HDP Narlıdere Adayı Ertuğrul Barka: Belediye ayrım yapıyor

HDP Narlıdere Adayı Ertuğrul Barka: Belediye ayrım yapıyor

HDP Narlıdere eş başkan adayı olan Ertuğrul Barka ile Narlıdere’nin seçim gündemini konuştuk. Barka, Narlıdere’nin yerel gündeminde kentsel dönüşüm sorununun önemli bir yer teşkil ettiğini belirtiyor.

Emine UYAR
Eda AKTAŞ
İzmir

İzmir’in köklü yerleşim merkezlerinden biri olan Narlıdere 80 bin dolayında nüfusa sahip. İlçeyi üç dönemdir CHP’li Belediye Başkanı Abdül Batur yönetiyor. Batur  4. kez aday.
2009 seçimlerinde Emek Partisi adayı olarak seçimlere giren Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi Eski Başkanı Ertuğrul Barka o dönem aldığı yüzde 4.5 oy oranı ile CHP ve AKP’li adayların ardından üçüncü sırada yer almıştı.

Mevcut başkana küskün olan CHP’liler ve ÖDP Narlıdere’de bağımsız aday Avukat Gülseren Sönmez’in etrafında birleşmiş durumda. HDP, CHP ve bağımsız adayın çalışmalarının yoğunlaştığı ilçede, seçim sürecinin diğer dönemlere göre daha çekişmeli ve hareketli geçiyor.

HDP Narlıdere eş başkan adayı olan Ertuğrul Barka ile Narlıdere’nin seçim gündemini konuştuk. Barka, Narlıdere’nin yerel gündeminde kentsel dönüşüm sorununun önemli bir yer teşkil ettiğini belirtiyor. Birçok insanın konutunun, kültürünün, komşuluk ilişkilerinin risk altında olduğunu ifade eden Barka, bu konuda belediyenin üretmiş olduğu projelerin rant ve beton ağırlıklı olduğunu dile getiriyor. Röportaj yaptığımız sırada geçen seçim aracının yaptığı anonsa dikkat çeken Barka, “Kendilerini o kadar genel seçim havasına kaptırmışlar ki, 3 dönemdir iktidarda olan ve 4. sefer aday olmuş bir belediye başkanı anonsunu, “AKP iktidarından kurtulmak için oylar CHP’ye” diye yapıyor. Yereldeki marifetlerinin hesabını vermekten kurtulduklarını zannediyorlar” diyor. Barka HDP’nin sistemle sorunu olduğunu belirterek, “HDP’nin sorunu sömürgecilerle iş birliği yapan iktidarlarla” diyor. Sermayenin krizden çıkabilmek için savaş ve yapı sektörüne yöneldiğini ifade eden Barka, dönüşümün özünün. burada yaşayanların bankalara borçlandırılması olarak belirtiyor.

‘İNSANLAR DENİZE GİRMESİN DİYE’
Narlıdere’nin kendi doğasına yabancılaştırılmış bir yerleşim yeri olduğuna dikkat çeken Barka ve şu cümlelerle anlatıyor bu sorunu; “Deniz kıyısındaki Narlıdere’de hiçbir insanın denizle ilgisi yok. Tekneniz olsa bile denize indirecek yeriniz yok. Altı evler sahilinde, kaldırımlar yapılmış ve kıyısına koca koca taşlar yıkılmış. Bir sahilin parke taşla döşenip kayalarla denize platform oluşturulmasının mantığı ne? Çünkü arkasında milyonlarca dolarlık villalar var, bahçesinde havuzu olan. Onların önünde insanlar gelip denize girmesin yani insanlar ‘insan kirliliği’ yaratmasın, ayağını kessin diye. Deniz kıyısında bir ilçesiniz belediyenin yaptığı bu işle insanlar buranın doğasına yabancılaşmış.”

40 yıldır Narlıdere’de yaşayan Barka, bahsedilen yerlerin son 20-25 yılda şekillendirilip imara açıldığını ifade ediyor. Üçe ayrılmış olduğunu belirtiyor Narlıdere’nin ve arada inanılmaz uçurum olduğunu dile getiriyor. “Sahilevleri, Altıevler gibi denizle otoyol arasında kalan kısım, otoyolun üstündeki düzlük ve düzlüğün üstünde tepelere doğru olan yerler. Türkiye’deki manzaranın burada da mevcut olduğunu ve bu bölgeler arasında uçurum olduğunu dile getiriyor ve şunları söylüyor; “Ev toplantıları için tepelerde öyle yerlere gidiyoruz ki ‘Buradan keçi bile geçemez’ diyoruz.” Barka iktidarı alma konusunda keçilerden daha inatçı olduklarını sözlerine ekliyor. “Sadece ekonomik olarak değil, etnik ve inanç anlamında da böyle yarılmaların olmadığı, kararların birlikte alındığı ve ortak denetim anlayışının sağlandığı, halkın her işe burnunu soktuğu ve hesabını sorduğu bir yönetim anlayışımız var” diyor.

KADINLAR SEMPATİ İLE BAKIYOR
NARLIDERE’nin Eş Başkan Adayı Çilem Bulugil ise yurt dışında tarih ve felsefe eğitim almış, yeminli tercümanlık yapıyor. “Narlıdere’de çalışma yapan geniş bir ekibimiz var, tek tek bütün kapıları çalıyoruz, ev toplantıları yapıyoruz. Toplantılar iyi geçiyor şu ana kadar hiçbir olumsuz tepkiyle karşılaşmadık. Artık HDP’nin alternatif olduğu görülüyor. Biz de umutları boşa çıkarmayacağız” diyor. Bulugil, özellikle eş başkanlık sistemi dolayısı ile kadınların HDP’ye sempati ile baktığını belirtiyor. “Kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olmasının sembolü olarak görüyorlar” diyor.

AŞAĞI VE YUKARI NARLIDERE
GEÇTİĞİMİZ günlerde zorunlu din derslerinin boykotu ile gündeme gelen Alevi Bektaşi Derneğinin Başkanı Mustafa Aslan, Narlıdere’de seçimlerin Türkiye’nin birçok yerinden farklı geçtiğini ifade ediyor. “Bizim oy vermediğimiz yer belli. Gerici, faşist, yobaz partilere oy verilmemesini istiyoruz. HDP, CHP ve bağımsız aday var. Üyelerimiz kendisine en yakın bulduğuna oyunu verecek. Narlıdere’de altyapı, çevre temizliği gibi sorunlar var en büyük sorun da kentsel dönüşüm” diyor.

Dersimliler Derneği Başkanı Hayri Beski de, “Seçimler biraz karışık bu dönem. HDP, CHP ve bağımsız aday var. İlk kez bu kadar yoğun katılımlı bir seçim geçiriyoruz. AKP’liler de yoğun çalışıyor” diyor. Devletin baskısı sonucu 25 yıl önce Narlıdere’ye gelen Beski, “Dağlar yasaklandı, ‘89’da terk ettik. Sakal yüzünden çok dayak yedik” sözleriyle anlatıyor o dönemi. İlk geldiği yıllarda iş olanaklarının daha fazla olduğunu belirten Beski, “Şimdi işsizlik daha çok” diyor. Narlıdere’nin “aşağı” ve “yukarı” olarak ayrılmış durumda olduğunu ifade eden Beski, “Yukarılarda sorun çok. Bir aile çay bahçemiz bile yok. Sahilde oturacak iki bank yok. Her yıl kaldırımları söküp yeniden yapıyorlar” diyor. Demokratik bir seçim istediklerini Berkinlerin, Ali İsmaillerin artık ölmesini istemediklerini belirtiyor.

 ‘BİZ DE İNSAN GİBİ YAŞAYALIM’
NARLIDERELİLERE seçimlerden beklentilerini soruyoruz. Hüseyin Kaya talebini “Türkiye’nin başındakiler ülkeyi soyup soğana çevirdiler. Eşitlik olması lazım. Barış ve huzur istiyoruz” diye özetliyor. Fatma Dudu Şimşek’i evinin avlusunda çiçek demetleri yaparken buluyoruz. “Bu yaşımda sırtıma alıp bu çiçekleri aşağıya satmaya götürüyorum. Kimse gelip halimi sormuyor” diyor. “Kendilerini düşünüyorlar, sandalyeye oturdular mı hadi güle güle diyorlar. İki oğlum işsizdi hiçbirisi işe almadı. Yol yapmak için evimizi yıktılar, iki katlı evimize hak vermediler” şeklinde konuşuyor. 45 yıl Almanya’da yaşamış bir kadına rastlıyoruz yolda. Bir kadın, “İnsanlar birbiri ile kaynaşsın metanetli olsun. Çantalarını doldurmasınlar. İnsan gibi yaşasınlar biz de insan gibi yaşayalım” diyor. Başbakan Erdoğan’ı eleştirerek, “Koskoca Başbakan ölen çocuk için ‘Gözünü bağlamış taş atıyordu’ diyor. Başbakan bunu söylerse gerideki cahiller ne yapar?” diye soruyor.  

www.evrensel.net