14 Mart 2014 20:45

4 bakanla ilgili fezlekeler yayınlandı

Türkiye gündemine bomba gibi düşen yolsuzluk operasyonları sonrası istifa eden Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış’a ait olduğu ileri sürülen fezlekelerde, eski bakanlar suç işleme amacıyla örgüt kurmak ve örgüte üye olmakla suçlanıyor. Önceki gün, haramzadeler isimli twitter hesabından yayınlanan fezlekelerde, tek tek bakanlara ait iddialara yer verildi.

Paylaş

Türkiye gündemine bomba gibi düşen yolsuzluk operasyonları sonrası istifa eden Eski İçişleri  Bakanı Muammer Güler, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Ekonomi Bakanı  Zafer Çağlayan ve Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış’a ait olduğu ileri sürülen fezlekelerde, eski bakanlar  suç işleme amacıyla örgüt kurmak ve örgüte üye olmakla suçlanıyor. Önceki gün,  haramzadeler isimli  twitter hesabından yayınlanan fezlekelerde, tek tek bakanlara ait iddialara yer verildi.

Fezlekede söz konusu suç örgütünün uyuşturucu ve suçtan elde edilen paraları Türkiye üzerinden akladığı yer alırken, para transferlerinin kilit ismi olarak ise İranlı İş Adamı Reza Zarrab üzerinde duruluyor. Zarrab’ın İran’a uygulanan ambargoyu aşıp sıcak para girişini sağlamak için İran’ın parasını döndürme işleri ile ilgili Türkiye’yi basamak olarak kullandığı, Çin’den gelen havalelerle veya Türkiye’deki hesaptaki paranın aktarılmasıyla Türkiye’den altın alınıp, bu altınların ihracatla direk İran’a veya İran’a gitmek üzere Dubai’ye gönderildiği belirtiliyor.

VERİLEN RÜŞVETİN LİSTESİ  TUTULMUŞ

Fezlekelerde Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 28 kez toplam 52 milyon dolar rüşvet almak, suç işlemek için örgüt kurmak, sahte belgelerle ihracat ve  Kaçakçılık Yasası’na muhalefet etmekle suçlanıyor. Fezlekede yapılan teknik takip sonucunda İranlı İş Adamı Reza Zarrab’ın Zafer Çağlayan’a, firmalarının Halk Bank’taki hesabına aktarılan İran paralarının yüzde 0.4 veya yüzde 0.5 oranları esas alınarak rüşvet gönderdiği iddia ediliyor. Çağlayan’a gönderilen paraların yine Zarrab’la birlikte para transferinin irtibatını sağlayan Abdullah HAPPANİ tarafından listelendiği, bu Excel listesinin Zarrab’ın mail adresine gönderildiği  yer alıyor. Yine söz konusu listede Zafer Çağlayan’a 19 Mart 2012’den 10 Nisan 2013’e kadar gönderilen nakit para, havale, ödemesi yapılan lüks saat ve mücevheratın, tarih, miktar, para cinsi ve kurye bilgisine kadar yazıldığı da belirtiliyor. Fezlekede Zarrab ile Çağlayan arasındaki rüşvet ilişkisinin doğrudan sağlandığına dikkat çekiliyor. Para döndürme işlemleri için Çağlayan, Zarrab ve  Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın lüks otellerde toplantılar yaptığı da yer aldı. Fezlekede Zarrab ile Çağlayan’ın tüm görüşmelerini  teknik takibi engellemek için 1’den başlayarak numaralandırdıkları GSM hatlarıyla yaptıkları belirtilirken, Çağlayan’ın bir görüşmede Zarrab’a “Cari açık düşüyor, 3 aylığına altın ihracatına yönelelim” dediği fezlekeye yansıdı. Yine bu görüşmelerde  Gana’dan 1 Ocak 2013 tarihinde Türkiye’ye 1.5 ton altın sokulmak istendiği, bunun 1280 kilogramının tespit edildiği, 250 kilogramının ise ne olduğunun bilinmediği, sahte belgelerle 5 bin tonluk gemiyle 150 bin tonluk ihracat yapılmasına onay verildiği ileri sürülüyor.

‘BASIN ÖBÜR TARAFTAN KORKAR’

Fezlekede Çağlayan’a verilecek rüşvete ilişkin Zarrab ve Happani arasında geçen telefon görüşmelerine de yer verilirken, bu görüşmelerden birisi de Zarrab’ın rakibi Taha Ahmet Alacacı’nın Zarrab yüzünden engellenmesi nedeniyle Çağlayanla olan rüşvet ilişkisini şikayet edebileceği konusunda yapılıyor.
Zarrab ile Happani arasında geçen görüşme şöyle
Zarrab: Kimi kime şikayet edecek
Happani: Yani basın her zaman benim korktuğum bişey
Zarrab: Basının böyle bir şey yazmaya G..ü yer mi?
Basın öbür taraftan korkar benden değil...

Fezlekede Zarrab’ın bu konuşması da fezlekede şöyle yorumlanıyor: “Üst düzey kamu görevlileriyle olan rüşvet ilişkisinin, kendisine ‘Fiili bir dokunulmazlık zırhı’ kazandırdığı düşüncesine sahip olduğu anlamına gelmektedir”

10 KEZ 10 MİLYON DOLAR RÜŞVET

Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler hakkında ise 10 kez toplam 10 milyon dolarlık rüşvet almak, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nüfuz suiistimali, suçluları kayırmak suçlaması yapılıyor. Fezleke’nin Güler’le ilgili devam eden bölümlerinde Güler tarafından Zarrab’ın talepleri doğrultusunda İran uyruklu örgüt mensuplarına Türk vatandaşlığı verildiği, Zarrab’ın usulsüzlüklerini ihbar eden Emniyet Müdürü Orhan İNCE’nin görevden alındığı, Zarrab’ın usulsüzlükleri hakkında basında çıkacak haberlerin engellendiği ve Çin’de hayali işlemlerinde kullandığı paravan firmaların bankalar nezdinde yaşadığı sıkıntıların giderilmesi için bakanlık adına Çin bankalarına referans mektubu yazıldığı yer alıyor.

VATANDAŞLIK İÇİN 1 MİLYON DOLAR

Muammer Güler’in İç İşleri Bakanı olmasının ardından Zarrab ve  Güler arasındaki ilk buluşmada Güler’in Zarrab’dan 1 Milyon dolar istediğine dikkat çekilerek şu telefon görüşmesi delil olarak sunuluyor:
 
Yaşar Aktürk: “Nasıl iyi geçti mi”,
Reza Zarrab: “Sağ olun çok iyi geçti çok selamları var size”,
Yaşar Aktürk: “Aleykümselam”,
Reza Zarrab: “Dediler onu bir buçuk yap... sıkıntım var onu senden rica ediyorum eğer mümkünse ben de dedim sizin ricanız emirdir bana’

BARIŞ GÜLER’E DE DANIŞMANLIK ÜCRETİ

Fezlekede Güler’in oğlu Barış Güler’in de rüşvet aracılığının takibini yaptığı ve bunun için de Zarrab’ın “Danışmanlık” adı altında maddi bir ödeme yaptığına da dikkat çekiliyor. Zarrab’ın ilk olarak ağabeyi Mehmet Zarrab’a Güler aracılığıyla vatandaşlık aldığı da vurgulanırken, buna dayanak olarak Barış Güler’le Zarrab arasında geçen şu görüşme de suçlamaya dayanak yapılıyor:
Barış Güler: “Kardeşiniz de bir an önce gelsin hemen … Dubai’den”,
Reza Zarrab: “Yarın gelir”,

Barış Güler: “tamam tamam yarın geliyormuş baba … kardeşiniz de yarın geldiğinde … Nüfus Müdürlüğünün kendisini İstanbul’un kendisini İstanbul’un Nüfus Vatandaşlık Müdürlüğüne yönlendirecek …  bir isim vereceğiz o şahsa gidecek … müracaatını alacaklar kendisinin işleme koyacaklar.
Fezlekedeki suçlamalar arasında Zarrab’ın Türk Vatandaşlığı için Güler’e her bir kişi için 1 milyon dolar ödediği de vurgulanıyor. Vatandaşlık işlemlerinin tamamlanmasının ardından GÜLER’e gönderilmek üzere Barış GÜLER ve elemanları Özgür ÖZDEMİR ve Hikmet TUNER isimli kişilere teslim edilecek parayla ilgili şu görüşmenin yapıldığı ileri sürülüyor:
Reza Zarrab: “Özgür gelecek, bir üç verirsin. 3 milyon dolar.
Abdullah Happani: “Tamam sabah gelecek aradı beni de”,

ÇİKOLATA KUTULARINDA ALINAN DOLARLAR

AVvrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakarezi Egemen Bağış’la Reza Zarrab arasında yaşanan gelişmeler fezlekede şöyle özetlendi: “Bir otel kiralama girişimi içerisinde olduğu, bu kapsamda çeşitli irtibat ve temaslarda bulunduğu, kendisinin otel kurma konusunda geri planda olacağı, başkasının adına bu faaliyeti gerçekleştireceği yönünde bilgiler elde edilmiştir. Ayrıca “İran işlerinin” takip edilmesi amaçlı bir banka kurulması çalışmaları içerisinde yer aldığı, bu banka kurma faaliyetinin gizli yürütüldüğü yönünde bilgilere ulaşılmıştır.”

Zarrab tarafından Bağış’a verilen paralar da fezlekede yer aldı. Zarrab’ın Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’la birlikte Bağış’ı ziyaret ettiği, ‘Aktiv’ konusunda Bağış’a AB Bakanlığı İstanbul Çalışma Ofisi’nde içerisinde 500 bin dolar olan ayakkabı kutusunun girilerek verildiği de yansıdı.  Yine Zarrab basında aleyhinde çıkacak haberlerin engellemesi içinde için çikolata kutusunda içerisinde 500 bin doların Bağış’a ulaştırdığı, Bağış’ın da teşekkür için Zarrab’ı aradığı fezlekeye yansıdı. Bağış’ın Zarrab’ın faaliyetiyle ilgili Bugün ve Yeni Şafak gazetelerinde çıkabilecek muhtemel haberlerinin ise Hüseyin Çelik, Zafer Çağlayan ve Muammer Güler aracılığıyla engellendiği de fezleke de yer aldı.

‘NASIL UYGUNSA ÖYLE YAP’

Çevre ve Şehircilik Bakanlığından istifa eden Erdoğan Bayraktar’la ilgili fezlekede İş Adamı Ali Ağaoğlu’nun da yer aldığı Toplu Konut İdaresi ihalelerini kazanan bazı inşaat şirketlerinin projelerindeki usulsüzlüklerine göz yumulması veya projelerini yapacakları arsaların imar planlarının istedikleri şekilde değiştirildiğine dair yaşananlar yer aldı.
Fezlekede söz konusu örgütün lideri olarak Çekmeköy Eski Belediye Başkanı Hüseyin Avni Sipahi yer alıyor. Bakanlıkta faaliyet gösteren örgütün Ağaoğlu dışında, Osman Ağca, Emrullah Turanlı gibi tanınmış inşaat firması sahipleriyle sıkı bir ilişki içinde olduğu ve söz konuşu iş adamlarının usulsüz projelerine bakanlık tarafından onay verildiğinin tespit edildiği belirtildi. Sipahi’nin resmi bir kimliğinin bulunmamasına karşın Bayraktar’la samimi ilişki de olduğu Bayraktar’ın danışmanı olan Sadık Soylu Bayraktar’ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar’la ilgili bakanlık içinde nüfuzunu artırdığı belirtildi.

KAMU KURUMLARINA ADAMLARINI YERLEŞTİRDİLER


Suç örgütünün bakanlıkta etkinliği artırmak için müsteşar yardımcılığı, çevre ve şehircilik il müdür ve müdür yardımcılığı gibi örgütün suç faaliyetleri açısından önemli üst düzey görevlere örgüt üyelerini veya suç örgütü ile yakın ilişki içerisinde olan kişileri getirdikleri, bunun yanı sıra geçmişte örgüt adına hareket eden ve birçok usulsüz projede rolü bulunan özel sektör çalışanlarının da süreç içerisinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesindeki kurumlara atanmasını sağladıkları tespit edildiği de fezlekede yer aldı.
Bunun yanı sıra suç örgütünün müdahale ettikleri projelerin diğer kurumlar ile ilgili Tapu Kadastro vb. işlemlerinde de bu kurumlarda çalışan kamu görevlilerine rüşvet vererek yapılan usulsüzlüğün ortaya çıkmasını engelledikleri de fezlekeye yansıdı. .

YEMEK VE ENERJİ İHALELERİ BAYRAKTAR’IN OĞLUNA

Aynı örgütün işlerini usulsüz yaptıkları inşaat şirketlerinin enerji ve yemek işlerinin Bayraktar’ın gayriresmi ortağı olduğu Daf Enerji ve Pınar Yemek isimli şirketlere vermeleri için baskı yaptıkları, ihaleleri başka firmalara veren şirketlerin yapılan müdahale sonucu ihalelerinin Bayraktar’ın oğlunun şirketlerine verildiği belirtildi.
Söz konusu gelişmelerin Bayraktar’ın bilgisi ve talimatıyla yapıldığı bilgisi de fezlekede yer aldı. Yine bakanlık tarafından yapılan bazı ihaleler öncesinde enerji ve yemek işlerinin Daf Enerji ve Pınar Yemek isimli şirketlere verilmesi içinde Erdoğan Bayraktar’ın kamu görevlilerine açık bir şekilde talimat verdiği de fezlekeye yansıdı.

BABA, PATRON

Örgüt lideri olarak gösterilen Sipahi’ni, yaptığı suç faaliyetlerinde örgüt üyesi üst düzey kamu görevlilerine talimat verirken “Beyefendi, Patron, Baba” gibi nitelemelerde bulunarak isteklerinin Bakanın bilgisi dahilinde olduğunu ifade ettiği de fezlekeye girdi.

Fezlekede yaşanan bu duruma ilişkin Erdoğan Bayraktar ile Ali Ağaoğlu arasında yaşanan görüşme şu şekilde yer aldı: “Ali Ağaoğlu’nun yapmış olduğu projelerde herhangi bir kanuni sınırlamalara tabi olmaması, istediği şekilde imar değişikliği yaptırabilmesi amacıyla Erdoğan Bayraktar’ın bizzat kendisini arayarak “SEN KENDİ BİLDİĞİN GİBİ YAP” “SANA UYGUN NASILSA ÖYLE YAP” şeklinde güvence vermesi, bu ve benzeri konuların karşılığında  ise Ali Ağaoğlu’nun da şirketlerin enerji ve yemek işlerini Abdullah Oğuz Bayraktar’ın ortağı olduğu DAF Enerji ve PINAR Yemek isimli şirketine vermesi bu durumu gözler önüne sermektedir.” (HABER MERKEZİ)
 

ÖNCEKİ HABER

Öğrencilerden dolmuşçu isyanı

SONRAKİ HABER

Cezayir Genelkurmay Başkanı: Rejim temsilcilerinin istifası akıl dışı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa