29 Mart 2014 10:00

Rantçılara karşı halkın adaylarıyız

Seçimlerin “Gökçek mi, Yavaş mı?” ikilemine sıkıştırılmaya çalışıldığı Ankara’da HDP adayları, “iki rantçıya karşı halkın adaylarız” diyor. Ankara halkı, 20 yıldır belediyeyi yöneten Melih Gökçek, diğer yanda CHP’nin “AKP’den oy devşirmek” adına aday gösterdiği MHP kökenli Mansur Yavaş arasında seçim yapmaya zorlanıyor.

Paylaş

Cem GURBETOĞLU
Birkan BULUT
Ankara

Seçimlerin “Gökçek mi, Yavaş mı?” ikilemine sıkıştırılmaya çalışıldığı Ankara’da HDP adayları, “iki rantçıya karşı halkın adaylarız” diyor. Ankara halkı, 20 yıldır belediyeyi yöneten Melih Gökçek, diğer yanda CHP’nin “AKP’den oy devşirmek” adına aday gösterdiği MHP kökenli Mansur Yavaş arasında seçim yapmaya zorlanıyor. Bir yanda Gökçek’in milyon dolarlık “çılgın projeleri”, diğer yanda Mansur Yavaş’ın “devr-i sabık yapmayacağız” diyerek rantçı çevrelere göz kırpması. İşte HDP’nin Ankara adayları halkın gerçek beklentilerinin hasır altı edildiği bu tartışmada, halkla birlikte yönetmek için sokak sokak bir çalışma yürüttü.

HDP’nin Ankara Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Salman Kaya, devrimci gençlik hareketinin önderleri Deniz Gezmiş ve İbrahim Kaypakkaya’nın arkadaşı. Haksızlıklara karşı çıkmaya, kendi deyimiyle “Berkin Elvan’ın yaşında” başladı. 12 Mart ve 12 Eylül döneminde tam 8 kez cezaevine düştü. İşkence gördü. Ambar işçilerinin sendikalaşma mücadelesinde görev aldı. THKO ve Dev-Genç davalarında yargılandı. 1991 seçimlerinde SHP’den milletvekili oldu. Hâlâ kendini genç hissediyor. Gezi direnişinin bahsi açılınca “En genç Gezici benim” diyor gururla.

ÜÇÜ DE IRKÇI VE RANTÇI

AKP ve CHP’nin de adaylarının MHP kökenli olduğuna dikkat çeken Salman Kaya, “Üç MHP’liyle yarışıyoruz. Yanlış anlaşılmasın, elbette insanlar değişir. Ama Devlet Bahçeli’yi pasiflikle suçlayan Mansur Yavaş, Kürt ve Alevi vatandaşlara nasıl huzur sağlayabilir” dedi.  Üç adayın da hem ırkçı, hem rantçı olduğunu söyleyen Kaya, “Geriye biz HDP kalıyoruz. Bugüne kadar hesabını veremeyeceğimiz hiçbir şey yapmadık. Biz halkla birlikte yöneteceğiz. Forumlar, mahalle komiteleri ve halk meclisleriyle yöneteceğiz. Belediye seçimlerinin hemen ardından sonra halk meclislerini kuracağız. Bir alan imara da açılacaksa, park da yapılacaksa halk karar verecek. Çıkar ilişkilerini sıfırlayacağız” dedi. HDP’nin Ankara Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Songül Erol Abdil, 2004-2009 yılları arasında Dersim’in ilk kadın belediye başkanı olarak edindiği tecrübeyle aday. Uzun yıllar Çankaya Belediyesinde kamu emekçisi olarak çalışan Abdil, KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen sendikasında ve kadın örgütlerinde çeşitli görevler aldı. Abdil, Dersim tecrübesini şöyle anlattı: “Biz belediyeyi devraldığımızda ‘Kaynak yok, yönetemezler’ diyorlardı. 10 trilyon borçla aldığımız belediyeyi, bir dönem içinde hiçbir hizmette kesinti yapmadan borçsuz hale getirdik. Ama dönem bittiğinde hiçbir belediye yöneticisi ne yeni araba, ne yeni ev aldı. Yani, rantçı değilseniz, çok güzel hizmetler yapılabilir.”

ENGELLİLERİN SORUNLARINI YAKINDAN BİLİYOR

Abdil’in eşi de görme engelli. Bu nedenle engellilerin Ankara’da yaşadıkları sorunları yakından bildiğini anlatan Abdil, yaşadığı bir olayı anlatıyor. “Bir gün eşim gözü mor eve geldi. Görme engelliler için AB müktesebatı çerçevesinde sarı çizgiler yapılmıştı. ‘Sorma sarı çizgilere güvendim. Ağaca çarptım’ dedi. Yapılan işler, engellilerin kent yaşamına katılımını rahatlatıyor mu buna bakılmalı. Göstermelik olunca onların yaşantısını kolaylaştırmıyorsunuz. Biz her adımı engellilerin taleplerinden, birikimlerinden, onların örgütlerinin görüşlerinden yararlanarak atacağız.”  HDP’nin Ankara’daki 13 belediyedeki eş başkan adaylarının, 6’sının kadın başkan adayı olduğuna dikkat çeken Abdil, bu noktada partisinin diğerlerinden ayrıldığını belirtiyor. Belediyelerin kadınları eve hapseden uygulamalarına değinen Abdil, “Ankara sokaklarından akşam saatlerinden sonra kadınlar olmuyor. Çünkü sokaklar aydınlatılmıyor. Kadınlar çocuklarıyla sokakta gezemiyor, çünkü pusetle gezebilecekleri yollar yok. Göç eden kadınlar Türkçe bilmedikleri için belediye ve sağlık hizmeti alamıyor. Kenti planlarken kadının yaşamını kolaylaştırmak gerekiyor. Bunun için öncelikle kadınlar karar mekanizmalarında yer almalı. Kadın özgürleştikçe toplum özgürleşir ve kent kimliğine sahip çıkar” diyor.


NE DİYORLAR?

* Belediyelerde taşeron işçi çalıştırılmayacak.  Tüm işçiler sendikalı ve toplusözleşmeli olarak çalışacak.
* Kentsel dönüşüm adı altındaki rant projeleri durdurulacak. Sağlıksız yapılarda yaşayanlar, yaşadıkları yerden edilmeyecek şekilde sağlıklı binalara kavuşturulacak. Ama karar vericisi de kendileri olacak.
Emekliler, yaşlılar, hastalar, engelliler, işsizlere destek verilecek.
* Sosyal yardımlar yoksulları rencide etmeyecek şekilde hayata geçirilecek. Yoksullara destek için maaş bağlanacak.
* Kadın eksenli işletmeler kurulacak.
* İşe alımlarda kontenjan kullanılmayacak, gerekli niteliklere sahip kişiler arasında noter huzurunda seçim yapılacak.
n Öğrenciler için ulaşım ücretsiz olacak. Barınma ihtiyaçları için yurtlar yapılacak.

ÖNCEKİ HABER

Sendika başkanı patronu için çalışıyor

SONRAKİ HABER

İzmir'de adalet ve demokrasi nöbetleri devam ediyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa