Dövüş sanatları evrenseldir

Dövüş sanatları evrenseldir

Dövüş sanatları evrenseldir. Bu söz Wing Chun Kung Fu’nun, dünyanın her yerine yayılmasını sağlamış, Bruce Lee’nin de hocası olan Ip Man’a ait. Wong Kar-Wai, IpMan’ın hayatını aktardığı Büyük Usta filminde kalıplaşmış biyografilerin aksine şiirsel bir iş çıkarmış. Çin’in ve Hong Kong’un tarihine dair de bir pencere açan filmin başrollerinde Tony Leung Chiu Wai, Zhang Ziyi gibi uzak doğunun başarılı oyuncuları yer alıyor.

Kadir AKBULUT
İstanbul 


Dövüş sanatları evrenseldir. Bu söz Wing Chun Kung Fu’nun, dünyanın her yerine yayılmasını sağlamış, Bruce Lee’nin de hocası olan Ip Man’a ait. Wong Kar-Wai, Ip
Man’ın hayatını aktardığı Büyük Usta filminde kalıplaşmış biyografilerin aksine şiirsel bir iş çıkarmış. Çin’in ve Hong Kong’un tarihine dair de bir pencere açan filmin başrollerinde Tony Leung Chiu Wai, Zhang Ziyi gibi uzak doğunun başarılı oyuncuları yer alıyor. Çin-Japon Savaşı’yla, Hong Kong’un Japon işgali altında kaldığı zamanların Ip Man’ın yaşam öyküsünde önem arz ettiği düşünüldüğünde filmin de bu olayları işlemesi kaçınılmaz olurken, Ip Man’ın hayatın zorluklarına gark olmuş çetrefilli yaşamının nirengi noktalarına yeterli ölçüde yer verilmesi de tabloyu netleştirmiş oluyor. Yer yer geçmişe dair bağını gösteren ufak simgeler de kadir kıymet bilen bir adam portresi çizilmesini sağlıyor.

Wing Chun öğretisinin üçüncü kuşağı olan Ip Man, henüz yedi yaşındayken kuşağı takıyor beline. Seviyeli sayılabilecek bir ilişki yürüttüğü eşiyle mesafeli bir duruşu var. Kung Fu
genelevlerde bir gösteriş nesnesine dönüşmüş. Eski ustalar da önderlik yapıyor bu dövüş sanatına. Genelev kadınlarıyla savaş sanatı ustalarının aynı mekanda buluşması bu: Altın
Köşk, el mi yaman bey mi yaman sorusunun cevaplandığı yer. Bu filmde de kötücül bir çırak söz konusu, ustasına karşı gelme arifesinde olan. Ip Man da iyi taraf, içinde kötü olan
bir şey vardır muhakkak. Sonra savaş giriyor devreye, savruluyor. Eşinden uzaklara, nehirler okyanuslar girercesine aralarına. Ustasına karşı gelen Ma San’la Usta’nın kızı
Gong Er arasında ölümcül bir hesap var bu esnada. Uzakdoğu usulü kan davası denilebilecek bir serüven başlıyor apansız. Ip Man ile Gong Er arasında da başka türlü bir bağ kuruluyor. Wong Kar-Wai’nin ekmeğine yağ süren hem de.
 
AŞKIN USTASINDAN BEKLENDİĞİ GİBİ

Wong Kar-Wai, Hong Kong’u üs belleyip daha çok orada üretmiş olan bir sinemacı. Evveliyatında da bir senarist. Yönettiği ve övgüyle karşılandığı ilk uzun metrajı Gözyaşları
Aktıkça’ya kadar senaryocu kimliğiyle ortaya çıkmışsa da, 2006’da Cannes Film Festivali’nde jüri başkanlığına ulaşmış ilk Çin’li olarak ününe ün katmış durumda.
Wong Kar-Wai’nin, Büyük Usta filminin tematiğini nasıl tasarladığını anlamlandırmak için filmografisine bakmak yeterli geliyor. Chungking Express, Mutlu Beraberlik, Aşk Zamanı ve 2046 gibi filmleri hatıra düşünce, “aşk” temasını ustaca işleyen bir maestro olduğu bir kez daha hatırlanmış oluyor. Büyük Usta’nın da her bir köşesi aşk duraklarıyla
dolu. Koyu tonların hakim olduğu bir plastiği var filmin. Rengarenk değil ama görsel bir ahenk var pelikülün her bir yerinde. Ip Man’ın hikayesini geri dönüşlerle derinleştirmesi,
ikili diyaloglarıyla nefes kanalları açması, belki de en önemlisi dram dozu yüksek yerlerde yapay şölenlere mahal vermemesi Wai’nin filmini ayrıcalıklı kılıyor. Bruce Lee referanslı bir aksiyon görmek isteyenlerin, bilindik bir biyografi seyretme beklentisi ile bu filme yaklaşacakların hevesleri kursağında kalacak, insana dair değindiği konuların her biriyle bağ kuracakların da keyfi yerine gelecektir.
 

www.evrensel.net