün AKP dışında işte Türkiye'nin doğusunda bir BDP alternatif olarak görünüyor ve BDP de bir yoğunlaşma yaşanıyor. Ama Türkiye'nin batısında maalesef bir alternatif yaratılamadığı için AKP oylarını koruyor" dedi.

Şu ana kadar 3'ü büyük 11 il, 69 ilçe ve 23 belde belediyesi kazanıldığını açıklayan Demirtaş, henüz kimi yerlerde yeni oy sayımı olduğu için artısı ve eksisi de olabileceğini ifade etti. Basın mensuplarının oy oranındaki düşüşe ilişkin sorusunu yanıtlayan Demirtaş, "Birkaç ilde oy oranımızda düşüş var. Ama katılımda da düşüş olduğu yerlerdir buralar. Yani seçmenin sandığa gitme oranı da Türkiye ortalamasının altında kalmış Diyarbakır ve Hakkari gibi illerde. Elbette ki bu bizim için bir mesajdır. Seçmen neden sandığa gitmez veya gidip önceki aldığımız oy oranına göre oy vermez bunu sorgulamamız gerekiyor. Biz seçmenin iradesine saygı duyarız. Verdiği oya da saygı duyarız. Demek ki daha çok çalışmak lazım. Demek ki daha çok hizmet edip halkı dinlemek lazım. Biz böyle algılarız. Ama küçümsenmeyecek oy oranları elde ettik" diye konuştu. Yine bir başka basın mensubunun seçim sonrası AKP'nin Cemaate yönelik operasyon "yapabilir" yönündeki sorusuna Demirtaş, KCK operasyonlarında kendilerine yönelik yapılanın bu şekilde Cemaate karşı yapılmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti. (Diyarbakır/DİHA)

www.evrensel.net