14 Mart 2014 10:00

Berkin, hatırlamak ve Başbakanın telaşı

Kara gözleri ışık saçan çocuğun arkasından milyonların sokağa aktığı gün “Berkin” yerine, “borsa” dediniz ya Sayın Başbakan, işte o vakit korkunuzu ve telaşınızı ele verdiniz.

Paylaş

 Serpil İLGÜN

Kara gözleri ışık saçan çocuğun arkasından milyonların sokağa aktığı gün “Berkin” yerine, “borsa” dediniz ya Sayın Başbakan, işte o vakit korkunuzu ve telaşınızı ele verdiniz. “Ülkenin her yanında ‘katil Erdoğan’ diye bağıran milyonları ciddiye almıyorum” tavrınız öyle falsolu ki. Hırsınız, kudretiniz, kibriniz ve de hiddetiniz, gün gelir, bedeni kuş kadar kalmış bir çocuğun kara gözlerine böyle çarpar işte. Çarpar ve un ufak olur. Bu sarsıcı gerçeklikten sizi kurtarmak, yandaşlıkta en mahir, en tecrübeli “gazeteci”yi bile aşar. Sahi, bir zamanlar ağzınızdan düşürmediğiniz “Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytan olur” sözü, bu fena köşeye sıkışmış anlarınızda nereye kaybolur? “Ben yapmadım, paralel yaptı” masallarını günde en az üç vakit üstümüze boca ederken, muhtemel ki kudretinize, faşizan uygulamalarınıza, halkları ayrıştıran, düşmanlaştıran siyasetinize, paraleli, yatayı, dikeyi ile arkanızda hizalananlara, bir de hafızasızlığa güvendiniz.
Ama işte, sonuncusunda yanıldınız.
Yanıldınız zira, dün boğazımız düğüm düğüm Berkin için Şişli’ye akarken, yanımıza Ali İsmail Korkmaz’ı, Ahmet Atakan’ı, Ethem Sarısülük’ü, Mehmet Ayvalıtaş’ı, Medeni Yıldırım’ı ve Abdullah Cömert’i de aldık.
Ve de iktidarınız döneminde bombadan, kurşundan, gazdan kaybettiğimiz bütün çocukları; Enes Ata’yı, Ceylan Önkol’u, Abdullah Duran’ı…
Hakkari’de, hem de 23 Nisan’da, özel tim tarafından silah dipçiği ile öldüresiye dövülen14 yaşındaki Seyfi Turan’ı da unutmadık.
Pozantı’da tecavüz ve işkence edilen çocukları.  Ve dahi Roboskî’yi. Hiçbirinde, tek bir kelle bile verilmemesini.
Cezasızlığı.
“Çocuk da olsa, kadın da olsa gereği yapılacak” sözlerini.
“Kadın mı, kız mı belli değil” lafını.
“Camide içki içtileeeer”, “Karaköy’de başörtülü bacıma saldırdılaaar” yalanını.
Aileyi kutsayan muhafazakar politikaların her gün daha fazla kadının katledilmesine neden olmasını.
Ölüm döşeğindeki hasta tutukluların değil, katillerin dışarı salınmasını.
“Ben olmasam barış da, istikrar da olmaz” tehdidini. 
“Ben ne zaman istersem, o kadar demokrasi” lütufkarlığını.
Fişlemeleri, dinlemeleri, olağanüstü halleri, kentleri, eğitimi, sağlığı, hukuku dönüştürmeyi…
“Bunlar ateist, bunlar terörist, anarşist, vandallar” yaftalamasını.
“O hakim Alevi” ayırımcılığını.
“Bunları bize ateist, Zerdüşt, yahut Yahudi yapsa anlarım” ırkçılığını.
Ayakkabı kutularını;
“Sıfırladın mı oğlum?”, “hepsini mi babacığım?” diyaloglarını.
“Alo Fatih”leri.
Çözüm sürecini rehin almayı.
Bakan fezlekelerini kaçırmayı.
İnternet’e sansürü.
HDP’ye linç tertiplerini,
“Gazi’nin yıl dönümüne getirdiler, Berkin’in fişini bilerek çektiler” soysuzluğunu,
“Berkin in, İsmail out” diye başlık atma çukurluğunu.
Berkin’i uğurlayanlar için “nekrofiller” diyen, cüzdanı şiştikçe vicdanı kuruyan Egemen Bağış’ı… 
Hepsi bir bir hatırlanarak uğurlandı Berkin.
Öyle devletin araçlarıyla taşınarak da değil üstelik. Kimileri son akbillerini basarak, yetmediği yerde kilometrelerce yürümeği göze alarak geldiler. 17 Aralık’tan sonra genişlettiğiniz “onlar” parantezine kimi dahil ettiyseniz, hepsi siz muktedire ve hükümetinize “Hepimiz Berkin’iz, öldürmekle bitmeyiz” diye seslendiler. Üstünde “Katil Erdoğan” yazan imzasız kuşlamalar yapıldı Şişli’nin evle işyerlerinin iç içe geçtiği apartmanlarından. Kuaförü, terzisi, doktoru, işçisi, memuru, hastasını, çocuğunu bırakıp evinden çıkamamış ev kadınları tencere-tava çalarak, zafer işareti yaparak, alkışlayarak, Berkin’i kucakladılar.
Ve gençler… Berkin’in yaşıtı liseliler…Gerek uğurlamaya, gerek dört bir yandaki eylemlere gençliğin katılımındaki dikkat çekici yükseliş, belli ki size yeni kabuslar gördürecek Sayın Başbakan. Bir yanda cesaretleri ve yaratıcı zekalarıyla umudumuzu büyüten gençlik; bir yanda onların hayattan çekip kopardığınız yaşıtları. Hepsi birden eteklerinizden aşağıya çekiyorlar. Ve, “Bu daha başlangıç” diye bağırıyorlar. İşitiyor musunuz?
Eşitlik ve özgürlük mücadelesinde yitirdiğimiz bütün güzel çocukların anısına, saygıyla...

ÖNCEKİ HABER

Katil var, hırsız var, sağlık yok! (İl il sağlık grevi haberleri)

SONRAKİ HABER

Bursa'da otelin dış cephe temizliğini yapan sepetli vinç düştü: 2 işçi öldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa