26 yıldır dinmeyen acı: Halepçe

26 yıldır dinmeyen acı: Halepçe

Halepçe Katliamı, 26. yılında Diyarbakır’da binlerce kişinin katıldığı yürüyüşle lanetlendi. BDP İl binası önünde bir araya gelerek, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) binası önüne yürüyen kitle, Berkin Elvan, Uğur Kaymaz ve Ceylan Önkol’un fotoğraflarının yer aldığı pankart taşıdı.

Halepçe Katliamı, 26. yılında Diyarbakır’da binlerce kişinin katıldığı yürüyüşle lanetlendi. BDP İl binası önünde bir araya gelerek, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) binası önüne yürüyen kitle, Berkin Elvan, Uğur Kaymaz ve Ceylan Önkol’un fotoğraflarının yer aldığı pankart taşıdı. Katliamı ve katliamın sorumlularını lanetleyen sloganların atıldığı eylemde, Halepçe Katliamı’nın soykırım olarak tanınması istendi.

HALEPÇE YÜREĞİMİZDE BÜYÜK BİR YARADIR

DTK önünde tüm Kürt partileri adına yapılan ortak açıklamanın ardından söz alan BDP Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak, “Kürt halkı olarak, Kürt halkı adına mücadele eden siyasetçiler olarak bir insanlık suçu olan Halepçe Katliamı’nı lanetliyoruz” dedi. Kürt halkının son 100 yılda büyük acılar, katliamlar yaşadığını söyleyen Kışanak, “Bunların her birinin Kürdistan tarihinde yeri farklıdır, önemlidir. Ama Halepçe hepimizin yüreğine salınmış bir ateştir, büyük bir yaradır” şeklinde konuştu. Halepçe’de kundaktaki bebeklerden, 90 yaşındaki dedelere kadar bütün bir halkın soykırımdan geçirilmek istendiğini belirten Kışanak, “Bunun sorumluları bu zamana kadar bu suçlarının hesabını vermediler. Irak’taki rejim değişikliğinden sonra kısmi olarak bir sorgulama gerçekleşse de Kürt halkının yarasını dindirecek bir sonuç çıkmadı” dedi.

HALEPÇE SOYKIRIM OLARAK TANINMALI

Uluslararası kuruluşlara çağrı yapan Kışanak, Halepçe’nin soykırım olarak tanınması gerektiğini söyledi. Günümüzde de Kürtlerin benzer acıları yaşadığına dikkat çeken Kışanak, Roboskî’de yaşanan katliamın da bir soykırım girişimi olduğunu söyledi. Sivil insanların üzerine savaş uçaklarının bomba yağdırmasının başka türlü açıklanamayacağını dile getiren Kışanak, “Hükümet bu büyük cinayetin, insalık suçunun da üzerini örtmeye gayret ediyor” dedi. Rojava’da gerçekleşen son saldırının da Kürtler için acı kaynağı olduğunu belirten Kışanak, “Tüm dünya bilsin ki sınırlar çizilebilirsiniz, tel örgüler çekebilir, mayınlar döşeyebilirsiniz ama asla Kürt halkının yüreğini bölemezsiniz. Kürt halkı birdir, beraberdir” dedi. (Diyarbakır/EVRENSEL)


HER YER HALEPÇE HEPİMİZ HALEPÇELİYİZ

Halepçe Katliamı Van, Erciş, Çaldıran, Bulanık, Iğdır, Ağrı, Patnos, Hakkari, Yüksekova, Kars ve birçok başka il ve ilçede de lanetlendi.
Van’da ‘Bugün her yer Halepçe hepimiz Halepçeliyiz’ pankartıyla BDP merkez seçim bürosu önünde toplanan bini aşkın kişi sloganlarla Feqiyê Teyran Parkı’na yürüdü. Burada halka seslenen BDP Van İl Başkanı Musa İtah, Dersim, Zilan, Ağrı, Enfal, Qamişlo ve Roboskî Katliamlarını hatırlatarak, “Dört parça Kürdistan’da katliama uğrayan Kürtler, tüm soykırımların hesabını soracak” dedi. Türkiye’de de Kürtler üzerinde imha ve inkar politikaları yürütüldüğünü söyleyen İtah, “Hâlâ birçok yerden toplu mezarlar çıkıyor. Kültürel soykırım sürüyor” dedi. BDP Van Milletvekili Nazmi Gür ise Halepçe Katliamı sırasında Türkiye’nin katliamcıları sahiplenen politikalar izlediğini, katliamı görmezden geldiğini belirterek, Halepçe Katliamı’nın soykırım olarak uluslararası boyutta tanınması gerektiğini söyledi.
Van’ın Erciş ve Çaldıran ilçeleri, Muş’un Bulanık ilçesi, Iğdır, Ağrı, Ağrı’nın Patnos ilçesi, Hakkari ve Kars’ta yapılan eylemlerle de Halepçe Katliamı kınandı.

İHD Erzurum Şubesi de Halepçe Katliamı'na ilişkin yaptığı açıklamada Irak Federal Kürdistan Bölgesi, Norveç ve İngiltere tarafından soykırım olarak kabul edilen katliamın Türkiye'de de soykırım olarak tanınmasını talep etti. (HABER MERKEZİ)


GEVER'DE YÜRÜYÜŞ

Halepçe’de katledilen 5 binden fazla insanı anmak amacıyla Hakkari’nin Yüksekova (Gever) İlçesi’nde bir araya gelen çok sayıda kişi Sakine Cansız, Fidan Doğan ve  Leyla Şaylemez ile 2013 yılı Aralık ayında öldürülen Mehmet Reşit İşbilir, Veysel İşbilir ve Bemal Tokçu’nun posterleriyle ‘Katliamlara Sessiz Kalma’ yazılı dövizler taşıdı.
Orman Mahallesi Mezarlığına yürüyen kitlenin saygı duruşunda bulunmasının ardından yapılan açıklamda, Halepçe, Dersim, Gazi, Zilan gibi katliamlar lanetlendi. Konuşmalarda, Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol ve Berkin Elvan’ın anısına sahip çıkılacağı dile getirildi.
Açıklamanın ardından 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı. (Yüksekova/EVRENSEL)


‘KÜRTLER ZALİMLERE BOYUN EĞMEDİ’

Halepçe Katliamı’nın yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yapan BDP Genel Merkezi, “Kürt halkı katliam ve asimilasyon politikalarına boyun eğmedi” denildi.

Tarihin en kanlı sayfalarından birinin 26 yıl önce Halepçe’de Kürt halkı için yazıldığı belirtilen açıklamada, uluslararası güçlerin de bu katliamdaki rolleri olduğu dile getirildi. Açıklamda, “Ortadoğu’nun en kadim ve mazlum halkı olan Kürtler Dersim’den Ağrı’ya, Koçgiri’den Halepçe’ye, Qamişlo’dan Roboskî’ye kadar tarih boyunca uğradığı katliam ve asimilasyon politikaları karşısında asla zalimlere boyun eğmedi. Kendisini tarih sahnesinden silmeye çalışanlara karşı vermiş olduğu tarihsel diriliş mücadelesiyle varlığını ve onurunu korudu, katliam politikalarını boşa çıkardı. Halkların örgütlü gücü karşısında hiçbir katliamcı zihniyet varlığını devam ettiremez” denildi. (HABER MERKEZİ)


HDP, HALEPÇE VE BEYAZIT KATLİAMLARINI LANETLEDİ

HDP Eş Genel Başkanları Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü, Halepçe ve Beyazıt Katliamlarının yıl dönümü nedeniyle yayımladıkları mesajda, “Her iki katliamı da lanetliyoruz” dedi. 16 Mart tarihinin iki önemli katliamın yıl dönümü olduğuna işaret edilen açıklamada, “Irak’ta Kürt halkının hak eşitliği ve özgürlük taleplerini birçok kez silah kullanarak bastırmak isteyen Saddam yönetimi, 5 kişiyi katlettiği Halepçe saldırısıyla insanlık tarihine katliamcı olarak geçti. Bu katliam, insanlık tarihinin utanç sayfalarından biri oldu. Ancak bu saldırısı Kürt halkının özgürlük ve eşitlik mücadelesini geriletemedi. Kürdistan coğrafyasında demokratik cumhuriyet ve özerk yönetimler mücadelesi sürüyor. Kürt halkı ana dili, kimlik, kültür ve kendini yönetme taleplerini geliştiriyor” denildi. 16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesinde yaşanana Beyazıt Katliamı’na da değinilen açıklamada, “Beyazıt Katliamı da Türkiye’de işlenen onca cinayet gibi karanlıkta bırakıldı. Kimyasal, biyolojik ya da konvansiyonel, hangi silahlar ve yöntemler kullanılırsa kullanılsın, katliamlarla, demokrasi ve adalet mücadelesi durdurulamaz” denildi. (HABER MERKEZİ)


İHD: TÜRKİYE HALEPÇE'DEKİ SOYKIRIM SUÇUNU TANIMALIDIR

İnsan Hakları Derneği (İHD) Kızılay Yüksel Caddesi'nde yaptığı eylemde Halepçe Katliamı'nı lanetledi. Basın açıklamasını okuyan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, 16 Mart 1988 günü başlatılan ve 3 gün süren hava saldırılarında Halepçe ve civarının kimyasal silahlarla bombalandığını ve 12 bin kişinin katledildiğini belirtti. Halepçe Katliamı oalrak bilinen 16 Mart'ı "Kürt Soykırım Günü"olarak tanıma kararı aldıklarını dile getiren Türkdoğan, Türkiye Cumhuriyeti devletinin de bu katliamı tanıması için çalışmalara başladıkları ifade etti. "Soykıırm suçu BM Roma Statüsü'nde ulusal, ırksal veya dinsel bir grubu kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen öldürme, bedensel veya zihinsel zarar verme, fiziksel varlığı ortadan kaldırmasının hesaplaarak tedbirler alınması" diye konuşan Türkdoğan, Saddam Hüseyin rejiminin özellikle Enfal Operasyonu kapsamında amaçladığı ve gerçekleştirdiği suçların soykırım suçu olduğunu söyledi. Bunun gelecekte oluşabilecek benzeri suçları önlemekte caydırıcı bir rol oynayacağını belirten Türkdoğan, ortadoğu da en çok Kürt nüfusun bulunduğu Türkiye'nin de  birçok ülke gibi Enfal Operasyonu kapsamındaki soykırım suçunu tanımasının önemli olduğu vurguladı. (Ankara/EVRENSEL)


DTK BM'YE TAŞIYOR

Halepçe’de 5 bin Kürt’ün kimyasal silah ile katledilmesinin başta Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) tarafından ‘soykırım’ olarak tanınması gerektiğini söyleyen DTK Başkanlık Divan Üyesi Cabbar Leygara, “Katliamın Kürt halkına karşı işlenmiş bir soykırım olarak tanınması için Birleşmiş Milletlere başvuracağız” dedi.
Dünyanın Halepçe’de yapılan soykırıma sessiz kaldığını belirten Leygara, “Başta BM olmak üzere dünyanın önemli aktörleri bir halkın yok edilişine, bir halkın ortadan kaldırılışına yönelik bu soykırımı kabul etmedi. Biz DTK olarak Halepçe Katliamının soykırım olarak tanınması için BM’ye başvuracağız. ABD, Avrupa Birliği ve diğer ülkelerin de bu soykırımı tanıması için girişimlerde bulunacağız” dedi. (DİYARBAKIR)

www.evrensel.net